VATAN KARNESİ !!

Referandum çalışmaları devam ederken, siyasilerin birbirine sataşmaları, şantajları, tehditleri arasında aslında en güzeli halkın birbirine karşı olan sevgisi, saygısı, vefası ve insanlığı.

Bütün siyasi partilerin, vekillerin, yöneticilerin, ‘’liderlerin’’ bundan büyük ders almaları gerekir.

Bir yıl önce başlayıp, aylardır sokakta olduğumuz Anayasamıza sahip çıkma çalışmalarımızda yaşadığımız olayları zaman zaman paylaştım.

Bu Vatani çalışmada şunu gördüm ki halkın birbirine duyduğu karşılıklı iyi niyet ve güven, kim olduğunu, ne düşündüğünü, kime oy verdiğini, nasıl giyindiğini, sorgulamadan kurulan iletişim yıllar sonra ortak değerlerde varlığını ortaya koyuyor ve o zaman diyorsun ki, hayatta en güzel yatırım insana yapılan yatırımdır.

Güneydoğu ve Doğu’da sekiz yıldır ilgilendiğim manevi kızlarım bu yıl ilk kez oy kullanacaklar. YGS sınavını yaşadıkları zor şartlara rağman iyi derecelerle aldılar ve LYS için hazırlanıyorlar. Her biri hedefleri olan, geleceğe dair hayalleri olan pırıl pırıl kar çiçeklerimiz.

Telefon görüşmelerimizde referandumla ilgili fikirlerini sorduğumda kızlarım Hayır diyeceklerini söylediklerinde çok duygulandım. Bunda biraz olsun katkım olduğu içinde gurur duydum.

Anneleri ile telefonda konuştuğumda kafalarının karışık olduğunu köyde herkesin rastgele konuştuğunu söylediler. Onların rahatça anlayacağı şekilde, nedenlerini anlattığımda bunun bir seçim olmadığını, ülkemizin geleceği için bu referandumda Hayır demelerini rica ettiğimi söylediğimde, tam bir anadolu insanının vereceği bir cevapla şöyle dediler ; ‘’ senin rican başım gözüm üstüne’’

Umutluyum...

Anadolunun iki ayrı köşesinde, hiç tanımadan, görmeden insanımla kaynaşabiliyorsam bizim Ulus olma bilincimizi yıkamazlar...

Urfa’da ki bir kadın, ‘’kurban olurum sana’’ diyorsa bizi birbirimizden koparamazlar.

Yıllar önce görev yaptığım yerde, hizmet ettiğim insanda güven uyandırıp, üstelik sandık başkanı ise, korkuları, kaygıları varsa ve kararsız olan eşinin yanında ‘’abla sana güveniyorum, söz Hayır diyeceğim’’ diyorsa bizi birbirimizden ayıramazlar.

17 Nisan sabahı her birimiz birer karne alacağız.

Vatan Karnesi !!

Buraya kadar kimin nasıl karne alacağı belli...

Biz bu mücadeleye başlarken yanımızda kim varsa bugün yine aynı şekilde devam ediyoruz.

Umduğumuz kesimlerden, aydın geçinenlerin aslında görüntüden ve laftan ibaret olduklarını, en büyük denek taşı olan bu eylem terazisinde bir kez daha gördük. Umduklarımız, güvendiklerimiz yanımızda yoktu, ama; halkın içinden hiç beklemediğimiz, üreticimizden, oteldeki işçimizden, kentteki emekçimizden, işsizden, yoksuldan, zayıftan, yaşlıdan, gençten daha çok destek gördük.

Laf üretenlere inat çığ gibi büyüdük, büyüyoruz. Bir kez daha anladık ki, bize yüreği ve kalemi kadar cesur olan gerçek aydınlarımız yetiyor. Tarlada alın teri döken, engelli çocuğunu hergün bisikletle okula taşıyan , pazarda ürettiğini satmaya çalışan anamız, bacımız yetiyor.

Biz Türk milletiyiz, kardeşlerimizle çoğalıyoruz...

Demokratik kitle örgütleriyle toplanıp fikir birliği güç birliği yapmak istediğimizde, ne yazık ki yine herkes yola yalnız devam etti. Kimi ara sıra sokakta görünerek, kimi maddi, kimi manevi kaygılarıyla kalabalıklar arasında kaybolarak...

Dernek başkanımız Dr.Nalan Ünal ve emekli ağır ceza hakimi Suna Kumyol’un büyük emek vererek hazırladıkları bildirileri kendi imkanlarımızla 2 bin adet bastırdık ve Metin Aydoğan hocamın gönderdiği 500 adet bildiri ile beraber dağıttık, bitirdik ve bugün itibariyle 2 bin adet daha basılması için sipariş verdik.

Bu önemli çalışmada öncelikle dernek olarak kendimizi eğittik. Her fırsatta karşılıklı tartışma ve sunumlarla bilgilendiğimiz konuları kurulan yerel pazarlarda, yayla köylerinde, mahalle olan köylerde, sokakta, esnaf ziyaretlerinde anlattık, paylaştık ve paylaşmaya devam ediyoruz.

Yerel yayın yapan bir televizyon kanalında bu bildirileri hazırlayan başkanlarımızın bir programda sunum yapmalarını (onların talep etmesi gerekirken) istedik. Kabul ettiler, önemli bir hazırlık yapıldı ve bir gün kala ne yazık ki programı (yoğun oldukları gerekçesiyle) yapmayı reddettiler.

17 Nisan sabahı Hayır oyu çıkmazsa herkes kendi Vatan Karnesi’ni doldursun.

17 Nisan sabahı, ‘’ben ne kadar emek verdim, karnemde ki vicdan haneme kaç puan vermeliyim ‘’ diye düşünsün.

17 Nisan sabahının Hayır’lı olacağına inancım sonsuz.

Ancak, bu referandumda sahada çalışanların yanında olmayan, çalışanları görüp uzaktan izleyen, çağrı yaptığımız halde hiç bir çalışmaya gelmeyen, ama her fırsatta mutlaka söyleyecek sözü olan herkesi vicadanı ile başbaşa bırakıyorum.

Vatani önem taşıyan bu referandumda bir kez daha gördük ki;

Umduklarımız yoktular, ummadıklarımızla yol aldık ve onlarla kazanacağız...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 995 05 01
Reklam bilgi

Anket Ankaragücü Yılın Başarılı Futbolcusunu Taraftar oylarıyla belirliyoruz.