TOPRAĞINI SEVEN ÇİFTÇİLER YETİŞSİN !!

Ülkemiz üzerinde oynanan siyasi oyunların yanında, tarımımız, tohumumuz, toprağımız da büyük bir bir işgal altında.,

Dünyanın sayılı tarım ülkesinden, tohumu, gübreyi ithal eden ülke durumuna getirildik.

Şimdilik tohumda ve iyi tarım'da verilen mücadele büyüyerek devam etse de, topraklarımız yavaş yavaş ranta kurban edilmekte, bu devam ettiği sürece de ne, atalık tohumlarımızı ekecek toprağımız, ne de üretim yapacak çiftçimiz kalmayacak.

Bugün köylerde, Çiftçi ne üretim yapmaktan, ne yaşam şartlarından, ne de kazancından memnun değil, Çiftçi emeğinin karşılığını alamadığı için, devletten gerekli desteği göremediği için, her üretim döneminde yeniden borçlandığı için mutsuz ve umutsuz.

Zorlu şartlarda hayatını sürdüren çiftçi, çocuğunun çiftçilik mesleğini devam ettirmesini istemiyor.

Gençler köylerinden uzak, topraklarına yabancı, tarıma yabancı yetişiyor.

Köylerde yaşamını sürdüren, çiftçiler üretim yapabileceği geniş topraklara sahip olsa da insan gücü, ve maddi manevi destek göremediği için sadece kendi karnını doyuracak alanı ekip, kalan topraklarını kaderine terketmiştir.

Yerli tarım üretiminde, sadece üreticinin yaşadığı zorluklar değil, dışa bağımlılık, artan fiyatlar, tohumdan, hayvancılığa ithalatın artması da hızla büyüyen sorunladır.

Öncelikle, yerel tohum ve iyi tarım projelerine, özellikle dış desteğe ihtiyaç duymadan, kendi imkanlarıyla emek verip mücadele eden derneklerin çoğalması, ve bunlara destek verilmesi çok önemlidir.

Yerel tohumların satışının yasaklanması, bu dernekleri takas yoluyla tohumların çoğalıp yaşatılması için harekete geçirmiştir. Bu önemli çalışma sayesinde bir çok bölgede bilinçli üreticilerin sayısı her geçen gün artmakta, bu çalışmalar yurt çapında bir çok üreticiye güç vermektedir.

Bu kadarı yeterli midir?

Elbette değil !!

Mevcut üreticilerle bu çalışmaları yaparken, geleceğe yönelik olarak, en önemli adımın ilkokullardan başlayarak çocuklara tarım konusunda uygulamalı eğitimler verilmesi, üreticilerin öncelikle kendi çocuklarından başlayarak tarımı, toprağı ve çiftçiliği onlara doğru anlatması, sevdirmesi gerekmektedir.

Öylesine hızlı tüketen bir toplum olduk ki, Köylerin mahalleye dönüşmesiyle, şehirleşen köylü toprağını satıp, hazır tüketime yöneldikçe, yarın; ne maydanoz ekecek toprağımız, ne de zeytin dikecek dağımız kalmayacak.

Bunu çocuklarımıza iyi anlatmak, vatanı korumanın, önce toprağımızı korumaktan geçtiğini her fırsatta dile getirmek zorundayız.

Her hafta köylü pazarında üretiklerini satan üreticilerimizin sorunları da farklı değil. İnsan gücü, artan fiyatlar, pazar bulamama gibi 'çözülemeyen' sorunları var.

Çiftçimiz destek bekliyor, değer verilsin, ürettiği satılsın, emeğinin karşılığını alsın istiyor.

Burada en büyük görev biz tüketicilere düşüyor.

Bizim bilinçli tüketiciler olarak, onları birlikler kurma konusunda ikna etmemiz, ürettiklerini talep etmemiz onları daha çok üretmeye, toprağına sahip çıkmaya, ekilmeyen alanlara hayat vermeye yöneltecektir.

Üretici ve Tüketici'nin birlikte hareket etmesinin yaratacağı güç birliğinin yanında;Yerel üretime ve yerel desteklere önem veren, toprağın, tohumun kıymetini bilen, imece'nin, birlikler kurmanın, örgütlü olamanın anlamını kavrayan çiftçilere ihtiyacımız var.

Toprağı doğru işleyen, doğal gübre, doğal ilaçlama ile hem toprağı hem insan sağlığını koruyacağının bilincinde olan üreticilere ihtiyacımız var.

Kullandığı ilacın, sadece bitkiye değil, toprağa, suya kalıcı zararlar verdiğini, toprağı öldürdüğünü bilen çiftçilere ihtiyacımız var.

Tarladan tüketiciye aracısız pazar oluşturmak için, ilk önce doğru tarım, ve düsürt bir pazarlama yaratmak zorunda olduğunu bilen çiftçilere ihtiyacımız var.

Dernekler, kooperatifler, ve halk tohuma, toprağa, suya, ve bir tek ağaca sahip çıkmak için mücadele ederken, onların arkasında, yanında destek verecek köylülere ihtiyacımız var.

Yaz okullarında, yaz tatilinde, çocukları toprakla, ekinle, fideyle, fidanla, tohumla buluşturmalı, çocukların geleceğe yönelik yetenekleri toprakta hayat bulmalıdır.

Vatanını seven, ülkesinin geleceğini düşünen, geleceğe sağlıklı nesiller yetişmesini isteyen, bilinçli ama her şeyden önce, ' toprağını seven çftçiler' yetişmelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 995 05 01
Reklam bilgi

Anket Ankaragücü Yılın Başarılı Futbolcusunu Taraftar oylarıyla belirliyoruz.