NE YAPMALI ?

Aydınlar yazar, aydınlar düşünür, aydınlar araştırır, aydınlar konuşur, aydınlar tartışır, aydınlar topluma yol gösterir, geleceğe ışık olur, toplumun yolunu aydınlatır.

Bugün ülkemizin içinde bulunduğu durumu iyi anlamak için önce tarihimizi doğru öğrenmemiz gerekirken, yazılan her tarih kitabı için aynı şeyi söylemek doğru olmaz diye düşünüyorum.

Doğru bilgilere ulaşmak için, yazılan kitabın tarafsız gözle, kaynaklarından, araştırılarak olduğu gibi okura sunulan, ve yorumu okura bırakılan bilgiler içermesi önemlidir.

Okunan kitap, okurda merak uyandırmalı, sorgulatmalı, heyecanlandırmalı, düşündürmelidir.

Nasıl ki bir kitap, bir insanın hayatını değiştirecek kadar etkilidir, aydınlar da bilinçli toplumun, sorgulayan toplumun oluşmasında o derece etkilidirler.

Hep sorunları, nedenleri okuyup tartışırız ancak iş çözüm noktasına gelince, sorumluluk almaya gelince herkes derin bir sessizlige gömülür ya da tam tersi yerini çoşkulu kuru kalabalıklara bırakır.

Memleket meseleleri uzun uzun konuşulur...

Ne zaman ki ben ne yapabilirim diye sormak aklımıza gelirse o zaman birlik olma yolunda ilk adımı atmış oluruz.

Bakın; Metin Aydoğan Ne Yapmalı sorumuza aynı adlı kitabında nasıl yanıt veriyor;

‘’ Dışa karşı mücadelede başarılı olmak için, içte birliğin sağlanması gerekir. Ulusal birlik çerçevesinde örgütlenen halk, yenilmez bir güç oluşturur; Ulusalcılık, bu gücün yaşamın içinden gelen doğal kaynağı, insanlarda bir araya gelme duygusu yaratan bir gerekliliktir.

Emperyalizm, ulusal varlığa saldırırken ister istemez kendisine karşıtlığın yani ulusal birliği sağlamanın ve direnmenin koşullarını da oluşturur.

Ulusal varlığını korumaya karar verip, örgütlenen, direngen ve kararlı halkı yenmek olası değildir.

Ezilen ulusların emperyalizme karşı mücadelede ellerinde ki tek silah , halkın örgütlü gücü ve bu gücün ideolojisi olan milliyetçiliktir.

Türkiye’de partiler, dernekler, vakıflar, sendikalar, kooperatifler, meslek odaları,çiftçi ve esnaf birliklerinden oluşan geniş bir örgütsel çeşitlilik vardır.

Türkiye Cumhuriyeti,’ne yönelen tehdidin, yaşanan yakın tehlike haline geldiğini görerek tehlikenin farkına varanlar bugün için azınlıktadır.

Bilgiyle donanmış, kararlı ve özverili halk önderleri ulusal mücadelenin en değerli unsurları olacaktır.

Ulusal birliği sağlama amacıyla il, ilçe, belde ve köylere dek yayılacak yerel örgütler, birlik amacını temel almak koşuluyla, yöre koşullarına uyum gösteren değişik çalışma yöntemleri geliştireceklerdir.

Yerel örgütler, halkı örgütleyip içinden gerçek halk önderleri çıkardığı oranda gücünü arttıracaktır.

Yerel örgütler ülke düzeyinde örgütlenip yeteri sayı ve nitelikte halk önderini ortaya çıkarmışsa, ulusal hakları savunan ve halkı temsil eden bir partinin alt yapısı hazırlanmış demektir.

Çetin mücadeleler içinde olgunlaşıp yetkinleşen halk önderleri, kurtuluştan sonra devleti halk için yöneten kadrolar olacaktır. ‘’

Metin Aydoğan’ın ne yapılması konusunda göstediği yollar hep örgütlenmekten geçiyor.

Evet ülkemizde örgütlenme konusunda hiç bir sorun yok. On kişi bir araya gelip, küçük bir örgüt kurabiliyor. Zamanla yeni üyelere, yeni şubelere ulaşabiliyor.

Bizim sorunumuz ne yazık ki bu örgütlenmeleri tek bir çatı altında toplayamamak. Bunun en büyük sebebide bu örgüğtlerin başında olan kişilerin kişisel hırslarıdır.

Ülkemizin bu günlere gelmesinde sık sık dile getirdimiz sorunların yanında toplumsal bir sorunda başarılı olan insanların önünü kesmek. Herkes başkan olma, lider olma, en önde olma çabası içinde.

Kimse yanındakinin elini tutmak istemiyor.

Kimse doğru adım atan birine, destek vermiyor tam tersine paçalarından çekiştiriyor.

Sorumluluk almayanların en kötü davranışlarından biri de hiç bir şey yapmadan sadece eleştirmektir.

Bir an önce uyanmalıyız !! birlik olmalıyız.

Bu kitapta olduğu gibi birbirimize ‘’NE YAPMALI ‘’ diye sormalıyız.

Çaba gösteren insanlara, örgütlere, kurumlara destek vermeliyiz.

Toplumsal olaylarda, ulusal törenlerde tek tek kurumlar olarak değil tek yürek olarak bir arada olmalıyız.

Örgütlü olmanın gücüne inanmalıyız.

Buna inanırken de kararlı ve dirençli bir toplum olmalıyız.

Emperyalizmin ve düşmanın en korktuğu roplum örgütlü toplumdur.

Kaynak:Metin Aydoğan // NE YAPMALI

Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir. ATATÜRK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 995 05 01
Reklam bilgi

Anket Ankaragücü Yılın Başarılı Futbolcusunu Taraftar oylarıyla belirliyoruz.