KAYSERİ’DE DEPREM HAZIRLIĞI VAR MI?

Kayseri’nin hemen yakınlarında bulunan Güneşli depremin merkez üssü olduğunu ortaya çıkan artçı depremler göstermektedir. Nitekim geçmişte bu yerleşim yerinde defalarca artçı sarsıntıların olduğu bir gerçektir.

Kayseri’yle ilgili yorumlarda bulunan uzmanlar bölgemizin “İç Anadolu Deformasyon bölgesi” olduğu, aktif fayların “Erciyes Fay Zonu” şeklinde gerçekleşeceğini ifade etmekteler.

Kayseri çevresinde meydana gelen bazı artçı depremleri hafife alıp da bir şey olmaz demek gelecek felaketi küçümsemek demektir. 21 Şubat 1940 tarihinde Kayseri-Develi’de meydana gelen deprem de 35 kişi ölmüş, 22 kişinin de yaralandığı görülmüştür. Ayrıca bu afette 10 binin üzerinde de büyük-küçük hayvan telef olmuştur.

Ben 1999 yılında meydana gelen Marmara depreminde İstanbul’un deprem üssü olarak geçen en tehlikeli semtinde bulunduğum için o günü bizzat yaşadım. Enkaz altında kalmadım, fakat can ve mala zarar veren, insanların ızdırabını ve maddi kayıplarını gözlerimle gördüm.

Bir zamanlar yangına karşı resmi dairelerin özel bir tedbiri vardı. Her dairenin göze çarpan bir köşesinde kırmızı renge boyanmış; içi su ve kum dolu kovalarla, duvarlarda asılı yıkım kancası ve kazma-kürek gibi aletler bulunurdu. Bunların altında da “Yangın aletleri” diye yazardı. Bu gün artık bu tedbirlerin yeterince alınmadığını görüyoruz. Yangın olayı da aynen deprem felaketi gibi insanları aniden yakalayan bir afet olduğu için ona da temas etmeden geçemedim,

Ülkemizin bazı bölgelerinde meydana gelen deprem felaketlerini acısıyla ve kayıplarıyla defalarca yaşadık. Tabiatın ani gelen bu felaketi ülkemizin kaçınılmaz bir gerçeğidir. Doğudan batıya doğru iki fay hattının geçtiğini sanırım bilmeyenimiz yok gibidir. Pekiyi hal böyle olunca sormak gerek depreme karşı resmi kurum olarak, aile ve fert olarak hazırlığımız varmıdır?

Aile olarak evlerimizde bulunan dolaplar ve vitrinler mutlaka duvarlara sabitleştirilmeli. Yatarken her şahsın başucunda bir düdük, yedek pilli radyosu ile el feneri ve cep telefonu mutlaka bulundurulmalı.

Fert olarak alınacak tedbire gelince bir deprem anında panikleyip sağa sola kaçışmadan okullarda öğrenciler, sıra altlarına, evlerde ise banyo, tuvalet ve ışıklık gibi küçük alanlı mekanları tercih edilmelidir. Bir diğer husus da bilhassa başı korumak için masa gibi eşyaların altına saklanmalı.

Deprem konusunda geçmiş de sohbet ettiğimiz Kocasinan eski Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Haspaylan “ Çok katlı binalarda insanlar aşağı doğru kaçmak yerine çatıya doğru kaçmaları daha doğru olur.” Şeklindeki mantıklı açıklaması hiç aklımdan gitmedi. Şehrimizde çok katlı binaların fazlalığı dikkate alındığında bu görüşün yerinde olduğunu düşünüyorum.

Deprem öyle hafif uyarılarla gelen bir afet değildir. Yıkımı saniyeler içinde, bir anda olup-biten bir tabiat olayıdır.

Depreme karşı hazırlığımız aile olarak fert olarak ve resmi kurumlar olarak eksiksiz olmalıdır. Bilhassa bu konuda Belediyelerimize çok önemli görevler düşmektedir. Hazırlığı olanlar yeniden gözden geçirmeli, olmayanlar ise hiç vakit kaybetmeden tedbirini almalıdır…

Birçok insanda var olan deprem ihtimali bizden uzak anlayışı, hiç de doğru bir anlayış değildir. İnsanın tahmin etmediği bazı bölgelerde aniden meydana gelen depremler mutlaka herkes için uyarıcı bir afet olmalıdır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.