• BIST 95.057
  • Altın 192,277
  • Dolar 4,7244
  • Euro 5,4834
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 24 °C

HER TÜRLÜ ŞEKER, EN TATLI ZEHİRDİR !?..

Halim Utlu

Son yıllarda giderek artan ve tehlike boyutlarını zorlayan obezite ve kronik hastalıkların nedenlerini araştıran bilimsel çalışmalarda, şeker metabolizması özellikle de sofra şekeri ve Nişasta Bazlı Şekerler'in (NBŞ) yapısında bulunan früktoz metabolizması üzerinde yoğunlaştığı gözlemleniyor.

Özellikle,Türkiye'de 15 yaş üzeri yetişkinlerde obezite sıklığı %32, fazla kilolu birey sıklığı %34.8 ve diyabet prevalansı %12.1 (STEPS 2017, ön sonuçlar) olarak tespit edildi.Çocukluk çağında obezite oranı, 7-8 yaş grubunda %9.9, fazla kilolu çocuk oranı aynı yaş grubunda %14.6 iken, ortaokul çocuklarında obezite sıklığı %12.4’e ve fazla kilolu çocuk sıklığı %21’e yükseldi. 

Bu durumda,Nişasta Bazlı Şeker(NBŞ) içeren besinlerin fazla tüketimi, obezite ile ilişkili çeşitli kanser türlerinin (Kolon kanseri, pankreas, karaciğer ve meme kanseri gibi) gelişimine de zemin hazırlıyor..

Sofra şekerinden sonra, 2.büyük tatlandırıcı Nişasta Bazlı Şekerler

Vatandaşlarımızın sağlığının korunması için Nişasta Bazlı Şekerler (NBŞ) ve şeker kullanımı konusundaki bu durumu dikkate alan Sağlık Bakanlığı Bilimsel Kurulu, konuyla ilgili bilimsel çalışmalar ve ilgili raporları da dikkate alarak, bir değerlendirme yaptı. Sağlık Bakanlığı Bilimsel Kurulu'nun(12 Mart 2018 tarihli rapor), konu ile ilgili görüş ve tavsiyelerinde; "Sofra şekeri veya çay şekeri olarak bilinen sakkaroz (sukroz), %50 glikoz ve %50 fruktozdan oluşmaktadır. Dünyada yiyecek ve içeceklerde sakkaroz (sükroz), yani sofra şekerinden sonra ikinci büyük kullanım payına sahip tatlandırıcı türü ise Nişasta Bazlı Şekerlerdir. (NBŞ)

misir-surubu.jpgNBŞ, en çok ve ucuz olan mısır, patates, buğdaydan elde ediliyor

Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu olarak da bilinen NBŞ, en çok ve ucuz olarak mısırdan, ayrıca patates, buğday, kasava (tapioka) gibi bitkilerden elde edilir. NBŞ’in içeriğinde değişen oranlarda fruktoz ve glukoz bulunmaktadır.(%58 glikoz-%42 fruktoz veya %45 glikoz-%55 fruktoz) Sakkaroz, yani sofra şekerindeki glukoz ve früktoz, moleküler düzeyde bağlı iken, NBŞ'de yer alan fruktoz ve glukoz, sıvı formda serbest yüzer haldedir.

Son zamanlarda artan obezite ve kronik hastalıkların nedenlerini araştıran bilimsel çalışmalarda, şeker metabolizması özellikle de sofra şekeri ve NBŞ’in yapısında bulunan früktoz metabolizması üzerinde yoğunlaştığı gözlemlenmektedir. 

Çok çarpıcı ve dikkat çekici tespitler

Metabolizmada glikoz uyarısı ile salgılanan insülin, tokluk hormonu olan leptini uyarır ve açlık hormonu grelini ise baskılar. Bunun sonucunda tokluk merkezi uyarılarak, yeme davranışı sonlanır. Fruktoz ise insülini çok az uyarmamaktadır. Bu durumun fazla şeker tüketimine, insülin salgılanamaması, tokluk hissi gelişmemesi ve yeme davranışı devam ettiği için, obeziteyi tetiklediği ileri sürülmektedir." değerlendirilmesine yer verildi.

Sağlık Bakanlığı Bilimsel Kurulu'nun açıklamasında, çok çarpıcı ve dikkat çekici tespitlere yer veriliyor;

"Fruktozun karaciğer içindeki metabolizması da glukozdan farklıdır. 

Fruktoz, gut hastalığını tetikleyebiliyor

Fruktozun yıkımı glikozdan daha hızlıdır ve hızla yağ asitlerine dönüşmektedir.Bu durumun KC yağlanması,fibrosis ve siroz gelişebildiği yönünde çalışmalar bulunmaktadır.

Fruktoz, glikoza göre daha tatlıdır ve beyinde iştah artırıcı hedonik yolakları uyaran etkisi olduğu yönünde de çalışmalar bulunmaktadır. Fruktozlu ürünlerin tüketimi, özellikle bebeklik ve çocukluk yaşlarında damak tadının şekerli ürünler doğrultusunda gelişmesini kolaylaştırmaktadır.

Fruktozun barsak florası ve mikrobiyatası değişikliğine neden olduğu yönünde de çalışmalar bulunmaktadır. Fruktoz, glikozdan farklı olarak kanda ürik asit artışına da neden olmakta, gut hastalığını tetikleyebilmekte, ya da var olanları şiddetlendirmektedir.

misir-surubusekerli-yiyecekler-ve-cesitleri.jpgKolon, pankreas, karaciğer, meme kanseri gelişimine zemin hazırlıyor

Şekerli (Sakkaroz ve NBŞ) besinlerin aşırı tüketilmesi sonucunda (Yüksek früktoz içeren -%55 ve üzeri-mısır şurupları daha tatlı oldukları için, daha fazla tüketilebilmektedir), gereğinden çok yeme davranışı, insülin direnci gelişmesi ve obezite, diyabet, kalp - damar hastalıkları ve eşlik eden hastalıklara yol açtığı yönünde çalışmalar bulunmaktadır.

Sakkaroz ve NBŞ içeren besinlerin fazla tüketimi, metabolik hastalıkların yanı sıra, obezite ile ilişkili çeşitli kanser türlerinin (Kolon kanseri, pankreas, karaciğer ve meme kanseri gibi)gelişimine de zemin hazırlamaktadır.

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), yüksek şeker alımının ve yüksek şeker içeren gıdaları kullanımının, vücut ağırlığının artışına etki edebileceğini vurgulamıştır. 

Ülkemizde 15 yaş üzeri obezite sıklığı %32, fazla kilolu birey sıklığı %34.8 

Avrupa Birliği(AB) tarafından sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi ve özellikle endüstrinin şeker azaltma yolunda reformülasyon yapması önerilmektedir. Obezite ve ilişkili hastalıklar, tüm ülkelerde olduğu gibi, ülkemiz için de giderek artan bir problemdir. Ülkemizde 15 yaş üzeri yetişkinlerde obezite sıklığı %32, fazla kilolu birey sıklığı %34.8 ve diyabet prevalansı %12.1 (STEPS 2017, ön sonuçlar) bulunmuştur. 

Çocukluk çağında obezite oranı, 7-8 yaş grubunda %9.9, fazla kilolu çocuk oranı aynı yaş grubunda %14.6 iken, ortaokul çocuklarında obezite sıklığı %12.4’e ve fazla kilolu çocuk sıklığı %21’e yükselmektedir.

“Türkiye Beslenme Rehberi”nde ve DSÖ ile diğer uluslararası önerilerde; tüm serbest şekerlerden alınan enerjinin, günlük enerji (kalori) miktarının % 10'unu geçmemesi ve bazı ülkelerde ise daha da azaltılması önerilmektedir."

Sübvansiyonlar, vergilendirme, bilgilendirme, farkındalık 

Yapılan değerlendirmeler ışığında Bilim Kurulu tarafından geliştirilen öneriler, kamuoyunun dikkatine sunulurken,bazı çarpıcı tavsiyelerin de altı çiziliyor; 

"Her türlü şeker tüketiminin azaltılması için, gerekli tüm tedbirlerin alınması (Sübvansiyonların gözden geçirilmesi, vergilendirme, bilgilendirme ve farkındalık girişimleri vb.),

Halen %10 olan NBŞ kotasının (Üretiminin) artırılmaması ve gıdalarda kullanımının sınırlandırılarak, sıkı denetiminin sağlanması,

Yiyecek ve içecek etiketleri üzerindeki şeker içeriğinin, elde ediliş kaynağı ve früktoz oranı belirtilmek suretiyle, Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliği'ne uygun şekilde  “Şeker”, “Glikoz şurubu”, “Yüksek früktoz mısır  şurubu”, “İnvert şeker” vb şeklinde açık olarak yazılmasının sağlanması,

Yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanımı, asgari düzeye indirilmeli

Sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi çalışmaları kapsamında; endüstri tarafından reformülasyon yapılarak, yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanım miktarının asgari düzeye indirilmesine destek olunması,

Toplumumuzda şeker tüketiminin azaltılması için, tüketicinin bilgilendirilmesi, tüm topluma bebeklik ve çocukluk çağından itibaren sağlıklı beslenme kültürünün tesis edilmesi konusunda dengeli beslenme politikaların geliştirilmesi,

Sağlık Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde, ilgili tüm sektörlerle ve kamu kuruluşlarıyla işbirliğinin sağlanması gerekmektedir."

Bu yazı toplam 942 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim