YERLİ MALI..KİMİN MALI?

Kurtuluş savaşı sonrasında Ülkemizin bütün kaynakları tükenmiş,halk yorgun ve bitkin ekonomik olarak da zor bir dönemin içine girmişti.Sanayi olmadığı gibi toprakların da tamamı ekilemiyor du. Köylü hem yoksul, hemde savaştan çıkmış olan halk köyde tarlada çalışacak genç nesilden de yoksundu.

Mustafa Kemal ATATÜRK'ün en büyük arzusu ülkenin kendi üretimini yapması,güçlü birekonomiylesahip olarakyerli mallarını kullanılmasıydı.Milli ekomominin kurulması için de bu büyük bir adım olacaktı. 1946 yıllarından itibaren okullarımızda 12 Aralıktan başlayan hafta ''yerli malı'' haftası olarak kutlanmaya başladı. Hepimizin okul yıllarında büyük bir heyecanla kutladığı yerli malı haftasında özenle yerli ürünlerden yapılan yiyecekler sınıflarda paylaşılır,o güne dair şiirler,kompozisyonlar ve resim yarışmaları yapılır o günün önemi ve sahip olduğumuz yerli değerler anlatılırdı. O hafta boyunca çeşitli atasözlerinin anlamları tartışılır maniler söylenirdi. Sadece yerli malı kullanmanın önemini öğrenmekle kalmaz aynı zamanda tutumlu olmayı,sahip olduğumuz eşyaları doğru kullanmayı,okulumuza,sıramıza,tahtamıza zarar vermemeyi de öğrenirdik. Bugün geldiğimiz noktada bu haftayı kutlamaya kalktığımızda kaç tane yerli malı ürün bulacağımız düşündürücü.Yediğimiz şekerden,ektiğimiz tohumdan,giydiğimiz ayakkabıya ve her türlü teknolojiye kadar binlerce yabancı ürünü kullanıyoruz,kullanmaya mecbur bırakılıyoruz. Kapitalizm insanları bilinçsizce bir tüketime doğru itmektedir.Batı kaynaklı olan her türlü tüketim ürünü reklamlarla,dizilerle ve teknoloji yoluyla insanlara çok çabuk ulaşmakta ve bir şekilde insanlar bu tüketime özendirilmektedir. Bugün, Ülke olarak yeni fabrikalar açmak,yeni üretim alanları yaratmak,kaynaklarımızı doğru kullamak yolunda çaba harcamak yerine ÖZELLEŞTİRME adı altında sahip olduğumuz Cumhuriyet kazanımlarımızı satıyoruz ve sattık..Böyle olunca üretim yapmak,emek harcamak yerine borçlanarak da olsa bize dayatılanları almak zorunda bırakıldık.ABD ve AB içimizdeki işbirlikçileri vasıtasıyla bizi buna mecbur bırakmaktadır.Batı bize ucuz mallar satacak diye gerçek kapasiteyle üretim yapamamakta batıdan gelecek borç paraya avuç açmaktayız.Amaç ülkemizi yeterliüretim yapmayan tamamen dışa bağımlı ve borçlu bir ülke konumuna getirmektir. Şimdi okullarda Yerli Malı haftası nasıl ve hangi bilinçle ve de daha önemlisi hangi ''yerli'' ürünlerle kutlanıyor bilmiyorum.Bura da öğretmenlere çok büyük bir görev düşmektedir.Bu haftayı çocuklarımıza unutturmamalı Cumhuriyet kazanımlarımızı öğretmelidirler.Bunları öğretirken tüketim uğruna bu değerlerimizi nasıl kaybettiğimizi de anlatmalıdırlar. Önce değerlerimizi korumanın önemini ve yerli malı kullanmanın bir ulus için ne anlama geldiğini öğretmelidirler.Atatürk'ün yerli malı kullanılmasına verdiği önemi bugün içinde bulunduğumuz şartlarda çok daha iyi anlıyoruz. İthal ürünlere verdiğimiz her kuruş ekonomiyi zora sokmakta yerli sanayinin üretimine zarar vermektedir.İşsizlik sayısının artmasına,yatırımların azalmasına neden olmaktadır. Bu gün her zamankinden daha çok yerli ürünlerimize sahip çıkmalı ve yerli üreticiyi desteklemeliyiz. Siyasal bağımsızlığımız da ancak ekonomik bağımsızlığımızla güçlenecektir.Bir zamanlar kendi uçağımızı üreten bir ülke olarak bugün ihtiyacımız olan tek şey çalışma azmi ve Cumhuriyete olan bağlılığımızdır.Yerli malımız her zaman bizim malımız olarak kalacaktır.Hafızalarımızdan hiç silinmeyen bu söylem gibi. ''Yerli malı TÜRK'ün malı,herkes onu kullanmalı'' Sevgiyle kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alfa Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alfa Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 995 05 01
Reklam bilgi

Anket Ankaragücü Yılın Başarılı Futbolcusunu Taraftar oylarıyla belirliyoruz.