Sensizliğin Hükmü

Birazdan gece bitecek işte.“Unutma” beni “sensizliğin hükmü”nde,

Üç mevsim ve nazlı bir yazVe ışıl ışıl bir sabah kalbine kıyarsa da doğar doğmaz uluorta.

Unutmayı unutmak!Söylenecek her şeyin doruğunda kan ağlayan bir bulutun isyankârca yol aldığı, nefret intikamının özlem defterime not düştüklerinden arta kaldı ellerim. Örneğin; ellerimi unutma.Rengi nedir sesinin, kokusu, teni nasıldır sesinin ve her kelime dokununca ruh baharına kaç cennet tomurcuk açıp ölümsüzlük saçar rastlantıların örselediği kederime. Bunları unut örneğin silersen sesimi ve sırt dayarsan yitikliklere.

Mühürler içlerini dağlarBir kalbe akıyor iki nehirDört mevsimİki hasret bir uçurumUçurum ki ya ölümdür

Ya kefenini yırtan ışıl ışıl bir günO yüksek yerlerden savurduğum iletiler, hep bir yerlere takılan temennilerim enlemine düşmeden yorulmuştur. Durduğun, soluduğun ve yılların nezdinde yaşadığın sanılarını içinde attığın kulaçlar beyhude sulara yazılmıştır beklide.

Sular bizi unuttuSen unutmayı unut hatırlatarak bizi hayata.

Ah sevdiceğimBu bir hikâyedir işteNazlı bir çiçekKınına sığmayan çığlıkKırık bir acının inleyişi sözlerindeGecede uykulu düşler ve biriken ölümler

Bir bekleyişi cesaretlendiren sensizliğin hükmüdür. Bu hüküm ki durmadan sarartıyor yapraklarını gülmelerimin. Sararan yapraklar ve kırışan bir hayal ve mavi bir azim; ahlarına benzeyen. Ahlarımıza kaldık bizi en fazla anlayan ve birde kızıl bir kıyametin imbiğinden geçen destanlara kalan, terden, kandan büyüyen o diyarlara. Ahlarımı unutma, birde hayallerimin ulaştırdığı, kalbimizi emziren yerleri.

Unutmayı unut

Bu hikâyedirBaşında senSonunda benSensizliğimin acı çölünde kurumasa da gözyaşlarınFailimizse unutuşEllerimizdir durmadan Ortada buluşan

Yoksun ve birazdan bitecek gece sensizliğin hükmü alırken bir sızılı yargılayışa.Ya sesin… Her dakikanın kucağında gecikse de bana, ruhumun pınarlarına varan seslenişin. Kımıldıyor ellerim bu hikâyenin ortasında.Güneşe tutunurken bir ezginin en duru hali, kıyısında çiçeklerin gölgelerini kımıltısız ağırlayan hırcın bir nehrin sükûneti ve sonra bu hikâyenin ortasında ellerini çizen bir irkilişin kutsallığı neyse, budur şimdi gecede sana dönüp dalmak.

Bitse de gece daldığım yerdeyim, durduğun yerde.Unutur musun daldığım ve durduğun yeri?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm Aslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 229 25 01
Reklam bilgi

Anket İş Hukuku'nda Zorunlu Arabuluculuk Nedir?