ANNE BABA VE ÇOCUK

Günümüzün en büyük yaralarından bir tanesi parçalanmış aileler. Son 30 yıl içinde tüm dünyada boşanma oranları maalesef ki dramatik bir şekilde artış göstermektedir. Ve bu tablonun en ağır yaralıları ise ne yazık ki çocuklar..

Her çocuk için doğal olan hayatını anne ve babası ile birlikte geçirmektir. Bu durum çocuğun ruhsal gelişimi ve sosyal uyumu için vazgeçilmez olandır. Ancak çocuğun ve ailenin huzurlu olabilmesinin birinci şartı ise eşler arasındaki uyum ve anlaşmadır. Bu sağlanamamışsa çocukta doğal olarak mutsuz olacaktır.

Boşanmaya doğru giden evliliklerde çoğu kez anne babalar çocukları için endişeye kapılmakta ve çocukları için evliliğe katlanmaya devam etmek istemektedirler. Bu ne derece doğru bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey varsa anne babanın sürekli kavga ettiği, itişip kakıştığı bir ortamda yetişen çocuğun daha büyük bir travmaya maruz kalacağıdır. Bu şekilde yaşayarak mı çocuklarımıza daha çok zarar veriyoruz yoksa ayrılmamız mı daha fazla zarar veriyor ? Ama gerçek olan bir şey varsa o da anne babası boşanmış bir çocuğun hayatının bundan sonra ki önemli bir kısmını ilave zorluklarla yaşayacağıdır.

Eşlerin ayrılması aynı zamanda ailenin parçalanması anlamına gelir. Çocuklar için yeteri kadar zor olan bu süreçte anne ve babanın yaptığı yanlışlar daha da zedeleyici bir hal aldırabilir. Boşanma öncesi ve sonrasında eşler aralarındaki gerginliği çocuklarıda dahil etmek isterler. Kızgınlık ve öfkelerini çocukları taraf olmaya zorlayarak atmaya çalışırlar. Oysa bu ne kadar yanlış bir tutumdur ve çocukta ne kadar derin yaralar açar düşünülmez bile. Sonuçta bu bizim aldığımız bir karardır ve boşanacak olan biziz,çocuğumuzun anne ve babasından boşanması diye bir şey söz konusu olmamalıdır. Eşlerin birbirini kötüleyerek bu süreci daha da zorlaştırması belki de iki tarafında çocuğunu kaybetmesi demektir. Ayrıca bu durum çocukta suçluluk duygusunun da gelişmesine neden olacaktır.

Anne babası boşanmış çocukların yaşayacağı en büyük ruhsal sorun terk edilme korkusudur.. Bunu ona en iyi şekilde anlatıp boşanmanın suçlusunun kendisi olmadığına, ebeveynlerin ayrılsalar bile onu unutmayacağına ve sevmeye devam edeceğine ikna edilmelidir çocuklar.

Çocukla kalan ebeveyn (bu genellikle anne olmaktadır) ve çocuk için hayattaki bir çok şey değişecektir (daha az para, daha az ilgi, daha fazla sorumluluk, yeni okul, yeni ev, yeni arkadaşlar ve tamamen farklı bir sosyal çevre). Bunları anlayıp kabul etmek hem ebeveyn hem çocuk için oldukça zordur. Bu yüzden çocuğa şefkatli fakat kararlı bir şekilde davranmak gereklidir.

Çocuğu göstermemek ve destek kabul etmemek ayrıldığınız eşinizden bir öç alma yöntemi değildir. Çünkü çocuğun kendini terk edilmiş, sevilmeye layık biri gibi hissetmemesi ve istediği zaman diğer ebeveyni görebileceğini bilmesi gerekmektedir. Ayrı yaşayan anne babanın görüşme zamanlarında çocuğuyla kaliteli zaman geçirmesi sıklığından daha önemlidir. Bu çocuğun kendini değerli hissetmesini sağlar.

Eski eşlerin anlaşması gereken en önemli konulardan bir tanesi de çocuğun her iki evde de normal kurallı bir hayat yaşaması gerektiğidir. Eğer kardeşler olan bir ayrılıksa bu kardeşlerin bir arada kalması da ikinci kural olmalıdır ayrılıklarda. Unutmayın çocuğunuzun daha sağlıklı bir birey olması size bağlıdır. Siz ne kadar kararlı ve açık davranırsanız çocuğunuzda o kadar az sorun yaşayacaktır. Çocuğunuzun tepkileri sınırı aşarsa bu konunun uzmanlarından yardım almanın da utanılacak bir yanı yok ayrıca. Çiftler ayrılabilir bu çok doğal bir durumdur. Mutsuz bireylerden mutlu çocuklar beklemek yanlış olur. Peki biz ayrılınca anne ve babalık görevlerimizde bitmeli midir? Boşanmayı doğru yönetmek demek,anne babalık görevlerini tam olarak sürdürmeye devam etmek demektir.

Yazımı bitirirken sizlere bir çocuğun anne ve bası için yazdığı mektubu bırakıyorum. Umarım bu yazının ulaşabildiği insanlar ve onların ulaşabildiği yakınları için örnek olabilir. Bazen hayat bizi hiç beklemediğimiz tecrübelerle sınav yapar. Önemli olan bu sınavlardan kendimizi ve sevdiklerimizi az yaralarla çıkarabilmektir.

TÜM ANNE BABALARIN ÇOCUKLARINI BİRLİKTE SEVEBİLECEKLERİ, ÇOCUKLARIN İSE ANNE VE BABASINA AYNI ANDA SARILABİLECEĞİ, KÖTÜLÜKLERDEN UZAK GÜNLER DİLEĞİYLE.................

NOT: Joanne Pedro CAROL'un ''Önce Çocuklar'' kitabı iyi bir rehberlik yapacaktır bu konuda tüm ebeveynlere..

ANNE VE BABAMA

Birbirinizi sevdiğinizi ve mutlu olduğumuzu düşünürken, bana artık birbirinizi sevmediğinizi ve anlaşamadığınızı söyleyip boşanmak istediğinizi dile getirdiğinizde, düşündüklerimin doğru olmadığının farkına vardım. O an düşüncemin yanlış olduğunu göstermeniz size ve tüm inandığım şeylere güvenimi sarstı. Bağırıp, çağırıp haykırmak istedim. Neden? Neden benim annem babam, neden benim ailem, kendimi güvende hissettiğim ev şimdi ne olacaktı? Ben ne yapacaktım? Annem ya da babam beni istemeyecek miydi? Bana kim bakacaktı? Tekrar bir araya gelemeyecek miydik? İkinizin elinden aynı anda tutamayacak mıydım? Bir elim boşta mı kalacaktı? Ya arkadaşlarım! Onlara ne diyecektim? Yine benimle birlikte oynamak isterler miydi? Biriniz benden uzakta olacaktı ve böyle olunca ya beni unutursa, ya beni sevmezse ne yapacaktım? Ya, ya, ya… Anladım ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı…

Bir taraftan da birbirinizle ilgili söylediğiniz olumsuz kelime ve cümleler benim canımı acıtıyor. Beni taraf tutmam için adeta zorluyorsunuz. Oysa biriniz annem, bir diğeriniz ise babam. Hadi birbirinize düşman oldunuz bunun için yapabileceğim bir şey yok ama benimde birinize düşman olmamı beklemeyin. Ben sizlerden oluşan bir varlığım. Ben her ikinizin de bir parçasıyım. Beni bir araya gelip, oluşturdunuz ama ayrılırken bölmeye çalışmayın. Beni lastik gibi çekiştirip durmaktan vazgeçin…

Birbirinizle ilgili sorular sormayın bana… Birbiriniz yaşadığınız sorunları benimle paylaşmayın, bu konuda sorumluluk almak istemiyorum. Bunu arkadaşlarınızla ya da bir uzmanla konuşun. Ben sizin arkadaşınız ya da sırdaşınız olmak istemiyorum. Birbirinizle ilgili söylediğiniz ve öğrendiğim her yeni şey beni üzüyor ve hayallerimi yıkıyor. Hatta bir diğerinizin anlattığını dinlemek, diğerine karşı kendimi suçlu hissetmeme sebep oluyor. Yaptığım herhangi olumsuz bir davranış karşısında ‘babasına ya da annesine çekmiş’ sözlerini duymak istemiyorum. Ben her ikinizden de bir şeyler öğrendim. Sadece birinizin çocuğu değilim. Beni sorunlarınızın içine almak yerine dışında tutmaya çalışın…

Zaten kafam o kadar karışık ki! Okul toplantılarımda artık sizleri bir arada göremeyecek miyim? Öğretmen anne babamı çağırdığında bir diğeri gelemeyecek mi? Biliyorum artık üçümüz bir arada oturup, konuşup, eğlenemeyeceğiz. Çok sık bir araya gelmek isterim ama böyle olduğunda da sanki her şey eskisi gibi olacak şeklinde algılamama, hayaller kurmama sebep oluyor. Kısacası beni umutlandırıyor. Tutarlı davranırsanız bende durumu kabullenmeye başlayabilirim.

İsteklerim karşısında birbirinizle konuşur, beni anlamaya çalışır ve birlikte davranırsanız bende daha dengeli olurum. Kendimi güvende hissedebilirim. Ama ikiniz birbirinizden farklı davranırsanız bende birinize yaptıramadığım isteğimi, diğerinize yaptırırım. Sizlerin birbirinize yönelik kızgınlıklarınızı bende kendi isteklerimi halledebilmek yönünde değerlendiririm. Benimle ilgili kararlarda bir arada olmanız, sizin ve benim için doğru olandır. Gelecekte benim yüzümden üzülen ve acı çeken siz olursunuz…

Sizlere saygılı olabilmem için sizinde birbirinize saygılı olmanız gerekiyor. Ben sizden gördüğüm davranışları uygularım. Ben sizi taklit ederim.

Sorunlarım karşısında her ikinizin desteğini yanımda hissetmek isterim. Sizi yanımda hissetmek kendime ve çevreye güvenimi sağlayacak. Hayata karşı mücadelemi ve başarımı artıracaktır. Biliyorum siz benden büyüksünüz ve daha deneyimlisiniz. Doğru olanın ne olduğunu da benden daha iyi bilirsiniz. Ama bazen büyüklerde salt duyguları ile davrandıklarında, hırslarının ve öfkelerinin esiri olduklarında ne yaptıklarının farkında olmayabiliyorlar. Beni görmezden gelmeyin, ben yokmuşum gibi davranmayın… Benim duygularımı ve düşüncelerimi anlamaya çalışın.

Boşanma kararınızı benden saklamadığınız ve benimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Her ne kadar sizi başta korkutmuş olsam da, benden gizlemediğiniz için size güvenim zarar görmedi. Tepki göstermiş olsam da sizin kararlı ve tutarlı davranışlarınız benim olayları daha doğru algılamamı ve kabullenmemi kolaylaştırdı. Benim ağlamama ve kızgınlıklarımı ifade etmeme izin verdiniz. Bu davranışınız beni anladığınızı düşünmeme sebep oldu. Biliyorum birbirinizi sevmeseniz de beni sevdiğinizi…

"alıntı"

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serap Önder - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.