ŞUNUN BUNUN OYUNCAĞI !!

‘’Türkiye çok kritik bir döneme girmiştir. Ekonomik yaşam kıskaç altındadır; dış borca bağımlılık artmıştır ancak dış borç artık kolay bulunamamaktadır; yoksulluk ve toplumsal gerilim artmaktadır. Türkiye, geldiği yol ayrımında ya küresel sistemin güç merkezleriyle bütünleşerek ulusal haklarını tam olarak yitirecek, ya da kendi gücüne güvenerek, uygulanabilir ulusal programlar yaratarak güçlenecektir’’

Bu sözler Metin Aydoğan’a ait. EKONOMİK BUNALIMDAN ULUSAL BUNALIMA adlı kitabını 2002 yılında yazmış ve bu günleri tüm detaylarıyla anlatmış. Kitapta yer alan başlıklar şöyle;

-Türkiye’de Siyaset

-Ekonomik Göstergeler ve 9 Aralık Kararları

-Mali Bunalımları ve Sonuçları

-Kemal Derviş Dönemi ve İlişkiler, Açıklamalar

-Güçlü ekonomiye Geçiş Programı,

-Takas Operasyonu

- ‘’Yapısal Dönüşüm’’ ya da Yönetimde Yetki Devri

-Türkiye’nin geldiği yer

Metin Aydoğan, şöyle devam ediyor;

‘’ Tüm ulusçu güçlerin çok dikkatli olması gereken günlere geliyoruz. Herkes, çatışma eğilimi yüksek, gerilimlerle yüklü günler için kendisini hazırlamalıdır.

Yarım yüzyılı aşan bir süreçten, özellikle de Gümrük Birliği Protokolünden sonra Türkiye, koruması olmayan bir açık Pazar haline getirildi.

Türkiye 2002 yılında, bütçesinde yatırım için pay ayırmayan, şirketleri iflas eden ya da satılan üretimsiz bir ülke haline geldi. Ekonomi sürekli küçüldü.

Var olan fabrikaları kapatan zihniyetin, yeni yatırımlar için kaynak ayırması elbette beklenemezdi.

Ulusal şirketlerin ve ulus pazarın korunmasıyla, ulusal varlığın korunması arasında dolaysız ve kopmaz bir ilişki vardır. Ekonomik olarak ortak çıkara dayalı Pazar birliği; dil, toprak ve tarihsel oluşum birliğiyle birlikte toplumları ulus yapan belirleyici unsur ve temel koşullardır.

Ulusal varlığını koruyup geliştirmek isteyen her ulus, pazarını korumak ve ekonomisini güçlendirmek zorundadır. Bunu başaramayan ulusların bağımsız varlıklarını uzun süre koruyabilmesi mümkün değildir’’

Mustafa Kemal ATATÜRK 28 Aralık 1920’de şunları söylüyordu; ‘’Bir ulus varlığını ve haklarını korumak yolunda bütün gücü, bütün görünür görünmez güçleriyle ayaklanarak karara varmış olmazsa; bir ulus yalnız kendi gücüne dayanarak varlığını ve bağımsızlığını sağlayamazsa şunun, bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz’’

‘’Atatürk , 80 yıl önceden sanki bugünün Türkiye’sini anlatıyor. Çok yönlü zenginliklere sahip koskoca bir ülke bağımsızlığını yitirerek bugün gerçekten şunun bunun oyuncağı durumuna düştü.

Oysa Mustafa Kemal’in önderliğinde aynı durumdan kendini kurtarmış ve ulusal varlığını, ağır bedel ödeyerek kazandığı bağımsızlık savaşı üzerine oturtmuştu. Kemalist Devrim Türkiye’de derinliği olan anti-emperyalist bir birikim sağlamıştı.

Türk ulusu uzun süre, yabancıların belirlediği sınırlar içinde yaşamaya katlanamaz. Çıkış yolunu bulacak ve önderlerini kendi içinde çıkaracaktır.’’

Evet, değerli aydınımızın sözlerine yürekten katılıyorum. Artık toplum olarak siyasetin bir çıkar ve rant sağlama aracı olduğunun farkındayız. Milletçe milli bir mücadeleye hazır olduğumuzun bilincindeyiz. İhtiyacımız olan tek şey ulusal bir harekettir ve ulusal birlikteliktir. Unutmayalım ki örgütlü güç asla yenilmez.

Kaynak:Metin Aydoğan

EKONOMİK BUNALIMDAN ULUSAL BUNALIMA (2002)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 995 05 01
Reklam bilgi

Anket Ankaragücü Yılın Başarılı Futbolcusunu Taraftar oylarıyla belirliyoruz.