25.01.2019, 12:28

Kamuda İş Süreçlerinin Modellenmesi ve İş Analizi

Bu çalışma, Taner ERASLAN tarafından yazılan “Belediyelerde Süreç Yönetimi” (İller ve Belediyeler Dergisi, Türkiye Belediyeler Birliği yayın organI. Kasım 2009. Sayı:728-739) ile “2009/4 sayılı Başbakanlık Genelgesinin Belediyeler Açısından Önemi” (Yerel Yönetim ve Denetim Dergisi Haziran 2009 Cilt: 14 Sayı: 6) adlı makalelerden derlenmiştir.

Giriş

Kamu yönetimi reformlarının önemli bir tartışma alanı, kamu personel alanında yapılması planlanan değişikliklerdir. Maaş veya ücret kaybının olup olmayacağı, iş garantisinin ortadan kalkıp kalmayacağı konularına sıkışan bu tartışmaların aslında iş süreçlerinin yeniden yapılandırılmasına ve iyileştirilmesine odaklanması gerektiği açıktır.

Kamuda iş süreçlerinin belirlenmesi, modellenmesi ve iyileştirilmesine yönelik önemli mevzuat düzenlemeleri yapılmıştır. Başta 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, iç kontrol tanımlanmış ve kamuda süreçlere ilişkin iç kontrol çalışmaları kapsamında yapılması gerekenler, bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan ikincil veya üçüncül mevzuat ile ortaya konulmuştur.

Diğer taraftan, “Birlikte Çalışabilirlik” de bu alanda yapılan önemli çalışmalardan biridir. Bu çalışmayla, süreçlerin haritalandırılması, fark analizi yapılması ve modellenmesi konularında teknik standartlar belirlenmiştir.

Ancak, kamuda bu çalışmaların kalite çalışmalarıyla karıştırılması, süreklilik kazandırılan ve güncellenen çalışmalar haline gelmemesi, denetimle eksikliklerin tespit edilmemesi gibi nedenlerle, istenilen düzeye gelmediğini düşünmekteyim.

Bu çalışmamda, kamu iş süreçlerindeki sorunları hakkında değerlendirmeler yaparak, iç kontrol ve birlikte çalışabilirlik mevzuatları çerçevesinde konulan çözümlere yer verdim. Diğer taraftan, uygulamada aksayan yönlere ilişkin önerilerimi de paylaşmayı uygun gördüm.

1. Kamu İş Süreçlerinde Sorunlar

Kamuda genel bir mevcut durum analizi yaptığımızda aşağıdaki sorunların bulunduğunu görmekteyiz[1]:

Yukarıda yer verilen hususlar, kamu yönetimi reformlarında da tartışma konusu olan önemli sorunlardır. Sürekli kamu personel reformunun tartışılmasına neden olan bu sorunların çözümünün de yazımızın ilerleyen bölümlerinde yer verdiğimiz, iç kontrol ve birlikte çalışabilirlik gibi düzenlemelerine uyumda yaşanan sorunların giderilmesinde görmekteyim.

2. Kamuda İç Kontrol ve Süreç Yönetimi

Öncelikle şu hususu belirtmek gerekir ki süreç yönetimine geçiş yasal bir zorunluluk olmakla birlikte kesinlikle yasal zorunluluk nedeniyle yürütülmemelidir. Bu çalışmalar idarelere değer katar ve idareleri geliştirir. Bu nedenle yönetim bilgi sisteminin önemli bir parçasıdır ve öncelikle üst yönetim bu çalışmaya kendi yönetim kalitesini geliştirmek amacıyla destek vermelidir[2].

5018 sayılı Kanun’un 55.maddesinin ikinci fıkrasında, Maliye Bakanlığı tarafından malî yönetim ve iç kontrol süreçlerine ilişkin standartlar ve yöntemlerin belirleneceği, geliştirileceği ve uyumlaştırılacağı, ayrıca, sistemlerin koordinasyonunun sağlanacağı ve kamu idarelerine rehberlik hizmeti verileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu kapsamda Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nce “Üst Yöneticiler İçin İç Kontrol ve İç Denetim Rehberi” yayımlanmıştır. Bu rehberde Merkezi Uyumlaştırma Birimi tarafından yapılan düzenlemeler dışında idarelerce;

Ancak, bu noktada şu hususu gözden kaçırmamak gerekir; iç kontrol sadece iş akış şemalarını hazırlamaktan ibaret değildir. İç kontrol genel anlamda yönetim kontrolü olup; faaliyetlerin yürütülmesinde benimsenen bir yönetim biçimi ve eylemler bütünü olarak ele alınması gerekmektedir.[3]

6085 sayılı Sayıştay Kanunu kapsamında yapılandırılan, yeni dış denetim çerçevesinde iç kontrolün bileşenlerinden biri olan süreç yönetimi denetim bulgularında yer almakta, iş akış şemalarının hazırlanmaması, bu yönde çalışmaların yetersiz olması oldukça fazla denetim raporunda karşımıza çıkmaktadır.

3. Birlikte Çalışabilirlik Neden Önemli?

İnternet ile 1993 yılında tanışan Türkiye’de kamu hizmeti sağlayan kurum ve kuruluşlara ait internet sitesi sayısı hızla artmış, Ocak 2006 itibarıyla, 8.115’e ulaşmıştır[4]. Her ne kadar günümüzde birçok devlet kurumunun web sitesi olsa da, e-devlet alanındaki çalışmaların etkileşim, katılım, şeffaflık, erişilebilirlik konularında arzu edilen düzeyde bir iyileşme sağladığını söyleyebilmek mümkün değildir. Örneğin yapılan bir araştırmada, vatandaşların sadece %3’ünün kamu bilgi ve hizmetlerine İnternet yolu ile ulaştığı Türkiye, araştırmada incelenen 26 ülke arasında sonuncu olmuştur. Benzer şekilde, 11.000 İnternet kullanıcısı ile görüşülerek gerçekleştirilen bir araştırmada da bu kişilerden sadece %9’nun bir kamu kuruluşunun web sayfasını ziyaret ettiği, buna karşılık kullanıcılardan %25’inin İnternet’i haber okumak, %19’unun iş bulma amaçlı, %14’ünün ise müzik dinlemek için kullandığını nakletmektedir.[5]

Diğer taraftan, 2006 yılı e-Devlete Geçişte Kamu Kurumları İnternet Siteleri konulu Performans Denetiminde; “Ülkemizde kamu kurumlarının internet siteleri, ağırlıklı olarak bilgi ve doküman sunulan birinci düzey ve/veya elektronik yayıncılık yapılan ikinci düzey sitelerdir. İnternet sitelerinden bu düzeyde hizmet sunulması, etkileşimli ve katılımcı kamusal hizmet sunumunu hedefleyen e-Devlet için yeterli değildir. Oysa sunulan hizmet çeşidinin ve kalitesinin artırılması, söz konusu hizmetlerin klasik usulde çalışanlar eliyle sunulmasından ve dolayısıyla bürokratik işlemlerin devam etmesinden kaynaklanan maliyet ve zaman kayıplarını önlemenin en önemli aracıdır. Üstelik, 2005 yılında kamu kurumlarının internet sitelerinden vatandaşın yararlanma oranında önceki yıllara göre, yaklaşık %50 azalma olmuştur. Bu durum, kamu internet sitelerinin vatandaşın tercih ve ihtiyaçlarına göre gözden geçirilmesi gereğine işaret etmektedir. Vatandaşın günlük yaşamında ihtiyaç duyacağı, uygulanması kolay ve etkisi yüksek hizmetlere öncelik verilerek, elektronik hizmet sunumu geliştirilmelidir.” denilerek önemli tespitlerde bulunulmuştur.[6]

Yaşanmakta olan bu sorunların çözümü ve bilgi teknolojilerinden daha etkin yararlanma amacıyla birçok düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerle, şeffaflık, kesintisiz/sürekli hizmet, katılımcılığın artırılması, hizmete kolay, hızlı ve rahat erişim, hizmet kalitesinin artırılması, harcamalarda tasarruf sağlanması, kırtasiye işlemlerinin kontrol altına alınması, vatandaşın devlete olan güveninin artması amaçlanmaktadır[7].

Bugüne kadar yapılan çalışmaları kısaca değerlendirmek gerekirse; öncelikle, Başbakanlık tarafından yayımlanan 1998/13 sayılı Genelge ile kamu yönetiminde bilişim hizmetlerinin etkinliği sağlanmaya yönelik “Kamu-Net Üst Kurulu” oluşturulduğunu görmekteyiz. Bu dönemde Başbakanlıkça yürütülen “Kamu-Net Kamu Bilgisayar Ağları” projesiyle gerçek veya tüzel kişilere ilişkin mevcut bilgilerin gizlilik derecesi ve ulaşabilirliği çerçevesinde, bilgisayar ortamında alışverişinin sağlanabilmesi için gerekli veri altyapısının oluşturulması hedeflenmiştir[8].

Türkiye’de bu yönde çalışmalar devam ederken, Avrupa Birliği’nde yaşanan gelişmeler de ülkemizi doğrudan etkilemiştir. 15 AB ülkesinin Hükümet ve Devlet Başkanları, Avrupa’nın gelecek onyılda “dünyadaki en rekabetçi ve dinamik bilgi tabanlı ekonomisi” haline gelmesi hedefini 23-24 Mart, 2000 tarihinde Lizbon’da yapılan Avrupa Konseyi toplantısında koymuşlardır. Bu hedef, Avrupa’nın bir an önce bilgi tabanlı ekonominin, özellikle de Internet’in sağladığı fırsatlardan yararlanması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. 19-20 Haziran 2000 tarihinde Feira’da yapılan toplantılarda eAvrupa Eylem Planı (eEurope Action Plan) kabul edilmiştir.

11-12 Mayıs 2000 tarihlerinde Varşova’da yapılan Avrupa Bakanlar Konferansı’nda, Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri, 15 AB ülkesi tarafından Lizbon’da ortaya konulan stratejik hedefi benimsemiş; 15 AB ülkesinin ortaya koyduğu girişimin bir parçası olma konusunda uzlaşmış ve aday ülkeler olarak kendileri için “eAvrupa-benzeri bir Eylem Planı” hazırlamaya karar vermişlerdir. Başlangıçta “eEurope-like Action Plan” olarak adlandırılan bu girişime sonradan “eEurope+ Action Plan” adı verilmiştir. İçinde Türkiye’nin de bulunduğu grup hazırlamış oldukları eAvrupa+ eylem planında belirtilen ve dört ana maddede gruplandırılan çalışmaları 2003 yılı sonuna kadar tamamlamayı taahhüt etmişlerdir.[9]

Bir yandan, Avrupa Birliği'ne aday ülkelerin gerçekleştirmesi öngörülen e-Avrupa+ eylem planı Ülkemizce kabul edilmiş, bu planda belirtilen çalışmaların tamamlanması ülke olarak taahhüt edilmiş, diğer taraftan, Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı'nın bilim ve araştırmaya ilişkin 17. bölümünde de, e-Avrupa girişiminin desteklendiği ve Türkiye'de bilgi toplumunu oluşturmak amacıyla e-Türkiye girişiminin başlatılacağı beyan edilmiştir.

58. Cumhuriyet Hükümeti tarafından hazırlanan Acil Eylem Planı’nda yer alan KYR-22 kodlu eylem, bugüne kadar Türkiye’de yürütülen bilgi toplumuna yönelik çalışmaların bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesini öngörmüştür. Bu kapsamda, 2003/12 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile E-Dönüşüm Türkiye Projesinin amaçları, kurumsal yapısı ve uygulama esasları belirlenerek, koordinasyonunu sağlamak üzere DPT bünyesinde, Bilgi Toplumu Dairesi Başkanlığı oluşturulduğu kamu kurum ve kuruluşlarına duyurulmuştur.Ayrıca, söz konusu Genelgede öngörüldüğü üzere e-Dönüşüm Türkiye Projesi’nin üst düzeyde yönlendirilmesi ve izlenmesi amacıyla, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının üst düzey temsilcilerinden oluşan bir Danışma Kurulu oluşturulmuştur.

Bu süreçte DPT Müsteşarlığı’nın koordinatörlüğünde, 2003-2004 dönemini kapsayan Kısa Dönem Eylem Planı hazırlanmış, Danışma Kurulunun değerlendirmeleriyle son şekli verilmiş Başbakanlığın 2003/48 sayılı Genelgesiyle duyurulmuştur. e-Dönüşüm Türkiye Projesi Kısa Dönem Eylem Planı (KDEP)’nda yer alan 34 no’lu “Birlikte çalışabilirlik esaslarının belirlenmesi ve rehber yayımlanması” eylemi çerçevesinde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı koordinasyonunda;

E-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi Sürüm 1.0 (Başbakanlık 2005/20 Sayılı Genelge[10])

E-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi Sürüm 2.0 (Başbakanlık 2009/4 Sayılı Genelge[11])

Hazırlanmıştır. Sürüm 1.0 Başbakanlık Genelgesinin eki olarak yayımlanmışsa da, Sürüm 2.0 Başbakanlık Genelgesinin ekinde yer almamaktadır. Genelge, www.bilgitoplumu.gov.tr adresine yönlendirme yapmış, dolayısıyla, güncellemelerin artık buradan yapılacağı duyurulmuştur. Söz konusu sitenin kamu idareleri tarafından takip edilmesi gerekmektedir.

Devlet Planlama Teşkilatı koordinasyonluğunda hazırlanarak, Başbakanlık genelgeleriyle duyurulan Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberleri ile e-Dönüşüm Türkiye Projesi kapsamında; başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere, kamuya elektronik ortamda hizmet sunan tüm kuruluşlar arasında birlikte çalışılabilirliğin sağlanması ve bu çerçevede; yetki ve sorumluluklar, esas ve prensipler, yöntem ve kriterler ile teknik standartların belirlenmesine yöneliktir.

Sürüm 2.0, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; genel esaslar ve birlikte çalışabilirlik politikası, ikinci bölümde; bilginin sunumu, taşınması, değişimi, entegrasyonu, güvenliği ve geliştirilen çözümlerin yaşam döngülerine ilişkin teknik standartlar belirlenmiştir. Üçüncü bölümde ise önümüzdeki dönemde yürütülecek Rehber’i tamamlayıcı nitelikteki çalışmalara yer verilmektedir.

Rehberde konu edilen süreç yönetimine geçmeden önce birlikte çalışabilirlik kavramının Rehber’de nasıl tanımlandığı ve Rehber hakkında bazı bilgilere kısaca değinmekte yarar görüyoruz. Birlikte çalışabilirlik; “bir sistemin ya da sürecin, ortak standartlar çerçevesinde bir diğer sistemin ya da sürecin bilgisini ve/veya işlevlerini kullanabilme yeteneği” olarak da ifade edilmektedir[12]. Rehberle kamu idareleri için bazı belirlemeler yapılmıştır:

İç kontrol çalışmalarıyla, birlikte çalışabilirlik aslında ortak ve aynı yönde bir yaklaşım ürünüdür. Zaten ortak bir alan olan süreç yönetimi konusunda, Rehber, iç kontrolle açıkça bağ kurmuştur[13]:

Bununla birlikte çalışmalarla ilgili temel prensipler belirlenmiş olup, bunlar da iç kontrolle uyumludur[14];

“Süreçler, Stratejik Planda da ifade edilen amaç ve hedefleri gerçekleyecek şekilde tanımlanmalıdır. Stratejik Planda izlenemeyen bir temel süreç tanımlanmamalıdır.

Süreç modelleme çalışması amacıyla kurumlar danışmanlık hizmeti alabilir, ancak sürecin içinde yer alan tüm kurum birimlerinin seçilmiş ve yetkilendirilmiş temsilcilerinden oluşan bir çalışma grubu kurulmalıdır. Mümkünse Süreç Çalışma Grubu süreklilik arz etmeli, dönemsel olarak süreç performansını değerlendirmeli, gereken değişiklikleri yönetimin onayına sunulmalıdır. Süreç sahipleri çalışma grubu içinde temsil edilmelidir.

Süreç modelleme çalışmalarında Bilgi Yönetimi süreçleri de dikkate alınmalıdır.

Süreç modelleme ve iyileştirme çalışmaları Performans Programı içinde faaliyet ve projeler olarak ifade edilmeli, maliyetlendirilerek bütçe ile ilişkilendirilmelidir.

İç Kontrol sistemi tanımlı süreçler üzerinden, risk analizi sonucu, kontrol noktaları ve kuralları belirlenerek kurulmalıdır.

Süreç performansı operasyonel sistemler üzerinden izlenebilmelidir. Faaliyet raporunda süreç performansı verileri paylaşılmalıdır.”

4. Süreç Yönetimine Geçiş; Yol Haritası Önerileri ve Uygulanabilir Yöntemler

Süreç yönetimine geçiş çalışmaları aşağıdaki aşamalarla yürütülebilir[15].

1.AdımOrganizasyonel çalışma

Kamu kurumları organizasyon yapısının en alt idari birimler de dahil olmak üzere ortaya konması,

Mevzuatta tariflenen görev tanımları ve mevcut iş süreçlerinin belirlenmesi.

2.AdımSüreç Çalışması

Kamu kurumlarının varlık nedenini oluşturan temel (çekirdek) hizmet ve temel süreçleri destekleyen destek süreçlerinin tanımlanması,

Çekirdek süreçlerin vatandaş odaklı olarak iyileştirilmesi; gerekirse yeniden tasarlanması.

3.AdımVeri Çalışması

Süreçlerin herhangi bir aşamasında kullanılan kurumsal bilgi varlıklarının (sayısal ve sözel verilerin) atomik seviyede analizi, kullanım seviyelerinin belirlenmesi (gizlilik seviyesi, stratejik önemi, paylaşılabilirlik vb.) ve tanımlanması,

Birden fazla kurumu ilgilendiren süreçlerde kullanılması gereken kurumlar arası bilgi varlıklarının çıkarılması,

Kamuda veri üretiminde kullanılan sınıflamaların ve kaynağının tespit edilmesi,

Süreçlerin herhangi bir aşamasında kullanılması gereken sayısal ve sözel verilerin belirlenerek tanımlanması,

Tanımlanan veri ve süreçler kapsamında kurumların veri toplama/güncelleme/erişim yetkilerinin, veri sahipliği dahil olmak üzere, düzenlenmesi.

Veri paylaşımına imkan verecek veri entegrasyon mekanizmalarının oluşturulması,

Bilgi varlıklarının süreç yaşam döngüsü içerisinde BT kullanılarak, elde etme süreçlerinin iyileştirilmesi.

Kısaca belirtmek gerekirse süreç yönetimi basit adımlarla şu şekilde de yürütülebilir;

5. Süreç Çalışmaları Bürokrasi mi Verimlilik/Kalite mi Yaratır[16]?

Yukarıda açıklanmaya çalışılan çalışmaların kamu iş süreçlerine neler katabileceğini çarpıcı bir örnekle vurgulamak için ortaya çıkan bir soruna iki farklı bilgi sistemine sahip idarece verilen cevapları değerlendirelim.

Soru; Ödeme Belgesine Ekleyeceğim Faturayı Kaybedersem Ne Yapacağım?

Süreç yönetimine geçmeyen bir idarede bu soruya ilgili mevzuatı incelerek yanıt aranacaktır. Bu amaçla, öncelikle Mahalli İdareler Harcama belgeleri Yönetmeliğine bakılacak, fatura aslının temin edilemediği durumlarda ne yapılması gerektiği öğrenilecektir. Ancak, söz konusu Yönetmeliğin 4.maddesinde “Maliye Bakanlığınca merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için belirlenen usul ve esaslara” uyularak işlem yapılması gerektiği belirtilmektedir. Buradan hareketle Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğine bakacak olursak, 5.maddede Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde uygulama yapılacağı belirtilmektedir.

Maliye Bakanlığınca yayımlanan Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Hakkında Genel Tebliğ (Sayı: 2007/1) incelendiğinde ise, faturayı düzenleyenin özel sektör veya kamu sektörü olmasına göre ayrı bir işlem yapılacağı, özel sektörden alınan fatura için, Parasal Sınırlar ve Oranlar Hakkında Genel Tebliğ ekinde yer alan tabloda gösterilen tutar dikkate alınarak işlem yapılacağı belirtilmektedir.

Dolayısıyla fatura aslının temin edilemediği bir durumda yukarıda yer alan tüm düzenlemelerin incelenmesi zorunludur. Aslında bu durum birçok işlem için geçerlidir. Hal böyle olunca mali mevzuatımız hakkında;

Sonuçlarına varılmaktadır.

Ancak aynı olayı süreç yönetimine geçen bir idarede çözmeye çalışırsak, ortaya şu durum çıkmaktadır. İdare önce planlar; ne yapılacak, nasıl yapılacak, kim yapacak vs, sonra uygularken bunların üzerinden işlemlerini yürütür. Sonrasında kontrol eder, planladığım gibi mi yürüyor, plan mı değişmeli. Nihayetinde kontrol ettiklerinden vardığı sonuçlar için önlem alır. Bu döngü sürekli idarede kurulur ve devam ettirilir.

Süreç yönetimine geçen idarenin yönetim bilgi sisteminde şu çalışma mevcuttur:

6. Sonuç ve Değerlendirme

Süreç yönetimi gibi çalışmalar idarelere değer katar. Yönetim için ölçme ve kontrol kolaylaşır, sistem denetimi yapılabilir. Diğer taraftan yeni kamu mali yönetiminde, kamu kaynağının kullanılması sırasında sadece ilgili gider mevzuatına uygun hareket edilmesi yeterli değildir. İdareler artık bu tür çalışmalarla, iyi yönetilip yönetilmediği, işlemlerinin verimli ve etkin yürütülüp yürütülmediğini kontrol edebilir, daha da önemlisi sonraki dönemlerde belirlenen amaçlara varmada neler yapılabileceğini bu çalışmalar yardımıyla ortaya koymaya çalışır.

İş akış şemaları kurumsallaşmış organizasyonlarda yönetim bilgi sisteminin önemli bir parçasıdır. Bilgi bu çalışmalarla sayısallaştırılır. Ölçmeye ve haritalandırılmaya çalışılır. Böylelikle her defasında araştırma, öğrenme ve uygulama döngüsünden farklı bir süreç izlenmeye başlanır. Bu çalışmalarla iş önce planlanır. Neyin, nasıl ve kimlerle yapılacağı önceden belirlenir. İdarenin izleyeceği/yapacağı işlemler planlanmış, herkesin anlayabileceği bir ortama aktarılmış ve uygulama kolaylaşmıştır. Diğer taraftan, uygulamadan sonra yapılacak kontrollerde kolaylaşmaktadır.

[1] Taner ERASLAN, Belediyelerde Süreç Yönetimi, İller ve Belediyeler, Türkiye Belediyeler Birliği Yayını, 2009

[2] Taner ERASLAN, a.g.e.

[3] Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı Rehberi, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 04/02/2009 tarih ve 1205 sayılı “Kamu İç Kontrol Standartları” Konulu Yazısı.

[4] Sayı, Sayıştay’ın “E-Devlete Geçişte Kamu Kurumları İnternet Siteleri” adlı çalışmadan alınmıştır. Sayıştay Dergisi, sayı 62, s.143.

[5] Mete YILDIZ, Yerel Yönetimlerde İnternet Uygulamaları ve e-Devlet, http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=537

[6] Ayrıca konuyla ilgili bakınız: “e-Dönüşüm Türkiye Projesi Çerçevesinde Yürütülen Faaliyetler” konulu Sayıştay Performans Denetim Raporu, Haziran-2006.

[7] Taner ERASLAN, 2009/4 Sayılı Başbakanlık Genelgesinin Belediyeler Açısından Önemi, Yerel Yönetim ve Denetim Dergisi,

[8] Taner ERASLAN, 2009/4 Sayılı Başbakanlık Genelgesinin Belediyeler Açısından Önemi, Yerel Yönetim ve Denetim Dergisi,

[9] “Değişimin Rotası e-Türkiye”, http://209.85.129.132/search?q=cache:pvfozzJJXb0J:www.teknoturk.org/docking/yazilar/tt000087-yazi.htm+eeurope%2B+nedir&cd=6&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

[10] 05/08/2005 tarih ve 25897 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[11] 28/02/2009 tarih ve 27155 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[12] E-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi Sürüm 2.0, s:4, http://www.bilgitoplumu.gov.tr/yayin/eDTrBirlikteCalisabilirlikv2.doc.

[13] Rehber 23.sayfa.

[14] Rehber 24. ve 25. sayfalar.

[15] Taner ERASLAN, Belediyelerde Süreç Yönetimi, a.g.e.

[16] Taner ERASLAN, Belediyelerde Süreç Yönetimi, a.g.e.

Yorumlar (0)
12°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 22 Ekim 2019
İmsak 05:36
Güneş 07:00
Öğle 12:38
İkindi 15:37
Akşam 18:06
Yatsı 19:25
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 17
2. Trabzonspor 8 15
3. Fenerbahçe 8 14
4. Başakşehir 8 14
5. Malatyaspor 8 13
6. Galatasaray 8 13
7. Sivasspor 8 12
8. Konyaspor 8 12
9. Gaziantep FK 8 11
10. Antalyaspor 8 11
11. Göztepe 8 9
12. Beşiktaş 8 9
13. Ankaragücü 8 9
14. Denizlispor 8 8
15. Kasımpaşa 8 8
16. Çaykur Rizespor 8 8
17. Gençlerbirliği 8 6
18. Kayserispor 8 4
Takımlar O P
1. Hatayspor 8 17
2. Akhisar Bld.Spor 8 16
3. Fatih Karagümrük 8 15
4. Altay 8 15
5. Ümraniye 8 14
6. Keçiörengücü 8 14
7. Balıkesirspor 8 13
8. Bursaspor 8 12
9. İstanbulspor 8 11
10. Erzurum BB 8 11
11. Adana Demirspor 8 10
12. Menemen Belediyespor 8 8
13. Adanaspor 8 7
14. Osmanlıspor 8 7
15. Altınordu 8 5
16. Boluspor 8 5
17. Giresunspor 8 5
18. Eskişehirspor 8 -5
Takımlar O P
1. Liverpool 9 25
2. Man City 9 19
3. Leicester City 9 17
4. Chelsea 9 17
5. Arsenal 9 15
6. Crystal Palace 9 14
7. Tottenham 9 12
8. Burnley 9 12
9. Sheffield United 9 12
10. Bournemouth 9 12
11. West Ham 9 12
12. Aston Villa 9 11
13. Wolverhampton 9 11
14. M. United 9 10
15. Everton 9 10
16. Brighton 9 9
17. Southampton 9 8
18. Newcastle 9 8
19. Norwich City 9 7
20. Watford 9 4
Takımlar O P
1. Barcelona 9 19
2. Real Madrid 9 18
3. Granada 9 17
4. Real Sociedad 9 16
5. Atletico Madrid 9 16
6. Sevilla 9 16
7. Villarreal 9 14
8. Athletic Bilbao 9 13
9. Getafe 9 13
10. Valencia 9 13
11. Levante 9 11
12. Real Valladolid 9 11
13. Osasuna 9 11
14. Deportivo Alaves 9 11
15. Mallorca 9 10
16. Eibar 9 9
17. Celta de Vigo 9 9
18. Real Betis 9 9
19. Espanyol 9 5
20. Leganés 9 2

Gelişmelerden Haberdar Olun

@