• BIST 91.445
  • Altın 211,292
  • Dolar 5,4568
  • Euro 6,1395
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 15 °C
  • İzmir 15 °C

HİCRİ YILBAŞININ 1440. YILI

Mustafa Kır

Hicret sıradan bir göç hadisesi  ve sıradan bir mekan değişikliği olayı değildir.

Miladi 10 Eylül 2018  Pazartesi   gününe denk gelen 01 Muharrem günü  İslam âleminin 1440. Hicri yılbaşıdır. Bu vesileyle İslam âleminin Hicri yılını tebrik ediyor, İslam coğrafyasında cereyan eden savaşın şiddetin  barışa, huzura  vesile olmasını diliyorum. 

Hicret sıradan bir göç hadisesi  ve daha rahat bir hayat sürmek amacıyla yapılan bir mekan değişikliği değildir. Hicret  zulüm ve işkenceler karşısında  yılgınlık gösterip başka bir yere kaçış olayı da değildir. Hicret;Allah rızası için maldan, candan,vatandan  evlad-ü iyaldan  feragat ederek,  kötülükleri iyiliğe çevirebilmek, savaşları barışa, düşmanlıkları kardeşliğe döndürebilmek için çıkılan  kutlu yolculuğun adıdır. 

Peygamberimiz 13 yıllık tevhit mücadelesinin ardından cahiliye adı verilen bir dönemde zulüm ve işkencelerle Müslümanlara hayat hakkı tanımayan  kirli oyunlara son vermek  ayaklar altında alınan insanlık onur ve haysiyetini kurtarabilmek amacıyla  Mekke’den Medine’ye göç etmiştir. 

Hicret; hicretten sonraki  önemli hadiselerin doğuşunun vesilesidir.

Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicreti, hicretten sonra çok önemli hadiselerin doğumuna vesile olmuştur. Çünkü Mekkeli müşriklerin zulüm ve işkencesi karşısında iman ve sabırdan öte gidemeyen 13 yıllık tevhit mücadelesi hicreti, Hicret ise Medine İslam devletini ve medeniyetini doğurmuştur.

Medine’de kurulan İslam devleti Mekke’nin fethini, Mekke’nin fethi de İslam dininin Cihanşümul bir din olmasının yolunu açmıştır. Bunun içindir ki hicret İslam tarihinde bir dönüm noktası olduğu için Hz Ömer’in hilafeti döneminde  hicretten 16 yıl sonra (M.638) Hz. Ali (R.A) ın teklifi ve İslam şurasının onayı ile Peygamberimizin miladi 622’yılında Mekke’den Medine’ye göç olayı İslam tarihi için başlangıç sayılmış o yılın Muharrem ayının 1.günü de Müslümanlar için hicri [kameri] yılbaşı olarak kabul edilmiştir. 

Hicri Takvimin varlığı ve Hz. Peygamberin (sav)`in Mekke`den Medine`ye göç etmesinin hicri takvime başlangıç olarak kabul edilmesi, hicretin tek başına ne kadar büyük bir olay olduğunun açık bir göstergesidir.      

Hicri yılbaşına sahip çıkmak aynı zamanda hicretin  ifade ettiği ruh ve manaya da sahip çıkmak anlamını taşır. Onun için  1 Muharrem Hicri yılbaşı gününü Müslümanların sosyal iletişim ağlarından  tebrikleşme yoluyla geçiştirilebilecek basit bir olay olarak görmemelidir. Hicreti oluşturan şartlar ve  hicret sonrası elde edilen kazanımları birlikte değerlendirip kıssadan hisse çıkarılması gerekir. Çünkü, cahiliye döneminde Müslümanlara reva görülen olaylarla günümüz İslam dünyasında yaşanan terör, savaş, şiddet, işgal açlık, yokluk ve yoksulluk olayları arasında çok büyük benzerlikler vardır. Bu gün İslam coğrafyasında tıpkı modern cahiliye dönemi yaşanmaktadır. Ne yazık ki Müslümanlar hicret gibi bir olaydan ders alıp içlerine düştüğü zilletten kurtulma yerine kendilerine reva görülen zillete şükretme yolunu tercih etmektedirler.        

Günümüzde İslam coğrafyasında yaşanan; terör,şiddet,açlık,yokluk,yoksulluk, işgal, iş savaş gibi menfur hadiselerden dolayı kendi ülkelerini terk etmek;  başka ülkelere sığınmak zorunda kalan Müslümanların da Peygamberimizin hicretinden ders alıp aynı ülkelerine geri dönmeyi düşleme yerine; dahara müreffeh bir hayat sürmek amacıyla  kendilerini yurtlarından kaçmaya zorlayan iç ve dış mihraklara  köle olma yolunu tercih etmeleri giderek hicret ruhundan ne kadar uzaklaştığımızın açık göstergesidir.

Hicret bir kaçış değil, asla dönüştür.      

Hicret öncesinde ve sonrasında zuhur eden olaylarda İslam âleminin kurtuluş reçetesi gizlidir. Bu yüzden Müslümanlar, gerek hicreti zorunlu kılan sebeplerden, gerekse hicretten sonra oluşan sonuçtan  ders çıkarmak zorundadır. Özellikle Hz. Muhammet (s.av.) in kendisine verilen emanetleri sahiplerine ulaştırılması için gösterdiği hassasiyetten, Hz. Ali (r.a) nın ölümü göze alarak Peygamberimizin yatağına yatmasından, Hz. Ebu Bekir’in yolculuktaki dostluk ve arkadaşlığından, aralarında hiç savaş eksik olmayan Evs ve Hazreç kabilelerinin düşmanlıklarının kardeşliğe dönüşmesinden özellikle Muhacir ile Ensar arasında sağlanan İslam kardeşliğinin oluşmasından  çıkarılacak dersler alınacak ibretler vardır.

Hicri yılbaşı sadece 1 Muharrem günü Müslümanların tebrikleşmesi ile geçiştirilebilecek basit bir olay değildir. Hicri yılbaşı ve hicri yılbaşına mesnet teşkil eden hicret olayı iyi araştırıldığında hicretin bir kaçış değil, asla dönüş olduğu, Suriye bataklığını kurutabilecek, Arakan zulmünü durdurabilecek, İslam dünyasında var olan savaş, şiddet, işgal açlık, yokluk ve yoksulluk olaylarını sonlandırabilecek bir gerçeği  içinde barındırdığı  anlaşılacaktır.  

Ne yazık ki bu gün İslam coğrafyasında yaşanan zillet ve meskenet yüzünden Müslümanların ne kendi takvimlerine sahip çıkabilecek mecalleri, ne de kendi günlerini tebrik edebilecek yüzleri vardır.         

Yeniden aslımıza dönmek, kendi kültür ve medeniyet değerlerimize sahip çıkmak için başta İslam coğrafyasının devlet ve hükümet başkanlarını hicreti yeniden düşünmeye ve hicri yılbaşına sahip çıkmaya çağırıyorum. Tüm inananların 1440. Hicri yılbaşını insanlığın barış, huzur ve kardeşliğine vesile olmasını, nice Hicri Yılbaşı günlerini birlikte kutlamayı Cenabı Allah'tan niyaz ediyorum.

Bu yazı toplam 1479 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim