KARİYER VE İŞ TATMİNİ İLİŞKİSİ

Her geçen gün hızla gelişen dünya da pazarlardaki rekabetin güçlü olması işletmelerin güçlü olmasına bağlıdır. İşletmelerin güçlü olabilmesi için insan kaynağı kıymet arz etmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda iş tatminin önemi ortaya çıkmıştır.

Örgütte çalışma arkadaşları, kariyer, eğitim, mekan, sosyal olanaklar ve bu gibi unsurlar iş tatmini etkilemektedir. Bahsi geçen unsurlardan kariyer konusunu biraz daha açmak istiyorum. Örgütler pazar paylarını genişletmek, karlılığını arttırmak ve istikrarı sağlamak için başarılı bir yönetime sahip olmalıdırlar. Başarıyı kazanabilmek için çalışanların performans değerlendirmeleri sonrasında belirli sonuçları beraberinde getirdiğini biliyoruz. Performans değerlendirmeleri ve ihtiyaç analizleri sonucu belirlenen eğitim ihtiyacına istinaden eğitimler düzenlenir. Eğitimlerin sonunda mesleki gelişimi tamamlamış çalışanlar kariyer yolunda ilerleme beklerler. “Terfi, yapılan işten elde edilen maddi geliri arttırılmasının yanında, işgörenin sosyal statüsünü yükseltmekte, toplum içindeki yerini olumlu yönde değişmektedir. Bu yüzden işgörenler, çalıştıkları işlerinde yükselme olanaklar da istemektedirler. Yükselme arzusu olan kişiler, ilerleme imkanı buldukları işten üst düzeyde tatmin olmaktadırlar. Her düzeydeki iş görenin başarılı olması halinde yükselme imkan bulması, yaptığı işteki tatminini arttıracaktır. İşletmedeki tüm terfi kademeleri dolu ise, işgören başarılı olsa dahi yükselme imkan bulamayacaksa kişinin giderek iş tatmini azalacaktır. İş tatminin azalmasıyla birlikte motivasyon düşüklüğü yaşanacak ve bu durum işletmesinin büyümesini olumsuz etkileyecektir.

Örgütlerde terfilerin yapılmaması ile çalışanların kariyer yolunun tıkanması baş gösterir. Tatminsizliğin temel sorunlarının başında adil olmayan atamalar gelmektedir. Adil olmayan, liyakatızedeleyiciyi atamaların oluşturduğu yönetimlerde örgüt kültürü bozulmaya gider. Örgüte olan inanç ve aidiyet duygusu zedelenir. Ücret bu konuda yeterli bir unsur değildir. Çalışanlar iş tatminsizliğinden dolayı yeni ortamlar aramaya başlarlar. Beyin göçü dediğimiz bu olay örgütleri etkiler. Bu etkilenme ilk zamanlarda hissedilmeyebilir fakat ilerleyen dönemlerde mutlaka hissedilecektir.

Kamu kurumlarında farklı statülerin oluşturduğu personel yapısında bu durum çok daha fazla hissedilmektedir. Örneğin belediyelerde memur, işçi, sözleşmeli personel ve taşeron statüleri bulunmaktadır. Bu statülerin her birinde ücret ve sosyal haklar farklıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 2. Maddesinin C bendinde “ Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır.” İbaresi yer almaktadır. Diğer statüdeki çalışanlara bu haklar verilmemiştir. Bu nedenle iş tatminsizlik oranı belediyelerde çok yüksektir. Özellikle öğrenim seviyesi yüksek, kendini mesleki anlamda geliştirmiş çalışanlar bu konuda demotivedirler. Kamu çalışanlarının çalışma koşullarının yeniden düzenlenmesi ve 2002 yılından günümüze sürekli bahsi geçen Kamu Personel Reformunun bir an önce uygulamaya geçirilmesini diliyoruz. Böylelikle kamuda insan kaynakları yönetimi bir adım daha atacak ve profesyonelanlamda ilerleme kaydedecektir. Bu da örgütlerin daha etkin ve verimli çalışmasını sağlayacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birsen Yener Aydın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.