DARBECİLER HESAP VERİYOR

15 Temmuz darbesini yapmaya kalkışan generaller, subaylar ve astsubaylar ne acı ki devletin uçağını, tankını ve silahını kullanarak kendi halkını katletmeye kalkışmışlardır. Bu güruhun yaptığını ancak bir düşman askeri yapabilirdi Fethullah Gülen denilen Türkiye düşmanının lideri olduğu FETÖ terör örgütüne mensup bu hainler, alçaklar ve şerefsizler bugün adalet huzurunda yaptıkları ihanetin hesabını veriyorlar.

Başarısızlıkla sonuçlanan bu darbe saldırısının olanlarını izleyince yapılanların son derece acımasız ve korkusuz olduğu görülüyor. Darbeci askerlerin saldırısına karşı koyan sivil vatandaşlardan 240’ı şehit oldu, 535’i de yaralandı.

Darbecilerin öncelikle başvurdukları yöntem; toplumu korkutmak ve sindirmek üzerine kurgulanmıştı. Siyasetten, ekonomiden ve yönetim bilgisinden habersiz ve birer cahil olan satılmış general ve subayların her on yılda bir silah gücüyle iktidarları alaşağı edip idareye el koyma hastalığı bu seferde FETÖ terör örgütü mensubu olarak nüksetmiştir. Askerlerin bu oldubitti mantığıyla yapmaya kalkıştıkları darbeler hem toplumu canından usandırmış, hem de ülkeyi yıllarca geri bırakmıştır. General ve subay ve Astsubay kesiminde siyasi iktidarlara karşı var olan bu kompleks hastalığı pek de yeni değildir. Atatürk’ün vefatından sonra geçen yıllarda sık sık tekrarladıklarını görüyoruz. Bundan dolayıdır ki birçok vatandaşın her yönden uğradığı zararların boyutunu tahmin etmek oldukça güçtür.

Her darbeden sonra seçilmiş iktidarı alaşağı edip, ülke yönetimini ele geçiren askerlerin cebirle şiddetle nasıl zoraki imkanlar elde ettiklerini az çok biliyoruz. Bunlar dış siyasetten tutunda, ekonomiden ve yerel yönetim tecrübesinden ve bilgisinden yoksun oldukları halde kendilerini Hariciyeci, Vali ve Belediye başkanı olarak tayin etmişlerdir.

Başarısızlıkla sonuçlanan 15 Temmuz darbesinden öncede her 10 yılda bir darbe yapılmış olması ülkeye ne büyük zararlar verdiğini sanırım bilmeyenimiz yok gibidir.

27 Mayıs darbesi diğer darbelere nazaran daha kanlı ve yıkıcı olmasına rağmen darbeyi yapan general ve subaylardan bugün yeterince hesap sorulmuş değildir. 27 Mayıs darbesinin unutulmayan en acı olanı Başbakan Adnan Menderes’le birlikte iki değerli bakanının darağacında idam edilmiş olmalarıdır.

12 Eylül darbesinin hesabı sorulmak istenmişse de mahkeme salonunda mağdurlar, vekiller ve müdahiller olduğu halde, sanık sandalyelerinde hiç kimse yoktu. Darbe suçlusu olarak sadece yaşları 90’nın üzerinde olan Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya bulunmaktaydı. Onlarda hasta odasından telekonferans sistemiyle hakim karşısına çıkarılmıştır. Burada gerçek olan bir husus varsa oda 6 kere gittim,7 kere geldim diyen Süleyman Demirel’in dikkate alınmamış olmasıydı. Kısaca ifade etmek gerekirse her 10 yılda bir yapılan darbeler Demirel için bir nimet, CHP içinse bir fırsat kapısı olduğunu söylememiz mümkündür. .

15 Temmuz darbesinin en çok üzücü yanı Nato teşkilatı ili elçiliklerde çalışan general ve subayların resmi üniforma altında yabancı ülkelere iltica etmiş olmalarıdır. Türk Ordusunun geçmişinde değil bir rütbeli general ve subay, bir er bile dış ülkelere iltica etmiş olsa onu nefretle karşılar, ihanetle suçlardık. Demek ki Fethullah Gülen denilen din tüccarı hokkabaz bu şerefsizlerin beyinlerini öyle yıkamış olacak ki her birini vatanlarını satacak, milletine saldıracak robotlar haline getirmiştir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.