KARA AYNA - İNSANSILAR

Hiç kara ayna olur mu demeyin. Olur. Hemde tüm insanlık us almaz bir şekilde kullanıyor ve de tutkunu haline gelmiş durumda. Sürekli yeni bir kara ayna çıkıyor, gösterişli bir şekilde tanıtımları yapılıyor ve hepimizi o karasına çekip, ona sahip olmamızı istetiyor. Ancak o kara aynalardan yansıyanlar ne kadar bizi büyülese de aslında işler öyle yürümüyor. Öyle sihirli güçleri var ki sizi size bile güzel gösterip, başkalarına karşı sizi daha varsıl, itibarlı bile gösterebiliyor. Göz kamaştırıyor adeta. Bu yazıyı yazmak için bile o kara aynalardan birini kullanıyorum. Kullanmak zorundayım da, çünkü günümüzde önüne geçilmeden, karasına bakılmadan olmaz durumuna getirildik. Evet, bazı sihirli yanları var ancak tüm sihirleri ne yazık ki iyi değil. Kara büyü etkisi de var. Özellikle gençlerde, evli çiftlerde bu etki duruma göre artıyor da. Öyle alışkanlık edinmişiz ki iş ya da özel yaşantımızda, okulda veya tatildeyken bile kara kara bakmadan duramıyoruz. Sonuç olarak kendimizi de yaşamı yaşıyoruz diye yalan söyleyerek kandırıyoruz.

Bu kara aynalardan bazısını yanımızdan ayırmamakla birlikte bazısını da evlerde, iş yerlerinde bg. yerlerde bırakıyoruz. Ta ki ertesi güne ya da bir sonraki gelişimize kadar. En büyük etkilerinden biri kişiyi onunla mutlu olduğuna inandırması, böylelikle gerçek kişilerle aralarının açılmasını sağlamak. İkinci bir etkisi ilişkilerdeki çoğu itişme kakışmanın nedeni olması ve arkadaşların, ana baba ve çocuğun, evli ya da nişanlı çiftlerin, yönetici ve çalışanın birbirleriyle uyumsuzluğunun baş göstermesi. Daha ileriki boyutta ilişki kurmak istememek, evden çıkmamak, yalnız kalmak, saatlerce kara aynalarla birlikte olmak, işi aksatmak, iletişim kurmayı tökezletmek bg. daha birçok nedene zemin sağlıyor. Sonuç ne mi? Yeryüzünde dolaşan insansılar. Yaşamını gerçek anlamda yaşayan kişiyle hayvanlar arası bir canlı türü. Aslında hayvanlar yaşayış bakımından daha anlamlı yaşamış oluyorlar kendi yaşamlarını çünkü onların kara aynaları yok. Dolayısıyla daha özgürler bu bakımdan insansılardan.

Ha bu arada, kara aynaları bulanların da insanlar olduğunu söylemeyi unuttum. Kendi türünü bu kadar yok etmeye eğilimli başka bir tür yoktur sanırım yeryüzünde. Hep bir tür diğer bir türü avlayarak ilerliyor vahşi ya da doğal yaşamda döngü. Belki de bizi yok edecek bir tür olmadığı için biz bunu kendi kendimize yapmaya karar verdik. Kim bilir?

E artık ne olduğunu bilmişsinizdir bu kara aynaların. Yine de bilemeyen varsa söyleyeyim, şu an ekranına baktığınız uslu telefonlarınız, bilgisayar ya da el bilgisayarlarınız veya oturma odanızdaki dev ekranlar. Evet, her birisi kara ayna bunların. Gün içinde yaşantımızı onlarla doldurup hiçbir şey elde edemeyişimizin en büyük nedenlerinden, belki de en büyüğü. Bu kadar süreyi başka yerlere verseydik kim bilir hangi yetimizi geliştirmiş, kimlerle yüzyüze tanışmış, sevgili, arkadaş, dost olmuş, yeni yerler keşfetmiştik. Evet kabul ediyorum, vazgeçilmezler, geçilmeyecekler de. Çünkü dediğim gibi sihirli yanlarıyla da yaşamı kolaylaştıran, bizi eğlendiren, bilgiye ulaştıran, yeryüzünü bir uçtan bir uca bağlayan ve daha pek çok yararı bulunmakta. Benim söylemek istediğim 24 saatin çoğunu buna harcayan ve yaşamını erteleyenlere. İnsansılara. Çevrenizde çok rahat görebilirsiniz. Kendinizi bile bile köle yapmak, kendinize en büyük kötülüktür. Çünkü yaşamı kaçırıyorsunuz. Keyifli bir betiği, benzersiz bir manzara karşısında durup dinlenmeyi, gezmeyi, tinsel yaşamınızı güzelleştirecek birçok olay ve olguyu, gerçek kişileri, aile ortamınızı, iş arkadaşlarınızla etkinliklerinizi, özel yaşamınızda kendi becerilerinizin önemini... Kısacası yaşamı yaşam yapan birçok temel yapı taşını kaçırıyorsunuz. Dolayısıyla bir yaşam inşa edemiyorsunuz.

Peki siz kendinizi buna değer mi görüyorsunuz? Kendiniz için biçtiğiniz yaşam giysisinin parçaları yalnızca elinizdeki kara aynalarda gördüğünüz ve aslında "kral çıplak" durumunu mu kendinize layık görüyorsunuz? Bir düşünün. Vazgeçin diyemez kimse, ama denetimi sizin o güzel ellerinizde olsun. Yaşam size fısıldadığında kara aynalardaki gözbebeklerinizi yaşamın üzerine çevirin.

Gerçek yaşamın onda olduğunu unutmayın. Yaşam ipinizi aletlerin ele geçirmesine izin vermeyin. Elbette ki bu sizin seçiminiz. Kendiniz için neyin iyi neyin kötü olduğuna siz karar vereceksiniz ve de sonuçlarını siz yaşayacaksınız. Ama sonuçtan pişman olmayacağınız seçimleri yapmak için de önünüzde birçok örnek olduğunu unutmayın. Dilerim ki kara aynalara olan kara sevdalar daha da kararmaz ve yaşamın renklerini bulursunuz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Ziyagil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.