KARTAL KAFESTE BESLENMEZ

Kuşatma... Kuşatma... Kuşatma... Her tarafımızdan, içeriden ve dışarıdan. Yüz yıllık planlarını, hayallerini ve ideallerini gerçekleştirmek ve bu topraklara hükmetmek için her türlü oyunları, her türlü pisliği, her türlü kalleşlik ve çakallığı yapacaklar. Unutmayalım ki; Haçlılar ve Siyonistler ittifak halindeler... Bu ittifakın lideri Amerika Birleşik Devletleri... Neler mi yapıyorlar? ABD liderliğindeki bu ittifak mensupları, Türkiye'nin güneyinde; Marksist/Leninist, dinsiz/ imansız, Kürt görünümlü ama Kürtlere de düşman, Haçlılara ve Siyonistlere hizmet edecek bir PKK devleti kurmak istiyorlar...

Kürtlere değil... PKK'ya devlet kurmak istiyorlar...

Ortadoğu'da haritaları değiştirmek istiyorlar.... Bu coğrafyada küçük küçük şehir devletleri oluşsun arzusundalar... Tabii ki aralarında Hristiyan devletçikler de olsun amacındalar...

Türkiye'den de toprak talep ediyorlar. Hatta mümkünse Türkiye'yi olduğu gibi yutmak istiyorlar...

Türkiye'yi kuşatmak istiyorlar.

Arap dünyası ve coğrafyası ile aramıza bu PKK devletini sokmak derdindeler... Nihai hedef... Büyük İsrail...

Irak 3'e bölündü.

Suriye kaç parça ve kimin belli değil. Bu anlattıklarımın bir bölümü ki, zaten gördüğünüz bir kısmı gerçekleşmiş durumda.

Katar olayının büyük fotoğrafına bakıldığında Türkiye’yi kuşatma politikasının olduğu ortaya çıkıyor mu?

Elbette ülkemiz üzerine malum hesapları yapan odaklar, sevdalarından vazgeçecek değil. Böyle bir şeyi beklemek saflık olur! Peki bu oyun üstüne oyun oynayanlara karşı Türkiye ne yapıyor?

Oyun üstüne oyun oynayanların oyunlarını bozuyor,

Oyunlarını yüzlerine çarparak artık maskelerin düşmesini sağlıyor.

İstedikleri şey Türkiye edilgen olsun. Biz söyleyelim, 3 dakika sonra Türkiye konuşsun. Hemen cevap vermesin. Türkiye kim oluyor da bölgede politika belirliyor, karar veriyor? ‘Türkiye bizi takip et.’ Bu dönemler geçti. Bu bölgenin kaderini yine bu bölgede yaşayanlar belirler. Uzaktan gelenler değil. Bu bölgenin kaderini bu bölgede yaşayanlar belirler, uzaktan gelenler değil. diyor (A.g.g sayfa 14 23/12/2017)

Ellerinde bir oyuncak değil gerçek bir oyuncu olduğunu, BU OYUNDA; BENSİZ HİÇ BİR ŞEY YAPAMAZSINIZ, diyerek masanın en başında olduğunu haykırıyor.

Artık güçsüz, el pence divan duran, her istediklerini yerine getiren "EMRET, BÜYÜK ABİ" diyen, KAFESTE BESLENEN BİR KARTAL olmadığını bütün cihana gösterdi.

KARTAL KAFESTE BESLENMEZ. ONA UÇMAK, YÜKSEK BURÇLARA KANAT ÇIRPMAK, SÜRÜNGENLERE PENÇE ATMAK YARAŞIR.

O sürüngenlerin; kan emicilerin, kardeşi kardeşe vurduranların, "sen çalış ben yiyeyim" diyen emperyalist ve faşist zihniyetin, kim olduğunu yada olduklarını gayet iyi biliyoruz.

Bekleyelim, Sabredelim. ZAMANI GELDİĞİNDE BİZ DEĞİL ONLAR DİZ ÇÖKECEK.

Zaman en büyük müfessir. Göreceğiz SABIR. SABIR. SABIR.

Selâm ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Ertekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.