MEDYA ALINIR, MEDYA SATILIR

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

(1929) Mustafa Kemal ATATÜRK

Bir toplumun, gören gözü, duyan kulağı, konuşan dili Yerel ve Ulusal basındır.

Basın bağımsız, basın özgür, basın cesur, basın adil, basın demokratik değilse basın değildir.

Sadece baskıdır, görseldir ve sadece bir yayındır.

Taraflı yayın yapan basının ise, toplumda, siyasette, ülkenin geleceğinde, yarattığı kalıcı hasarlar vardır.

Basın yandaşa bağlıysa, gözü, kulağı, vicdanı zincire vurulmuştur.

Basın susturulursa toplum; kör olur, yolunu, yönünü, bulamaz.

Basın at gözlüğü takarsa, toplumun ne söyleyecek sözü, ne soracak sorusu,ne de alacağı yanıtlar kalmıştır.

Tarihin her döneminde, basın üzerine söylemler, susturulan basın emekçileri, yasaklanan yayınlar, toplatılan kitaplar bu güne gelene dek, alışılagelmiştir.

Bugün de değişen bir şey yoktur.

‘’Para var, çare var’’ mantığı ile, ülkeyi yönetenlerin gündem yaratıp, gündem değiştiren, topluma yön veren, basını istediği gibi yönlendiren çabaları hep vardı ve bugün yine var.

Ne, öldürülen basın emekçileri,

Ne, doğruları yazan gazeteciler,

Ne, doğru haber yapanlar,

Basın patronlarının umurunda bile değildir.

Düzen içinde kalmak için, bozuk düzene uyanlar, yanlı yayın yapanlar, her zaman kendi kişisel çıkarlarını toplumun çıkarları üzerinde görenlerdir.

Siyasetçilerin, partilerin basın üzerinde ki etkileri ve baskıları, onların taraflı olarak, toplum üzerinde algı yaratmalarına neden olmaktadır.

Medya alınır, medya satılır ama kişilikler, vicdan satın alınamaz.

Yıllar önce alınıp satılmaya, onun bunun yandaşı olmaya alışkın olan basın sadece bugün, ‘’satıldı’’ haberiyle gündem olmamalı.

Basın tüccarları her dönem vardı.

Bu güne kadar kimler alındı, kimler satıldı, öğrenmek zor değil.

Mesleklerini, köşelerini, kalemlerini, düşüncelerini değil, kişiliklerini, vicdanlarını ve insanlıklarını da sattılar.

Demokrasiden, eşitlikten, adaletten, tam bağımsızlıktan yana yazmak ve konuşmak, paylaşmak varken, paranın yönüne göre davrandılar.

Ya dürüstçe, tarafsızca, vicdanıyla kalemini oynatan gazetecilerin durumu ne olacak.

Gerçek gazeteciler, gerçekleri, doğruları tarafsız ve adil olarak yazmaya devam edecekler.

Tüccar zihniyetli, Medya patronları satılır, satın alınır ama gerçek gazeteciler vicdanlarını ve kalemlerini satmazlar.

Onlar bilirler ki, ülkenin geleceği, onların vicdanlarının aynasında topluma yansıyacaktır.

Onları siyasetçiler değil, vicdanları yönetecektir.

Basın bir ülkede sadece bir kesimin değil, bütün toplumun ortak sesi, gözü kulağı ve konuşan dilleri olmalıdır.

Basının özgürlüğünü kısıtlamak demek, toplumun düşüncelerine, zincir vurmak demektir.

Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki;

“Türkiye basını milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır. Bir düşünce kalesi, düşünce yolu kalesi. Basın görevlilerinden bunu istemek, cumhuriyetin hakkıdır.” (05.02.1924, İzmir’de gazetecilerle)

Milletingerçek,ses ve iradesini ortaya koyan cesur basın emekçilerine saygıyla,

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alfa Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alfa Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 995 05 01
Reklam bilgi

Anket Ankaragücü Yılın Başarılı Futbolcusunu Taraftar oylarıyla belirliyoruz.