Her yaşın bir sorumluluğu vardır!

Ben en verimli yaşımı medresede ilim tahsil ederek geçirdim. Daha sonra dünya maişetimin gereği için formel eğitime yöneldim. Orta okul ve İmam Hatip lisesini dışarıdan o zamanki deyimle hariçten bitirdim, Diyarbakır lisesini ise dahili okudum. Eğitim Fakültesi Kimya ve Fen bilgisi bölümünü bitirdim, üniversite ikinci sınıfta başladığım İmam Hatipliğime 5 yıl devam ettim, ancak arada askeriliğimi de yedek subay öğretmen olarak yaptım.

Memuriyet hayatımın diğer kısmı öğretmen olarak, okul müdürü olarak geçti. Ancak 1997-2003 yılları arasında 6 yıl Milli Eğitim Bakanlığından istifa ederek özel dershanelerde çalıştım.

2006 yılında şiir ve yazı konusunda başlayan çalışmalarım, bugün ulusal bir yazar olamama vesile oldu.

2008 yılında tanıştığım Cumhurbaşkanlığı himayesinde çalışmalarını yürüten TASAM ile uluslar arası çalışmalara katıldım. İslam İşbirliği Teşkilatı, Ortadoğu Kongreleri, Bileşmiş Miletler konferansı ve başka başka çalışmalar katkı verdim.

Yine 2008 yılında Siyaset Akademisine katıldım.

2007 yılından beri ülke barışı için onlarca toplantı, forum ve konferanslara katıldım.

2011-2014 yılları arasında Türkiye küçük Millet Meclisleri oluşumu altında Diyarbakır meclisini yönettim.

2015 yılında emekli olduktan sonra iki yıl Diyarbakır Ak parti il başkan danışmanlığını yaptım. Referandum sonrası gördüğüm lüzum üzerine bu görevimden istifa ettim, ama çalışma arkadaşlarımla bir kırgınlığım yok onu da belirtmekte fayda var.

Bu esnada Siyaset akademisi koordinatörlüğü görevini üstlendim, Ankara’da biri Başbakanımız Binali Yıldırım olmak üzere beş kişiden ders alarak“partinin hatibi”unvanını aldım. Ayrıca Ar-Ge ve sivil toplum halkla ilişkiler biriminde çalıştım.

Ne yazık ki başkan danışmanı olarak 10 maddelik eylem planımızdan sadece ilk iki maddede patinaj yaptık ve hayal ettiğimiz düzeyde bir başarı elde edemedik.

İşte fırsat bu fırsat diyerek içimde kalan bu çalışmayı tamamlamak için Ak Parti il başkanlığına talip oldum. Eğer yüce Mevlam nasip ederse en kısa zamanda Ak Partinin sesi sokaklarda inleyecek, çarşı pazarda konuşur olacak, Ak Parti denilince insanın içine sıkıntı yerine bir ferahlık gelecek.

Efendim bunun Vekili var, Bakanı var, meclis üyesi olanı var onlar dururken sana mı verecekler diye edişe etmeyin.

*Eğer Küllüye halkın külliyesi ise,

*Gelecek yüzyılı daha huzurlu yaşamak istiyorsa,

*Kürt sorununu çözerek, iç barışı sağlamaya niyetleri varsa, benden iyisini zor bulur. Tam tersine bizim gibi vatandaşları mumla araması gerekir diye düşünüyorum.

Zaten Vekil vekilliğini, Bakan bakanlığını yapsaydı, halımız niye böyle olurdu. Ayrıca birileri vekili, bakanı hala bir öğretmenden üstün tutuyorsa vay halimize demek de lazım. Ben bu olgun çağımda şehrimin yönetimine talibim herhalde bu kadarına hakkım vardır. Siz dua edin gerisini önemli değildir. Olmazsa ne kaybederiz?

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi siyasette ezber bozmalı, siyasilerin profilini değiştirebilmeli, siyaseti ulaşılmaz olmaktan çıkarmalıdır bence.

Neden böyle bir göreve talip olduğumu dün basın açıklamasıyla paylaştığım için bir daha burada zikir etmeyeceğim.

Açıklamamda dile getirdiğim 15 maddenin de arkasındayım, iki yıl il başkanlığını yaparsam %90’nını başaracağıma inanıyorum. Ak Partinin oylarını bu mukaddes şehirde %50’nin üstüne çıkarmak ise zikrettiğim 15 maddenin tecelli etmesiyle oluşacak bir neticedir.

Hayırlı olan yüce Allah’ın tecellisine müsaade ettiğindedir.

Biz hayırlı olanı isteyelim, gerisini bilemeyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.