TÜRKİYE ÖLÜM TEHLİKESİNDEDİR, AMA BATMAYACAKTIR !!

Yunan ordusu, 23 Ağustos 1921 günü sabaha karşı saldırıya geçti.

Constantine, Savaş parolasını ‘’Ankara’’ya diye belirlemiş ve ‘’İngiliz istihbarat subaylarını daha şimdiden, Mustafa Kemal’in şehrinde , Ankara’da zafer yemeğine çağırmıştı’’ Constantine, Gelişkin silahlarına, mükemmel donanımına ve arkasındaki ‘’büyük güce’’, İngiltere’ye güveniyordu.

Mustafa Kemal ise; sayısı az, donanımı eksik ve esas gücünü inanç ve kararlılığın oluşturduğu ‘’yoksul’’ ordusuyla, düşmanı bekliyordu.

Karargah olarak kullandığı bina, Alagöz köyünde Ali Çavuş adlı köylüye ait, yarım kalmış kerpiç bir evdi. ‘’Kara giysili Karadenizli koruyucularını’’ bile cepheye sürmüştü.

Rütbelerini Erzurum’da çıkardığı ve Meclis de kendisine ‘’resmi bir rütbe vermediği için’’ sırtında bir er üniforması vardı. Akciğeri için sakıncalı olmasına karşın, göğsünü sargılatmış, cepheden ayrılmıyordu. Savaşı, ‘’geceli gündüzlü hiç ara vermeden bizzat yönetti ve 22 gün boyunca hiçbir gece düzenli uyumadı.

Sakarya Savaşı, 100 kilometrelik bir cephe üzerinde gelişen, sözcüğün gerçek anlamıyla tam bir meydan savaşıydı.

Başladığı 23 Ağustos’tan 13 Eylül’e dek, 22 gün sıradışı bir şiddetle sürdürüldü.

Yunanlılar, Türklere karşı duydukları kinle ve varsıl bir ülkeyi ele geçirmek için ; Türklerse, yüzyıllarca uyruk yapıp içlerinde yaşattıkları Rum ihanetine duydukları öfkeyle, vatanlarını savunmak için savaşıyordu.

Yunan Ordusunun önemli bir bölümünü oluşturan Osmanlı uyruğu ‘’yerli’’ Rumlar, savaşı yitirdiklerinde ‘’vatan haini’’ sayılacaklarını ve ‘’Helen İmparatorluğu’’ kurmak yerine, varsıllıklarını borçlu oldukları Anadolu’yu tümden yitireceklerini biliyordu. Bu yüzden büyük dirençle savaşıyorlardı.

Mustafa Kemal, Sakarya Savaşı’nı Nutuk’ta, ‘’ dünya tarihinde örneği pek az olan, Büyük ve Kanlı Sakarya Savaşı’’ diye tanımlar.

‘’Orduya ve Millete’’ başlığıyla yayınladığı bildiride; ‘’Türk milletinin bütün bireylerini, ‘’köyde, kentte, evinde, tarlasında’’ bulunan herkesi, ‘’kendini silahla vuruşan savaşçı gibi görevli bilerek ve bütün varlığıyla’’ savaşmaya çağırdı.

‘’Türkiye ölüm tehlikesindedir, ama batmayacaktır’’ ; ‘’Düşman ordusunu, anayurdumuzun harimi ismetinde (kutsal bağrında) boğarak istikbalimize kavuşacağız’’ diyordu.

Anadolu’yu kurtaramazsa, ‘’herkesle birlikte ölecekti’’

Sakarya Savaşı önemliydi.

‘’Her parça toprak, üzerine basılan her yer savunulacaktır’’ diyordu.

Yirmi iki gün, yirmi iki gece süren Sakarya Savaşı, ‘’Bir gün Farkla’’ dünyanın gördüğü ‘’en uzun’’ meydan savaşıydı.

Ezilen ulusların ‘’özgürlüksever halkları’’, Türk halkına duyduğu yakınlığı, Ankara’ya gönderdikleri kutlama telgraflarıyla gösteriyordu.

Ankara halkı, ‘’büyük bir sevinç içindeydi. ’’ Eşyalarını toplamış, ‘’top seslerini duyarak’’ doğuya göçmeye hazırlanmıştı. Artık güvende ve Mustafa Kemal’e ‘’sonsuz bir şükran duygusu içindeydi’’

Mustafa Kemal’de aynı duyguları çok güvendiği Türk halkı için taşıyordu....

................................

İşte böylesine zorluklarla kazanılmış bu ülke. Okurken her satırında içinizi acıtan, göz yaşları içinde, sorumluluğunuzu kabartan, keşkelerinizi artıran ama umudunuzu kamçılayan bir zafer. Böylesine net ve güzel türkçeyle yazdığı bu önemli kitapları büyük emekler vererek bize kazandıran Metin Aydoğan hocama şükranlarımı sunuyorum.

Eminim ki tarihimizi bu şekilde anlatan, kitaplar ne kadar çok okunursa milletin ‘’Ulus olma bilinci’’ yeniden yeşerecektir.

Çare Atatürk İlke ve Devrimleridir...

Bir an önce gaflet uykusundan uyanmayı, içimizde ki işbirlikçileri, iç ve dış düşmanları bir an önce farketmeyi, mücadele etmek için sen ben demeden birlik olmayı diliyorum.

Şehitlerimizin kanıyla, Atamızın canıyla kurduğu bu ülkeye düşman ayağı değmesin.

Kaynak:Metin Aydoğan - MUSTAFA KEMAL VE KURTULUŞ SAVAŞI

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.