SARAÇOĞLU MAHALLESİ KİMLERE PEŞKEŞ ÇEKİLECEK?

Cumhuriyet’i yıkıp yerine bir kişi devleti kurulduğunu söyleyenler; sadece Cumhuriyet ile değil, Cumhuriyet’i var eden anlayışla, onun üzerinde yükseldiği değerlerle, Cumhuriyet’in yarattığı kurumlarla değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in tarihi, ruhu ve onun izlerini taşıyan mimari ile de bir düşmanlık ve sistematik bir hesaplaşma içindedir.

AKP iktidarları Cumhuriyet’in değerleri, kurumları ve anlayışı ile olduğu kadar 15 yıldır Cumhuriyet’i temsil eden binaları, anıtları ve tesisleri de yıkma, yaşantımızdan, tarihimizden ve hafızamızdan silme gayreti içerisindedir. Bu durum AKP’nin ranta dayalı kent yönetiminin ideolojik anlamdaki temel yaklaşımını temsil etmektedir.

15 yıldır sistematik olarak bu binaları, mekanları tek tek yok eden AKP’nin gözü, uzun zamandır Saraçoğlu Mahallesi’nin üzerinde bulunmaktadır. Cumhuriyet’in ilk toplu konut alanı olan, içinde 642 konutu barındıran, 82 bin metrekare büyüklüğündeki bu alan, içindeki anıt ağaçlarla da şehrin merkezinde insanlara nefes aldıran küçük bir korudur.

Yıllardır bu mahalleyi yandaşlarına peşkeş çekmenin yollarını arayan AKP iktidarları, 2013 yılında bu alanı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devretmiştir. SİT statüsünden çıkarıp, iki kez riskli alan ilan edilen bu mahalleyle ilgili her iki karar da Danıştay tarafından iptal edilmiştir. Buna rağmen, bu bölgedeki iştah ve emellerinden vazgeçmeyen hükümet, 17 Ağustos 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan kararla bu alanı gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığında hasılat paylaşımı esasına göre inşaat sözleşmesi yapmak suretiyle değerlendirilmek üzere Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’ye devir etmiştir. Bu karar Saraçoğlu Mahallesi hakkında verilmiş bir ölüm fermanıdır. Bu karar bir tarih katliamı, bir kent katliamıdır. Tarihimizi yıkıp yerine plaza diken bu anlayışı Türkiye hak etmiyor, kent katliamı yapan bu anlayışı Ankaralılar affetmiyor. Bu anlayışla yönetilmeye artık tahammül edemiyor.

2015 yılında bu yerin TÜRGEV’e verileceği söylentileri yayılmıştı. Kamu arsalarını parselleyip cemaatlere ve yandaşlarına kazandıran hükümet, bu alanı kimlere peşkeş çekme niyetindedir? Resmi Gazete’de yayınlanan karar ile önü açılan bu yağma sürecinde yine TÜRGEV mi, yoksa başka cemaat vakıfları mı ya da yandaş işadamları mı gözetilecektir?

Saraçoğlu katliamından sonra, şimdi sırada “Tarım Meslek Lisesi” var. Hükümet bu kez de Eskişehir Yolu üzerindeki 43 yıllık köklü geçmişe sahip, yıllarca Tarım Meslek Lisesi olarak kullanılan Mehmet Akif Ersoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin arsasına göz dikmiştir. Kupon arsa tabir edilen bu okul arsasının uzun zamandır hükümetin ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin iştahını kabarttığını biliyoruz. Saraçoğlu örneğinde olduğu gibi bu okulun da önce lojmanları boşaltılıp, metruk binalara dönüştürülmüştür. Şimdi de okulun bu yerden taşınması söz konusudur. Maalesef Türkiye’deki sayılı, Ankara’daki ise tek “Tarım Okulu”nun akıbeti de Saraçoğlu Mahallesi gibi olacak.

Kamu arsalarını cemaatlere ve yandaşlarına (satış, trampa takas, kiralama veya özel hükümler içeren sözleşmeler ile) devreden iktidar, yapılan emsal artışlar ile bu kesimlere büyük rant gelirleri yaratmaktadır. Kayıt dışı bu para ve kaynaklarla paralel AKP devleti finanse edilmektedir.

Bu hukuksuz işleyişe hukuken ve siyaseten seyirci kalmayacağız.

Bir ganimet anlayışı ile ülkenin tüm kaynaklarını yağmalayan, yakınlarına ve menzil ortaklarına peşkeş çeken hükümetin bu hukuksuzluklarının hesabını vereceği günler yakındır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.