AB ve DÜNYA TOHUM PAZARINDA SON DURUM

“AB Tohum ve Bitki Üretim Materyal Pazarına Bir Bakış: Şirketler ve Pazar Payları” başlıklı bu ekonomik belge içeriğinin, Türk okuyucusunca da bilinmesinde yarar vardır.

AB ülkelerinin, 1980’lerde TOHUMCULUK SEKTÖRÜNÜ canlandırmak için öncelikle kendine döllenen bitkilerle çalışan firmaların 25 yıllık bir süreyle desteklenmesi kararı aldıklarına değinilmişti. Başta vergi olmak üzere yapılan yasal düzenlemelerle kredi, bilimsel danışman, uzman, alt yapı ve donanım desteği sağlayan devlet, bu günün firmalarının şekillenmesinde büyük katkı sağlamıştır. Tarımsal üretimin en önde gelen sektörlerinden biri olarak tohumculuk, her ülkede farklı destek bulmuştur.

2012 değerleriyle dünya tohumculuk sektörü yaklaşık 58 milyar US$ ekonomik değere sahiptir. 45 milyar US$’ı ticarete yansıyan bu cironun (12 US$ çiftçinin kendi ürününden edindiği tohumdur) , % 27’si ABD, % 22’si Çin ve % 20’si de AB’ye aittir. Dünya tohumculuk piyasası 2005 - 2012 yıllarında %76 büyürken, AB tohumculuk sektöründeki büyüme % 45’lerde kalmıştır. Tohumculuk sektörünün en güçlü olduğu AB üyesindeki sekiz yıllık değişim, en çarpıcı olarak % 98 artışla Fransa’da ve % 20 küçülme ile Birleşik Krallık’da gözlenmektedir. Fakat Almanya ve İtalya tohumculuk sektörleri, dünya tohumculuk sektörü son sekiz yılda % 76 büyürken, sadece % 13 ve 14’lük büyüme göstermiştir.

AB tohumculuk firmaları ise büyüklüklerine, cirolarına, çalışan sayısına, ürün çeşitliliğine ve tohumculuk faaliyet alanlarına göre büyük dağılım göstermektedir. 7000 civarındaki firmanın % 3’ü Avrupa dışındadır. 50.000’e yakın eleman çalıştıran sektörde yabancı çalışan sayısı 10.000’i bulmaktadır. Topluluğun tohumculuk pazarının %39’u tahıl ve baklagillere, % 26’sı mısır, %14’ü patatese, % 11’i sebze ve geri kalan da şeker pancarı, yağlı ve yem bitkileri tohumluğuna aittir. Topluluğun Polonya ve Romanya gibi yeni üyelerinde 700’ün üzerinde olan firma sayısı Fransa, Almanya gibi eski üyelerde 350 civarındadır. Fransa örneği ile firma büyüklüklerine göre sıralamaya bir göz attığımızda, tohumculuk firmalarının %52’si çok küçük, %15’ü küçük, %15’i orta ve %19’unun da büyük işletme olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan bitki guruplarındaki pazar payında da zaman içinde kaymalar gözlenmiştir. Örneğin Fransa’da 2006 yılından 2014’e kadar şeker pancarı, yağ bitkileri ve sebze tohum pazarı neredeyse ikiye katlanırken, diğer bitki pazar oranlarında büyük değişiklik olmamıştır. Tohum pazarındaki rekabet analizi ise, firmaların el değiştirmeleri, firmalar arasındaki lisans anlaşmaları nedeniyle hiç de kolay görünmemektedir.

Dünya tohumculuk pazarı 1985 yılından günümüze üç kat artmıştır. 45 milyar US$’a ulaşan pazarda son beş yıllık değişime bir göz atıldığında transgenik (GDO) pazar % 22’lik bir artış gösterirken, diğer kategori tohum pazarında ancak % 5’lik bir gelişme izlenmiştir. Biyo teknolojik tohumluğun 2005’lerdeki % 23’lük payı, 2015 yılında 16 milyar US$’la, % 33’lere ulaşmıştır.

AB tohumculuğunun dünya tohumculuğundan çarpıcı farkı, Avrupa’daki 149 000 hektar transgenik mısır ekim alanlarındaki tohumluk pazarında yer almazken, 175 milyon hektar dünya transgenik ekim alanlarında gittikçe artan ölçüde pay almalarıdır. Salt bu amaçla bazı Avrupalı firmalar bitki ıslahı ve tohumculuk birimi merkezini AB dışına taşımıştır. Diğer taraftan birçok AB tohumculuk firması uluslar arası Biyoteknoloji firmaları ile ortaklıklar oluşturmuşlardır. Tohumculuk sektörü cazibesini birçok olayla kanıtlamıştır. Örneğin, Hollanda sebze ıslahçıları tarım sektöründeki en yüksek kar marjını (% 15) yakalamıştır. Tohumculuk geleceği parlak, müthiş bir sektör olma yolunda hızla ilerliyor. Ülkemizde 2006 yılında tohumculuk yasası yürürlüğe geçtikten bugüne kadar geçen 10 yıllık bir sürede 150 milyon US doları ihracat yapmamız bu sektörün ne kadar hızlı ilerlediğini göstermektedir. Önümüzdeki köşe yazımda ülkemizdeki tohum sektöründeki gelişmelerini aktarmaya çalışacağım. Herşey gönlünüzce olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Kadir Kıran - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.