Çanakkale "İman varsa imkanda vardır" diyenlerin zaferidir.

Çanakkale zaferinin 104 Yılının idrak ediyoruz. Çanakkale Savaşı; Çanakkale yarımadasında 1 Dünya savaşı içinde yer alan, (3 Kasım 1914 – 9 Ocak 1916) 1.Balkan Harbinde alınan ağır yenilginin ardından Osmanlı İmparatorluğu ile haçlı ordusunu temsil eden İtilaf Devletleri arasında geçen deniz, hava ve kara muharebesidir.

Çanakkale savaşı; yok olamaya yüz tutmuş bir milletin küllerinden yeniden dirilişinin zaferidir. Topla tankla tüfekle değil, kazmayla kürekle, bütünleşmiş imanlı yüreklerin zaferidir.Yüreği yaralı anaların eli kınalı gelinlerin duasıdır.

Çanakkale ise; yokluk, yoksulluk, açlık ve sefalet içinde kıvranan bir milletin dünyanın en büyük donanmasına karşı kahramanlık destanının yazıldığı yerdir.18 Mart 1915 günü Mehmetçiğin kesin zaferinin tescillendiği mekandır. Vatan kalbinin attığı, istiklal uğrunda, namus yolunda can veren Mehmed'in mübarek kanını kattığı, bir harbin sonunda bütün milletin, Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Çanakkale savaşı; İşgalci emperyalist güçlerin tüm vahşetine rağmen ekmeğini düşmanıyla paylaşan, yaralı düşmanını omuzlayarak ölümden kurtaran, kan, kin, şiddet ve nefretin ortasında; savaşırken bile yaşamaktan çok yaşatmayı arzu eden Mehmetçiğin bütün dünyaya medeniyet ve insanlık dersinin verildiği bir savaş olması açısından önemlidir.

Aradan bir asır geçmesine rağmen Çanakkale de hayatlarını kaybeden İtilaf devletlerinin askerleri ile şehitlerimiz koyun koyuna yatmakta O günkü İtilaf devletlerinin halkları tarafından bile Çanakkale muharebesinin anıları hala yaşatılmaktadır.

Bilindiği üzere öteden beri haçlı zihniyeti İstanbul'u fethetme ve Anadolu'nun içlerine uzanmahayaliyle yaşamıştır. 8 Ekim 1912 - 30 Mayıs 1913 tarihleri arasında Bulgar,Sırp,Yunan ve Karadağ Krallıklarından oluşan Balkan Birlikleri ile Osmanlı İmparatorluğu arsında geçen 1 Balkan savaşında Osmanlı imparatorluğu Balkanlarda bulunan topraklarının çoğunu, yüz binlerce askerini, top ve cephane stoklarını kaybetmiştir.

Hayallerine ulaşmak için 1 Balkan bozgununu fırsat bilen Haçlı orduları Osmanlı İmparatorluğunun tepesine karabasan gibi çökmüşlerdir. Ancak; konumu, durumu, şartları ve sonucu itibariyle kazanılması mümkün görünmeyen bir savaşı "iman varsa imkan da vardır" inancıyla kahraman askerlerimiz İtilaf devletlerinin rüyalarını kâbusa çevirmiştir.

Çanakkale Şairi Mehmet Akif Ersoy: Çanakkale savaşını Bedir savaşına, Çanakkale kahramanlarını da Bedir aslanlarına benzetmiştir. Çünkü Bedirde Hz. Muhammed (SAV) ve O’nun ashabı çarpıştı.

Çanakkale’de ise ismini ve imanını ondan alan Mehmetçik. Yine Bedirde düşmanın galibiyeti mukadder olsaydı, İslam’ın ocağı Medine düşecek, İslam daha doğmadan kaynağında boğulacaktı.

Çanakkale’ye saldıran haçlı orduları muvaffak olsaydı, İstanbul düşecek, hicazın yolu istilacılara açılacak, Anadolu’dan başlayan istila harekâtı bütün mukaddes toprakları kuşatacaktı. Bunun için Çanakkale'de Allah'ın yardım ve inayeti Mehmetçiğe ulaşmış, Peygamberde onlara aguşunu açmıştır.

İngiliz ordu kumandanı Orgeneral Hamilton; "Bizi Türklerin maddi gücü değil, manevi gücü yıkmıştır.. Çünkü onların bir atım barutu bile kalmamıştı. Fakat biz onlara gökten inerek yardım eden güçleri müşahede ettik!.." Ve İngiltere Başbakanı da, "Biz Çanakkale’de Türklerle savaşmadık, Tanrı ile savaştık!" Derken, bu gerçeği vurgulamışlardır.

Zira savaşın en kızgın ve umutların tükenmeye yüz tuttuğu bir anda Allah'ın yardımı ve Peygamberimizin ruhaniyeti tecelli etmeseydi; Seyit Onbaşı’nın tek başına 276 kiloluk top mermisini kaldırıp,namluya sürmesini hangi insan gücüyle izah edebiliriz?

Manevi bir yardım gelmese Cevat Paşa'nın (Çobanlı) 18 Mart’ta 1915 günü 26 mayını kıyıya paralel olarak döşeme” emrini vermesinin ardından dünyanın en büyük donanmasını bozguna uğratarak kazandığımız deniz zaferini hangi deniz gücümüzle kazandığımızı iddia edebiliriz?

Milletler vatan adı verilen toprak parçası üzerinde yaşasalar: Ancak her toprak parçası vatandeğildir. Uğrunda can verilmeden vatan, vatan edinilmeden millet, millet olmadan devlet kurulamaz.

Vatan bir milletin varlığının hür ve bağımsızlığının işaretidir. Din ırz, namus, şan, şeref, bayrak, hürriyet ve bağımsızlık gibi kavramlar ancak vatan sayesinde korunabilir. Onun için vatanı sevmek imandan sayılmıştır.Vatanı için can verenler ölümsüzleşmiştir.

MUSTAFA KIR

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.