ÇOCUKLAR SİZİN AYNANIZDIR

"Çocuklar büyüklerini dinlemede asla iyi değildirler. Ama onların davranışlarını benimseme ve taklit etmede kusursuzdurlar." James Baldwin'in bu sözü kuşkusuz çok yerinde bir tespit olmuş. Zira çocuklar canları istediği gibi hareket etmeye meyilli oldukları kadar anne babalarının hareketlerini de anında öğrenebilirler. Bu nedenden dolayı da yaptığınız olumsuz bir davranış ileride çocuğun onu gönül rahatlığıyla yapmasına neden olabilir. Küfür, sigara, şiddet, hayvanlara eziyet, maddi nesnelere verilen değerler, kavga etme, sinirlenince kırıp dökme, yemeği beğenmeme, memnuniyetsizlik, teşekkür ya da rica etmemek ve emir vererek konuşmak, yerlere çöp atmak, büyüklere saygı küçüklere sevgi göstermemek bg. daha birçok olumsuz davranışı anne baba başta olmak üzere tüm büyüklerinden gördüklerini harmanlayıp, dünyayı nasıl algılaması gerektiğini kendi istekleriyle de yoğurarak oluştur. Eğer olumsuz örnek çoksa, ileride bunun size de acı bir şekilde yansıyacağından korkmaya başlayabilirsiniz. Eğer ki iyiler ağır basmışsa, bu kez de kötü olanları eleme yetisi gelişecektir. Tabi bazı durumlarda çelişkiye de düşebilir. Bir davranışın iyi mi kötü mü sonuç doğuracağına kolay karar veremeyebilir. Bu nokta da iş büyüklere düşüyor. Doğruyu nasıl seçmesi gerektiğini, sonucunun neler olabileceğini çocuğun anlayacağı yalınlıkta anlatmak gerekiyor.

Çocukların taklit etme ya da benimseme yetilerini en çok etkileyenlerin başında ise ekrandaki izlenceler oluşturuyor. Ekran karşısında ne kadar süre geçirdiği çok önemli. Belki duymuşsunuzdur geçtiğimiz yıllarda Pokemon adlı çizgifilmde yer alan hayvanlara özenen çocuklardan bazıları kendilerinin de uçabileceğine inanıp yüksek yerlerden atlamışlardı. Aynı şekilde filmlerdeki kişilikler de fazlasıyla benimsenmeye yatkınlar. Eli silahlı adamlar, araba kaçırıp banka soyan hırsızlar, kavga dövüş sahneleri, hele ki başrolünde çocukların oynadığı filmlerdeki kişilikler en çok çekiciliği olanlardan. Genelde anne-babalar çocukları uslu dursunlar diye ekranların karşısına oturturlar, yanına da abur cuburu dayarlar, oh mis. Kendi kafaları rahat edecek diye çocukların kafaları karman çorman oluyor. En büyük kötülüklerden birini yaptıklarının ayırdında değiller. Bunu önlemek için izlediklerini özenle seçmeli ve de belirli sürelerde izlemelerine izin verilmeli. Kalan diğer boş sürelerde anne, baba, kardeş ya da arkadaşlarıyla oynamalı, paylaşımda bulunmalı, dışarıya çıkıp üstünü başını kirleterek etrafını keşfetmeli, dünyaya bakış açısını geliştirmeli, yaşına uygun betikleri okumalı ya da okumalısınız. Evde, dışarıda yaptığınız her hareketi çok iyi gözlemliyorlar ve de uyguluyorlar. Sonrasında "aa sen bunu nereden, kimden öğrendin bakayım?" diye çocuğu azarlamanın hiçbir anlamı yok çünkü sizden gördü. Sağlıklı çocuklar için kendinizin de sağlıklı bir yaşam biçimi oluşturması çok önemli. Okumazsanız, okumaz, dinlemezseniz, dinlemez, lütfen demezseniz, o da demez. Siz neyi eksik yaparsanız onlar da onu eksik yapacaktır. Temel taşlarını düzgün yerleştirmezseniz her binanın çökmeye mahkum olduğunu unutmayın. Çocukların gelişimi için temel taşları sizin hal ve hareketleriniz oluşturuyor. Güzel bir bina için masraftan kaçınmadığınız gibi, güzel bir nesil için de özveriden kaçınılmaması gerekiyor. Unutmayın ki bugünün küçükleri yarının büyükleri olacaklar ve idareyi ele alacaklar. Ondan sonra kimleri idare edecek dersiniz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Ziyagil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.