ANA yasa’ DAN KORKANLAR !!

ANAyasa, ANA yol, ANA kara, ANA konu, ANA bilim, ANA vatan, ANA dili,

ANA yurt, ANA tema, ANA yemek, ANA yapı, ANA arı, ANA yön, ANA dolu,

ANA düşünce... ve daha ne çok kelime ANA ile başlıyor.

Anayasayı değiştirmek isteyenlerin en büyük korkusu ANA’lardır. Mevcut yasamızda,

kadın özgürdür, kadın haklarını bilendir, Kadın çalışan, üreten ve söz sahibi olandır.

ANAyasayı değiştirmek isteyenler biliyorlar ki her kadın ANA’dır. Korkuları bu yüzdendir.

Kadın ANA, doğurur, besler, büyütür, üretir, mücadele eder, karşı koyar, geçmişine sahip çıkar,

Vatan için canını feda eder. Vatan için evladını şehit verir. Biliyorlar kikadın ANA, yılmaz,

yorulmaz, inancından vazgeçmez.

Bu yüzdendir korkuları..

ANAyasayı değiştirmek isteyenler ANA’lardan korkanlardır.

ANAyasayı değiştirmek isteyenler ANA’ları yok sayıp kadını köleleştirmek isteyenlerdir..

ANAyasayı değiştirmek isteyenler geçmişlerinden utanıp, geleceğinden korkanlardır.

ANAyasayı değiştirmek isteyenler Milleti ezip, kendi yolsuzluklarının üstünü örtmek isteyenlerdir.

ANAyasayı değiştirmek isteyenler mevcut yasaları uygulamaktan korkanlardır.

ANAyasayı değiştirmek isteyenler Türk Ulusu’nun birliğinden, bütünlüğünden korkanlardır.

ANAyasayı değiştirmek isteyenler, Milletin öfkesinden korkanlardır.

Bu gün Mevcut ANAyasamızı değiştirmek isteyenler Ulus Devlet olmamızdan ve

Cumhuriyet ANA yasasından korkuyorlar.

12 Eylül'de defalarca değişmiş olan, Mevcut ANA yasamızda yazılanlar hayata geçmiş ve

uygulanmış değildir. Gerçekten uygulanmış olsa bu gün bu sorunları yaşıyor olmazdık.

Her Türk vatandaşının bir kere daha düşünmesi gerekiyor.

Ohal durumunda anayasa değişikliği yapma telaşlarının nedeni nedir?

Millete açılmayan ANAyasa değişikliği çalışmaları gizli tarafları nelerdir ?

Milli birliğimize zarar verecek bu girişimin oyuncularının amacı nedir ?

Yeni ANAyasa kime ne getirecek?

Kendi çıkarları için çalışanlar yapacakları ANAyasa ile bize ne sağlayacaklar.?

Ve bir kez daha sormak, sorgulamak zorundayız Yeni ANAyasa kim için, ne için ?

Tüm bunları sorgulamalıyız, Ümmet değil, Millet olduğumuzun farkına varmalıyız. Egemenlik kayıtsız şartsız bize verilmişken bunu kaybetmek üzere olduğumuzu anlamalıyız. Yarın geç olmadan sen-ben demeden örgütlenmeli, geleceğimize, bağımsızlığımıza acilen sahip çıkmalıyız.

Milletler egemenliklerini geçici olarak da olsa verecekleri meclislere dahi lüzumundan fazla güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile istibdat edebilirler. Ve bu istibdat şahsi istibdattan daha öldürücü olabilir. (1923)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 995 05 01
Reklam bilgi

Anket Ankaragücü Yılın Başarılı Futbolcusunu Taraftar oylarıyla belirliyoruz.