NİHAYET SİLAHLAR SUSTU

Suriye’de beş yılı aşkın bir süredir devam eden iç savaşta Rusya, Türkiye ve İran’ın girişimleriyle taraflar arasında ateş kesimin sağlanmış olması bölgemiz için en olumlu gelişme olmuştur. Bu girişime destek bakımından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de oy birliğiyle ateş kes kararı almıştır. Genelde silahlar susmuş olsa da geceleri bazı bölgelerde silah seslerinin geldiği ifade ediliyor.Suriye’de ateş kes kararı en çok da 600 bin Türkmen’i ve diğer vatandaşlarını katleden Esad’ın ve ABD’nin hoşuna gitmemiştir. Suriye İnsan Hakları Gözlemevinin yayınladığı rapora göre ateş kesi en çok da Esad güçlerinin ihlal ettiğinden söz edilmekte.

Suriye’de katliamlarda bulunan terör örgütleri ile bunlara destek veren ülkeler hayal ettikleri menfaatlerden umutlarını kestikleri için, bundan sonra ne yapacaklarının şaşkınlığı içindeler. Bu ülkelerin başında da ABD gelmektedir. Suriye’nin kuzeyinde PKK terör örgütünün şubesi olan PYD ve YPG terör örgütleriyle dostluk kuran ABD Türkiye’nin ısrarla kaşı çıkmasına rağmen bundan vaz geçmeyerek art niyetini sürdürmektedir.

ABD hem Türkiye nazarında, hem de Nato ülkeleri arasında tamamen etkinliğini ve itibarını kaybetmiş bulunuyor. Yeni başkan seçilen Trunp’ta aynı konuda takip edilen politikanın yanlışlığından söz etmektedir.

Suriye konusunda nerede konferans toplantıları düzenlense Rusya, İran ve Türkiye ABD’nin bu toplantılarda yer almasını istemedikleri açıkça görülüyor. 23 Ocak’ta Astana’da ve Helsinki’de yapılacak Suriye konferansında ABD’ye nasıl bir rol düşecek göreceğiz. Şu bir gerçek ki ABD Suriye’de ateş kesin olmasını ve Irak’ta suların durulmasını istemiyor.

Yanlış politika içine düşmüş olan ABD’ye karşı Rusya ve Türkiye’nin aldığı tavır karşısında alınganlık gösteren Dışişleri sözcü yardımcısı Toner Astana’da yapılacak konferansa resmen davet edilmediklerini söyleyerek kırgın oldukların ifade eder gibi bir tavır içinde olmuştur. Suriye’de yaşanan toz-dumanlı gelişmelerden dolayı ABD-Türkiye ilişkileri adeta Arap saçına dönmüş bulunuyor.

Suriyeli sığınmacılarla ilgili temel insanı konuların görüşülmesi için Birleşmiş Milletlerin 23-24 Ocak’ta Helsinki’de düzenlediği konferans tarihinin Astana’da yapılacak toplantıyla aynı tarihe rastlaması bakalım bu çakışma nasıl giderilecek. Diğer yandan Esad Astana’da silah bırakan muhaliflerin affedilmesi dahil her konuyu görüşebileceklerini açıklaması toplantının olumlu geçeceğin işaret etmektedir.

ABD Suriye konusunda düzenlenecek konferanslara PKK’nın uzantısı PYD’nin de dahil edilmesini istiyor. Buna karşı çıkan Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu “ABD, o zaman DEAŞ’ı da, El Nusra’yı da davet etsin. Öyle saçmalıklar olurmu?” diyerek bu toplantıya sadece ABD’nin teklif edilebileceğini belirtti.

ABD dost ve müttefik ülke olarak Türkiye düşmanı terör örgütlerine silah ve askeri malzeme yardımında bulunması Türk milletinin tepkisine neden olmuştur. Bu soğukluğun giderilmesi Obama’dan görevi 20 Ocak’ta devralacak olan yeni başkan Trump’un tutumuna bağlıdır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.