Adalet'in Gözleri Bağlanalı Yıllar Oldu ; Şimdi mi fark ettiniz ??

İnsan haklarının ve Demokratik bir yaşamın sağlam temellere oturması Devletin en başta gelen sorumluluğudur.

Toplumda vatandaşların ihtiyaçlarını sağlamak,hukuku korumak, hak ihlallerini önlemek de, Devletin en temel görevlerinden biridir.

‘’Demokrasi nöbetleri’’ diye başlayıp, ‘’Adalet yürüyüşü’’ne dönüştürülen düşünceyi kim nasıl yönetiyor?

Yargının yıllar önce ayaklar altına alındığına tanık olmadık mı?

Yıllardır Cemaatin örgütlendiğini okumadık mı?

Bu günü gören aydınlarımızın katledilmesine seyirci kalmadık mı?

Ordumuzun itibarı zedelenirken, şüpheyle bakmadık mı?

Gezi’den ürküp kaçmadık mı?

Her seçimde, her kongre’de ‘bu sefer önemli’, ‘ birlik olalım’, ‘bölünmeyelim’, ‘oy verelim’ diye omuz omuza vermedik mi?

Bu gün yine, aynı duyarlılıkla bir araya geldik. Birlik-beraberlik mesajları verdik.

Haklarını bilen insan; sorgular, kendini geliştİrir, araştırır, karşılaştırır ve bireysel değil, toplumsal hassasiyete ulaşır. Demokrasi’ nin bir yönetim biçimiolmasının yanında, hem bireysel hem de toplumsal bir yaşam tarzı olduğunun bilincine erişir.

Demokrasi nöbetlerinin sona erip, Adalet yürüyüşü’ne tanık olduğumuz bu günlerde, değerli bir büyüğümün bir anısı şöyle;

‘’ Yıl, 14 Mayıs 1950 seçimlerde Demokrat Parti’nin iktidara geldiği yıllar. Tüm yurtta, ‘’Türkiye’ye Demokrasi geldi’’ naraları atılıyor. Büyük sevinç yaşanıyor. Beyoğlu Ağa Camii önünde çoşkulu bir kalabalık var. Sokağa tüküren bir vatandaş kendisini uyaran zabıta memuruna şöyle der; ‘’memlekette demokrasi var hemşehrim istediğim yere tükürürüm’’

Demokrasi var diye sokağa tüküren adamdan, Adalet arıyorum diyenlere, karşı silahla poz veren adamlara....

Üzerinden 67 yıl geçmiş.

Sizce toplumda ne değişti?

Demokrasiye nasıl sahip çıkmamız gerektiğinin bilincinde miyiz ?

Adalet Mülkün Temeli olmaktan çıktı mı?

Siyasal, kültürel düzeyde Demokratik olabiliyormuyuz ?

Sınırlandırılmış Demokratik haklarımızın farkındamıyız ?

Adalet’i ucu bize dokunduğunda değil; hiç tanımadığımız kişiler Ergenekon’dan tutuklanıp öldüğünde hatırlasaydık,

Ülkenin Generalleri, aydınları, hukukçuları Silivri zindanlarında çile çekerken hatırlasaydık.

Keşke, Adalet'i açlık grevindemücadele edenler için de hatırlasaydık.

Askerlerimizin ailelerine kirli iftiralar atılırken hatırlasaydık.

Adalet’in elbette yerini bulacağına olan inancımız sonsuz...

Ancak;

Adalet'in gözleri bağlanalı yıllar oldu...

Şimdi bir kere daha oturup düşünelim.

Eşitlik, adalet, özgürlük, akıl, bilim, vicdan, hoşgörü, kardeşlik vatan sevgisi ve ulus bilincimiz hangi düzeyde ?

Biz, Büyük Türk Milleti her zorluğun üstesinden geliriz.

Yeter ki farkımıza varalım;

Yeter ki, hangi yola adım attığımızı görelim;

Adalet, Demokrasi, Hukuk hepimiz için !!

Susdukça sıranın bize geleceğini bilelim..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (312) 995 05 01
Reklam bilgi

Anket Ankaragücü Yılın Başarılı Futbolcusunu Taraftar oylarıyla belirliyoruz.