Prematüre ailelerinin acı sınavı: “Tek dokunuş için aylarca bekliyorlar”

El Bebek Gül Bebek Derneği, 222 prematüre annesiyle çarpıcı bir ankete imza attı. Anket sonuçlarına göre, 24-25 hafta arası doğum yapan bir anne, bebeğine ilk kez dokunmak için 2 ay veya daha uzun süre beklemek zorunda kalıyor.

Tuğçe Cantürk
Tuğçe Cantürk Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Bunun sebebi erken doğan ve prematüre olarak tanımlanan bebeklerin daha iyi bir bakım için yeni doğan yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmaları. Yapılan ankete göre;Türkiye’de erken doğum ile bebek sahibi olan anne-babaların yüzde 86’sı, yoğun bakımda tedavi altına alınan bebeklerini doğum sonrası hemen göremiyor veya dokunamıyor.

Türkiye’de her yıl 150 binden fazlabebek erken doğarken, aileleri de zorlu bir yoğun bakım süreci bekliyor. Prematüre bebeklerin yoğun bakım dönemiyle yaşama tutunduğunu belirten El Bebek Gül Bebek Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İlknur Okay, anne-babalar için oldukça travmatik olan bu deneyimin bebeklerin kısıtlı imkanlarla ziyaret edilmesiyle daha da zorlu bir sürece dönüştüğünü aktardı.

222 ANNEYLE ÇARPICI ANKET

Yaşanan zorluğun temelinde ise anne- babaların bebeklerini yeterince görememeleri ve bebekleri ile doğrudan temas kuramamaları yatıyor. El Bebek Gül Bebek Derneği, bebekleri 24-35’inci haftalar arasında doğan 222 anne ile gerçekleştirdiği anketle yoğun bakım süreçlerinde yaşananları çarpıcı bir biçimde ortaya koydu. Beklenen doğum tarihinden önce doğan bebekler anne karnında eksik kalan gelişimlerini tamamlamaları için doğum haftalarına bağlı olarak yoğun bakım ünitelerinde tutuluyorlar. Bu esnada organ gelişimlerinin tamamlanması, kendi kendilerine nefes alabilmeleri, emme-yutma yapabilmeleri için desteklenirken , ortaya çıkabilecek beyin kanaması, enfeksiyonlar, göz hasarları gibi ömür boyu onları etkileyebilecek hastalıkların da engellenmesine ve tedavi edilmesine çalışılıyor.

Ankete göre, Türkiye’deki anne- babaların yüzde 86’sı, prematüre doğarak yoğun bakımda tedavi altına alınan bebeklerini istedikleri zaman göremezken, annelerin yüzde 13’ü bebeklerini her ziyarette 10 dakikadan daha az görebiliyor. Ankete göre prematüre annelerinin yüzde 39’una bebeklerini haftada ancak 3 gün ziyaret etme izni veriliyor.

HAFTA BÜYÜYOR SÜRE DEĞİŞMİYOR!

Ziyaret sıklığı bebeğin doğum haftası arttıkça yükselirken, ziyaret süresi değişmiyor. Örneğin, bebekleri 32-33 hafta arası doğan annelerin yüzde 93’ü bebeklerini her gün ziyaret ederken, 24-25 haftalık doğanların ancak yüzde 63’ü her gün ziyaret edebiliyor. Bunun nedeni 32-33 haftalık bebeklerin annelerini emmeye daha kısa sürede başlamaları ve annelerin ziyaretine emzirme dolayısı ile daha fazla izin verilmesi olarak açıklanıyor.

KÜÇÜK BEBEKLERE DOKUNAMIYORUZ!

Annelerin bebeklerine ilk kez dokunma süreleri de doğum haftasına bağlı görünüyor. 24-25 haftalık doğum yapan bir anne bebeğine ilk kez dokunmak için 2 ay veya daha uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Annelerin yüzde 18’den fazlası bebeklerine hiç dokunamadıklarını veya tüm yoğun bakım süresince ancak 1 veya 2 defa dokunabildiklerini belirtiyor.

ÖZEL HASTANELERİN ORANI ŞAŞIRTTI

Yine annelerin %33’ü ise her gün dokunamadıklarını bildirirken, yüzde 55’i ise bebeklerine her ziyarette -ki bu bazen her gün olamıyor- 20 dakikadan daha az dokunabiliyor. Bu noktada anne ve bebeğin cilt cilde temas etmesi olarak adlandırılan kanguru bakımınınönemi ortaya çıkıyor. Anne ve bebek arasında duygusal bağ oluşturduğu, anne sütünü arttırdığı ve bebeğin oksijenlenmesinin, kalp atışlarının ve kilo almasının düzene girdiğine dair bilimsel olarak etkinliğinin de kanıtlandığı kanguru bakımı; günümüzde ancak ünitelerin yarısında yapılabiliyor. Bu oran üniversite hastanelerinde yüzde 75’e yükselirken, şaşırtıcı bir şekilde özel hastanelerde yüzde 40’a kadar düşüyor.

ANNE BEBEK BAĞINA OLANAK TANINMALI

Ülkemizde anne-baba ve bebek arasındaki birlikteliğin kısıtlı imkanlarla sağlandığına dikkat çeken Okay, “Hastanelerde aile dostu olanaklar sağlanmalı. Anne-babalar bebeklerini 7 gün 24 saat ziyaret edebilmeli, dokunabilmeli ve düzenli olarak kanguru bakımı yapabilmeli” şeklinde konuştu. Okay, anne ile bebeğin erken ve sürekli ten teması kurmasının, özellikle yoğun bakım sürecine pozitif katkı sunduğunun da altını çizdi.

DAHA İYİSİNİ YAPABİLİRİZ

Okay sözlerini şöyle sürdürdü: “Elbette dernek olarak bu konudaki engellerin, zorlukların, kısıtların farkındayız ve doktor ve hemşirelerimizin bebeklerimizi yaşatmak ve sağlıkla taburcu etmekteki çabalarını takdir ve minnetle karşılıyoruz. Ancak hep beraber daha iyisini yapabileceğimize inanıyoruz. Üniteler arası bu kadar farkın olmaması için, her ünitede uygulanacak standart protokoller ve rehberler oluşturularak, prematüre bebek hangi ünitede yatıyor olursa olsun, anne-babasının maksimum şekilde ziyaretine ve fiziksel temasına izin verilmeli. Bu amaca ulaşabilmek için de ebeveynler yenidoğan yoğun bakım sürecine dahil edilmeli, eğitilmeli ve güçlendirilmelidir”

PREMATÜRE BEBEK ANNE-BABALARI BİZİM İÇİN BU SÜRECİN ÇOK DEĞERLİ VE AYRILMAZ PARÇALARIDIR

Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç konuyla ilgili olarakşu şekilde görüşlerini iletti: “Prematüre bebeklerin sadece yaşaması değil, yaşam kalitesi de çok önemli. Minik kahramanlarımızın ileride sağlıklı birer birey olduklarını görmek; aileleri kadar bizim için de çok değerli. Zira haftalarca, aylarca bu bebekleri aileleri ile birlikte büyütüyoruz. Prematüre bebek anne-babaları bizim için bu sürecin çok değerli ve ayrılmaz parçalarıdır. Erken doğum yapan annenin, hem ailesi hem de sağlık personeli tarafından çok iyi desteklenmesi ve bebeğiyle ilk andan itibaren mümkün olduğunca sıkI şekilde bir araya gelmesi gerekir. Sağlık personelinin yönlendirmesi ile yoğun bakımda bebeğinin bakımına katılabilmesi ve kanguru bakımı dediğimiz yöntemle bebeğini kucağına alıp onun anne karnı huzuruna kavuşmasını sağlayabilmesi anne ve bebek için de çok değerlidir. Yeni doğan yoğun bakım

ünitelerinde annenin bebeğin temel bakım vereni olması konusunda Türk Neonatoloji Derneği olarak çalışmalarımız devam etmektedir.”

Anne- bebek erken dönemde temas kurarsa ne gibi sonuçlar ortaya çıkar?

Uzun süreli faydaları :

1- Daha uzun süreyle anne sütü ile besleme

2- Anne-bebek bağlanmasının güçlenmesi ve ruh sağlığının korunması

3- Bebeğin nörogelişiminin artması

4- Bebeğin yetişkinlikte daha iyi sosyal ilişkiler kurabilmesi

5- Ebeveynlerin stresinin azalması

6- Doğum sonrası depresyon riskinin azalması

7- Bebeğin davranışlarının sağlıklı gelişmesi ve uzun vadeli bilişsel kapasitesinin artması

Kısa süreli faydaları :

1- Yenidoğan yoğun bakımdan daha hızlı taburcu olunması

2- Emzirme oranlarının yükselmesi

3- Bebeğin daha iyi kilo alması

4- Ebeveynlerin stresinin azalması

5- Bebeğin stabilitesinin artması

6- Büyümenin hızlanması

7- Uykunun daha iyi olması

8- Annenin bebeğin ihtiyaç ve ipuçlarını daha iyi anlayabilmesi

9- Annenin kendine güveninin ve yeterlilik hissinin gelişmesi

# SAĞLIK HABERLERİ İLE İLİŞKİLİ:

13 Kasım 2019 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.