Zombiler aramızda

Herkes bilir ama bilmeyenler için söyleyeyim. Zombi, "yürüyen ölü" anlamına da gelmektedir. Herhangi bir isteği olmayan, hissiz, sadece tek bir amaç için yeryüzünde dolaşan ( canlıları yemek, hastalık bulaştırmak, kendilerine benzetmek vb. ) ve kafalarından vurulduklarında zombilikleri de son bulan bir tür parazitlik halidir. Daha ayrıntılı bilgi için https://tr.wikipedia.org/wiki/Zombibağlantısını kullanabilirsiniz.

Peki şimdi diyeceksiniz, konu neden zombiye geldi. Şöyle ki, etrafımızda git gide bu tür çoğalıyor ve bizi de kendilerine benzetmek istiyorlar. Okumayan kişilerden, düşünmeden hareket edenlere, başkasının hakkına tecavüz edenden, aracı koyması gereken yeri bilmeyene, toplu olarak hareket edilen, yaşanılan yerlerde tuvaletleri, asansörü, oturakları, masaları, bilgisayarları kullanamayanlara, yerlere tükürenlerden, araçlarından dışarı çöp atanlara, her bedava dağıtılana ihtiyacı olmasa bile görmemiş gibi saldırandan, yoldaki yardıma muhtaç insana, hayvana bedava yardım etmeyene, engelliye, kadına, çocuğa, yaşlıya saygı duymayandan, girdiği bir yerdeki görevliden saygı bekleyip " sen benim kim olduğumu biliyor musun?" diye çıkışanlara kadar ve daha sayamadığım ama aklınıza gelen tüm benzeri durumlara ait zombiler. Onlarla birlikte yaşadıkça kimilerimiz de ister istemez benzemeye başlıyor onlara ve toplum adına sağlıklı hiçbir şey kalmıyor ortada. Bunun aksi olanlar da var elbet. Yani zombi olmayan, insan olanlar. Ancak toplum olarak şu dönemde o kadar gergin, tedirgin, üzgün, korkulu, endişeliyiz ki, umursamaz zombileri görünce bir çıkış yolu bulmuş labirentteki fare gibi oraya yöneliyoruz. Zira sorsanız, her şey mükemmel, güllük gülistanlık, bir el yağda bir el balda. ooooh, keyifler gıcır. E insanoğlu doğruların üzerini kapatmak için çok kolay bahane bulabilir. Doğruyu yapmamak için de, vicdanını susturmak için de. Sonuç itibariyle de şuanki halimize bürünmüş bulunmaktayız milletçe. Hatta zombilere çok uygun bir şarkı geldi aklıma şuan, 90'larda MFÖ'nün söylediği bir şarkıdan alıntı: " Ne yapmalı? ne etmeli?bir oyunbazlık, bir şeytanlık." (şarkı adı: Ali Desidero).

Durum tam da bu şekilde. Dur demek içinse bilinçli, doğruları korkmadan savunan ve gerçekleştiren, okuyan, araştıran, gezen, yargılayan, düşünen, hakkını savunan, sürüye uymayan insanlara ihtiyaç hızla artmakta. Unutmayın ki, sustukça sıra size mutlaka gelecektir. Bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılıkla hiçbir yere varamayız, vardığımız yerde de yaşayamayız.

Toplumu bozan zombiler karşı, ki bu her kesimden ve konumdan olmak üzere, yani aile içinden komşuya, çalışandan yöneticiye kadar herkese karşı, dikkatli olmalı, izin vermemeli, doğruya yönlendirmeli, yıkıcı etkisini arttırmasını engellemeliyiz. Yoksa ne çocuklarımızın iyi bir geleceği olur, ne bizlerin ve sizlerin güzel bir hayatı olur, ne de örfümüz adetimiz yeryüzünde barınabilir. Özü olmayanın, sözü de olmaz.

Daha yaşanılır bir toplum ve çevre için, düzelmemiz, düzeltmemiz şart. Ha diyeceksiniz ki bu gücü nereden bulacağız? Unutmayın ki, "Muhtaç olduğunuz kudret, damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Ziyagil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.