YORGAN GİTTİ KAVGA BİTTİ

Bu köşede çok zaman siyaset konularına yer vermem benin Belediye Başkanlığından geliyor olmamdan olsa gerektir. Ekseri olarak da CHP’den sıkça söz etmem belki bu partiye mensup tanıdık ve dostlarımın hoşuna gitmeyebilir. Son günlerde bu partinin meclis de yaşanan gerginliğin yaşanmasında payının olması kamuoyunun tepkisine neden olmuştur.

CHP Anayasanın meclisten geçmesini engellemek için son dakikaya kadar elinden ne geliyorsa yapmıştır. Birde buna 1 dakika ayakta durma eylemi ekledi. Türkiye genelinde “Ayağa kalkıyoruz” sloganıyla 1 dakikalık ayağa kalkma eylem çağrısı ne getirip, ne götürdüğünü zaman gösterecektir. Meclis de Anayasa maddelerinin görüşüldüğü sırada parti grubu olarak topluca ayağa kalkarak 1 dakikalık ayakta kalarak eylem yapmaları millet tarafından komik karşılanmıştır. Ülkenin ana muhalefet partisi olarak CHP’den beklentisi elbette ki bu çeşit eylemler olmasa gerektir. Toplumun acil çözüm bekleyen sorunları üzerinde fikir üretmesi projeler hazırlayıp milletin huzuruna çıkması daha doğru olmazmı?

Bir partiye yön veren artı puan kazandıran şüphesiz ki partinin başındaki genel başkanıdır. Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar olumlu bir siyaset izlediğine tanık olmadık. Önemli meclis oturumlarında milletvekillerini tahrik ederek kavga çıkmasına neden olmakta. Meclis de milletin dikkat kesildiği ciddi bir konu görüşülürken durup dururken ayakta 1 dakikalık eylemin aslı nedir.

CHP 28 Şubat döneminde de aynı yöntemi uygulayarak “Sürekli Aydınlık İçin Yurttaş Girişimi” adı altında lambalar gece 1 dakika yakılıp, söndürüldü balkonlara çıkılıp tencere, tava çalındı, düdükler öttürüldü. CHP 20 yıl önce yaptığı eylemin aynısı yine bugün tekrar etmesi ana muhalefet partisi konumuna yakışmıyor. CHP bu çeşit eylemler düzenleyerek kısır çekişmeler içine girdiğinden olsa gerek bir arpa boyu yol alamadığı gibi oy yüzdesinde artıramıyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde Anayasanın görüşmeleri sırasında kürsüyü tahrip ederek meclisin altını üstüne getirerek saldırdığı milletvekillerinin burnunu kırarak, bacağını ısırarak muhalefet yapılmaz ki. Bu yapılanları üzüntüyle izleyen millet bunun adına yapıcı muhalefet demiyor. Meclis oturumlarında grup başkanları başta olmak üzere her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Parti olarak hop oturup hop kalkıyorlar. Kusura bakmasınlar da yaptıkları bir tiyatro sahnesinden farksız değil. Çıkarılan kavgada bir milletvekilinin, diğer bir milletvekilinin burnunu kırması, bacağını ısırması ne demektir. Kamuoyunda üzüntüyle karşılanan bu hareketin üzerini örtmek için çeşitli savunmalarda bulundular. Fakat AK Parti meclisin asaletine yakışmayan bu olayı önce Adli Tıp Kurumu’na taşıyarak insan ısırığı olduğuna dair rapor aldı, sonra da konuyu savcılığa intikal ettirdi.

Şu son günde bir de meclis kürsüsü önünde kadınlar saç-saça, baş-başa kavgaya ederek birbirine girdi. Bu kavgaya neden olan da CHP’den ihraç edilmiş olan bağımsız kadın milletvekili Nazlı Aka’dır. Buda kendisini kürsünün mikrofonuna kilitleyerek aklınca ucuz eylem işgüzarlığında bulundu. Bu kadının eylem nedeni yeniden CHP’ye dönmek için göze girme eylemiydi. Meclis de kavgalar, hakaretler, kırıp-dökmeler bir yana nihayet Anayasa yeterli oyla genel kurulda kabul edilerek meclisten geçti. Sizin anlayacağınız böylece yorgan gitti kavga bitti dersek yeri var.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.