Bulaşıkçılıktan patronluğa

ANKARA'da yaşayan Tamer Özkan (53), 11 yaşında bir restoranın bulaşıkhanesinde yaklaşık 2,5 yıl bulaşıkçılık yaptıktan sonra mutfağa geçerek aşçı oldu. Özkan, daha sonra Başkent'te bazıları ortak, birçok restoran açtı. Hala...

ANKARA'da yaşayan Tamer Özkan (53), 11 yaşında bir restoranın bulaşıkhanesinde yaklaşık 2,5 yıl bulaşıkçılık yaptıktan sonra mutfağa geçerek aşçı oldu. Özkan, daha sonra Başkent'te bazıları ortak, birçok restoran açtı. Hala bir restoranı ortak olarak işleten Özkan, bunun yanında sektörde danışman olarak da hizmet veriyor.
Tamer Özkan, bir bankanın hentbol takımında oynarken babasının sporcu olmasına karşı çıkması üzerine 11 yaşında bir restoranın bulaşıkhanesinde işe başladı. Burada yaklaşık 2,5 yıl bulaşıkçılık yapan Tamer Özkan, daha sonra garson ve kalfa olarak çalışmaya hayatına devam etti. Yemek yapmaya ilgi duyan Tamer Özkan, ardından da mutfağa geçerek aşçı oldu. Daha sonra Almanya ve Fransa'ya giderek mutfakta kendisini geliştiren Özkan, Türk mutfağını tanıttı. Yurt dışında eğitim alan Tamer Özkan, döndüğünde Başkent'te bazıları ortak, birçok restoran açtı. Hala ortak olduğu restoranı işleten ve sektörde danışman olarak hizmet veren Tamer Özkan, hayatının dönüm noktasının bulaşıkhanede işe başlamak olduğunu söyledi. Özkan, şöyle konuştu:
"Başarı hikayeleri kolay yazılmıyor. Bulaşıkçılıktan mutfağa geçtim. Yurt dışında kendimi geliştirdim. Döndüğümde de kendi iş yerlerimi açtım. Türk mutfağının en büyük savunucusuyum. Ne kadar önemli olduğunu biliyorum, sahip çıkmamız gerekiyor. Yerli ürünler konusunda federasyonla birlikte çalışıyoruz. Her şeyi yerli malı kullanmamız gerektiğine inanıyoruz. Her platformda bunu dile getiriyoruz. Yıllardır aşçılık yapıyorum. Aynı zamanda işletmelere danışmanlık yapıyorum. Ortağı olduğum restoran var. Ancak ülkemizde parası olan herkes yiyecek ve içecek sektörüne giriyor. Ve bu işe profesyonel ekiple bakmadığı için ülkenin toplamında bu yüzden gelişmiyor sektör. Herkes İstanbul, Ankara, Bodrum gibi gözde yerlere işletme açmak istiyor. Oysa Cizre, Tekirdağ'da neden yapılmıyor? Yiyecek ve içecek de ülkemizin ekonomisine önemli bir katkı. Bir tabak yemek bir tatlı bir kahve bir gül esanslı lokum hem ağzınızı tatlandırır hem gönlünüzü şenlendirir."

12 Ağustos 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.