HİÇ KİMSE KENDİNİ KANDIRMASIN !!

Ülke olarak öyle bir süreç içine girdik ki, bu sürecin temelinde olup biteni görmeden, bizim adımıza verilen kararları bilmeden, bizi nasıl yavaş yavaş yok ettiklerinin farkına varamayız.

Patlamalardan, şehitlerden, yarım kalan bedenlerden, yaralanan zihinlerden, ağlayan analardan, yetim kalan çocuklardan, sönen ocaklardan söz etmeyeceğim.

Yerinden yurdundan olan halkımdan, eğitim sisteminin bozukluğundan, yanan kız çocuklarından, öldürülen kadınlardan, onurları zedelenen erkek çocuklarından, söz etmeyeceğim.

Vatan sağolsun da demeyeceğim.

Şehitler ölmez Vatan bölünmez hiç demeyeceğim.

Vatan bölünmekten öte, yok ediliyor, evlatlarımız ölüyor.

Evimizde yas var ele düğün, bayram.

Yiğitler bir bir toprağa veriliyor, elin oğlu yılbaşı telaşında.

Bu kadar imam niye yetiştirildi, diye düşünmek isterseniz şehit cenazelerine bakın, sahte suratlara, imamın sesinin ağıtları nasıl bastırdığına bakın.

Şehit yakınlarına cenneti nasıl müjdelediklerine bakın.

Paranın gücünün, insanları nasıl köleleştirdiğine bakın.

Tecavüze uğrayan çocukların ailelerinin sessizliğine bakın.

Parayla adaleti kolayca satın alanlara bakın.

Kızlar okumasın diye eğitm sistemini 4 kere nasıl yere çarptıklarına bakın.

Yaşarken gün görmeyen evlatların, şehit olunca ailelerine nasıl ışık olduğuna bakın.

‘’Benim evladım hangi düşmana saldırdı’’ diye, sormayı aklına getirmeyen babaya bakın.

‘’Benim evladımın suçu sadece oradan geçmekti’’ diyen anneye bakın.

‘’Ataması gelmedi polis oldu’’ diye feryad eden ailelere bakın.

İstikrar bozulmasın diye, istifa etmek yerine, açılış gezilerine devam eden hükümete bakın.

Daha şehitler toprağa verilmeden, eğlence mekanlarını dolduran insanlara bakın.

Her patlamanın ardından, başkanlık çığırtkanlığı yapanlara bakın.

Yıllardır yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen uyanmayan Türk Ulusu’na bakın.

Mahalleye dönüşen köylere, muhbir olan muhtarlara bakın.

Demokratik kitle örgütlerinde görev almaktan korkanlara bakın.

Çocuğunun geleceğinden kaygı duyup, ülkenin geleceğini düşünmeyenlere bakın.

Bu ülke düzelmez diye, kendine yeni memleket arayanlara bakın.

Cenazede saf tutan, Ülkenin bağımsızlığı için saflarından çıkanlara bakın.

Bir mesajla, bir yazıyla insanları tutuklayan, bu devletin kurucusuna yapılan hakaretleri görmezden gelen savcılara bakın.

Otobüste, çarşıda, pazarda, kalabalıkta ötekini terörist gibi gören korkulu gözlere bakın.

Hiç bir şeyden haberi olmadan, sorgulamadan yaşayan komşunuza bakın.

Bir öğrenciye destek olmayı kendine yük sayanlara bakın.

Ayrışmanın tuzağına düşenlerin, zayıflığına bakın.

Cesurca yazan, konuşan, paylaşan, bilgilendiren insanların nasıl susturulduğuna bakın.

Ülkesinde bilim üretmek yerine, hibeler, fonlar için proje üretenlere bakın.

Bir araya gelemeyen, birlik olamayan, tehlikenin farkında olmayan Yeni Türkiye’ye bakın.

Toprağımızı, tohumuzu yok edip bizi dışa bağımlı yapanlara bakın.

Kahvehaneleri dolduran emekli öğretmenlere bakın,

Köylüye bakın, memura bakın, öğrenciye bakın, işçiye bakın, gazeteciye bakın, simitçiye bakın, pazarcıya bakın, öğretmene bakın ...

Domateslerini çöpe döken çiftçiyi görmeyen, AVM’lerden çıkmayan kesime bakın.

Kimin sesi çıkıyor, kim mırıldanıyor, kim isyan ediyor, kim sorguluyor, kim konuşuyor ona bakın.

Öyle bir çıkmaza girdik ki, ne dostumuz ne düşmanımız belli değil.

Hiç kimse kendini kandırmasın.

Alıştırıldık.

Bastırıldık.

Korkutulduk.

Susturulduk.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 995 05 01
Reklam bilgi

Anket Ankaragücü Yılın Başarılı Futbolcusunu Taraftar oylarıyla belirliyoruz.