LİSE YILLARINDA SAĞLAM DOSTLUKLAR

Lisenin son günlerine doğru çektirmiştik bu fotoğrafı… Hepimiz üniversite için yurdun dört bir yanına dağılmadan önce. Aramızdaki en samimi arkadaşlarla, beraber fotoğraf çektirmek.

Büyütmek için resme tıklayın

LİSE YILLARINDA SAĞLAM DOSTLUKLAR

Lisenin son günlerine doğru çektirmiştik bu fotoğrafı… Hepimiz üniversite için yurdun dört bir yanına dağılmadan önce. Aramızdaki en samimi arkadaşlarla, beraber fotoğraf çektirmek. Neden bunu daha önce düşünmedik ki demiştik fotoğraf çektirme lafını ortaya atınca. Nasılsa koca 4 yılı beraber devirmiştik Lise hayatımız boyunca.

Ancak beraber çektirdiğimiz fotoğrafların sayısı bir elin parmağını geçecek kadar değildi. Orada bulunan bir gençten rica ettik fotoğrafımızı çekmesi için. O da kırmadı gelip çekti fotoğrafımızı.

İşte bu fotoğrafı çektirdiğimiz süre içerisinde hep beraber birkaç saniyeliğine sessizliğe büründük.

Kamera objektifine bakarken o birkaç saniyelik sessizlik sanki birbirimizle tanıştığımızdan bu yana geçen 4 seneden daha fazla gibiydi. Yakın dostların bir arada oluşunu bilmek hissi, hep beraber baktığımız o kamera objektifinden bize yansıyan bir etkiyle her birimizi sarmıştı.

O süre içerisinde hiçbirimiz konuşmadık, ama o sessizlik içinde birbirimize çok şey anlattık. Ömrümüzün devamında asla birbirimizi terk etmeme sözünü verdik. Birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizi ve normalde hiç dile getirmediğimiz halde o sessizlik içinde adeta haykırdık.

Kameraya bakışımızdaki o an, bütün dostlarımın bu tür duygular içinde olduğundan emindim. Çünkü hiçbirimiz poz vermedik, sadece anın büyüsüne kapılıp öylece kaldık.

Fotoğrafı çekindikten sonra da bir süre kimse kendine gelmedi. Adı konmamış o anın farkına varıp kendimize gelmemiz epey bir süre aldı sanki. Eh, hatıra fotoğrafını da çektirdiğimize göre dostlarımızla ayrılık vakti biraz daha yaklaştı.

Her geçen dakikanın bizi Lise mezuniyetine yaklaştırdığını bilmek bir yandan sevindirici bir gelişmeyken bir yandan da dostlardan uzak kalacağını düşünmek tarifsiz bir tedirginlik veriyordu hepimize. Ancak bu durumdan kaçış yoktu.

Zafer Okullarının kapısından bir gün nasıl içeri girdiysek, bir gün de bir daha uğramamak adına çıkacaktık. Fakat bilebilir miydik bu kadar sıkı dostluklar kuracağımızı ve Liseden ayrılmanın değil de dostlarımızdan ayrılmanın bu kadar zorluk yaratacağını…

Şöyle bir maziye bakıp düşününce, bu okulda ki süre içerisinde az mı birbirimizin kahrını çekmedik? En zor durumlarda birbirimize el uzatmayı bildik ancak hiçbir zaman bunun lafını etmedik. Böyle bir kural mı vardı? Kim koymuştu ki bu kuralı?

Birbirimize o kadar yardım ettik ve bir kere olsun karşılık beklemedik. Liseye başladığımızda mı böyleydik, yoksa birbirimizle sıkı fıkı olmaya başladığımızda mı öğrendik karşılıksız sevgiyi ve dostluğun değerini?

Bu sırada, ben bu düşüncelere dalmışken masadaki arkadaşlarımdan biri dengesini kaybedip sandalyeden aşağı düşmüştü. Diğer arkadaşlar o daha paldır küldür yere kapaklanmadan kahkahayı patlatmışlardı.

Ben de istemsiz bir şekilde gülmeye hatta gülmekten katılmaya başlamıştım. Normalde böyle görünmez kazalara gülmek hiç âdetim değildir hâlbuki. Ancak arkadaşlarımın kahkahalarına eşlik etmek, onlarla geçirdiğimiz bu 4 yıldan sonra beraber çatlayıncaya kadar aynı şeye gülmek hissi beni benden almıştı.

Eminim tüm dostlarım da benim düşündüğüm gibi düşünüyordu. Okulun son zamanlarımızda, dostluk kurmaya başladığımız ilk günlerdeki gibi gülebilmek asıl meseleydi bizim için.

Yoksa dengesini kaybedip düşen arkadaşın durumuna güldüğümüz yoktu. O anda bir kez daha anlamıştım dostlarımla ne kadar birbirimize benzediğimizi. Gülmeler kesilip kendimize gelince yine adını koymakta zorlandığım bir sessizlik ortalığı sarmıştı.

Zafer Okullarında liseden mezun olunca, dostlarımın birçoğu bir daha görmemenin epey zor olacağını biliyordum. Çünkü her birimiz farklı şehirler ve farklı okullara dağılacaktık. Ancak bu fotoğrafa baktıkça onlarla yolumun bir daha kesileceğine o kadar emindim ki hala bu fotoğrafa baktığımda onların da aynı şeyi düşündüğüne emin olabiliyorum.

12 Nisan 2019 Ankara/ Çankaya- Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 229 25 01
Reklam bilgi

Anket İş Hukuku'nda Zorunlu Arabuluculuk Nedir?