KAHRAMAN (!) MIŞ

Reklama girmesin. Dün saat 11 de bir tv kanalında iki usta gazetecinin gazete manşetleri ve yorumlarını izliyorum. Tam bu esnada tüylerimi diken diken eden asfalyalarımı attıran adeta deliye döndüren bir resim karesini paylaştılar. Resim elleri kelepçeli bir vaziyette adliyedeki duruşmaya getirilen bir ihtilâlcinin resmi. İhtilalcinin altında kot, üstünde beyaz bir tişört. Buraya kadar herşey gayet güzel. Lâkin güzel olmayan ve bu milletin sinir uçlarına dokunan o tişörtün üzerindeki yazı Yazı aynen şu HERO Türkçesi KAHRAMAN Ha onun hemen altında da KAHRAMANLAR ÖLMEZ. Yuh artık. Hemde nasıl bir yuh, yuh ki yuh. Varmı böyle bir aşağılık davranış, Varmı böyle bir Küstahlık, Varmı böyle kahpelik, Varmı böyle yüzsüzlük, Nasıl bir şey bu böyle? kim bu densize bu cüreti, bu fırsatı veriyor. Hadi o hainliğini yapmakla görevli. Ya yanındaki jandarmaya ne demeli. Hadi oda benim gibi ingilizce bilmiyor. Onun başındaki kumandanlara ne demeli? Ya içerideki HAKİM SAVCI BÜROKRAT a ne demeli? bu alçaklara bu hakkı kim veriyor? bırakın artık bu kıyafet jargonunu. Bunları; MAHKEMELERE DONCUK ÇIKARMAK DONCUK DOLAŞTIRMAK DONCUK RESİMLERİNİ ASMAK lazım hatta ve hatta fantazi olsun aşağılansın, yüzleri kızarsın(!) diye RENKLİ İÇ ÇAMAŞIRI RENKLİ DONLAR giydirip alınlarınada bir dönem NURİŞ lakaplı mafya babasının yaptığı gibi birşeyler kazıyıp duruşmalara öyle çıkartalım.(fazla fantazi yaptım galiba) Neyse... Biz gene konumuza dönelim. Aklıma geldi. Sene 1987 Yer Balıkesir Ordu Donatım Komutanlığı Çayırhisar Balıkesir Okuldan yeni mezun olmuş ve biran evvel aradan çıksın diye askerlik yaptığım kutsal şerefli ocak. Vazifem, iki yıllık yüksekokul işletme bölümü ve 10 parmak daktilo bilmem hasebiyle Karargah çavuşu olarak vatan borcumuzu 18 ay boyunca ifa ettiğim en güzel, en mutlu, en huzurlu OCAK. Malum, bizim dönemimizde askerlik yapanlar bilir, evden yada kışladan giden mektuplar açık zarfta gönderilir, zarfın ağzı hiçbir şekilde kapatılmaz. Bunlarında büyük bir kısmı ya karargah çavuşu yani bizim yada o akşam nöbetçi bölük astsubayı tarafından canı isterse rastgele seçilerek okunurdu. Olacak ya işte o gün o mektupların içerisinden nöbetçi astsubay tarafından çekilen bir mektupta ASKER, ASKERİYE ve ASKERLİK ile yazılmış hiçte hoş olmayan yazı ve tasvirler vardı. Konu bölük komutanına intikal etti ve yeni mezun bölük komutanımız teğmen bugün gibi hatırlıyorum akşam yapılan içtimada mektubu yazan acemi eri apar topar karargaha getirtti. Sonra..... Verilen ceza: Madem bu üniformayı sevmiyor beğenmiyor hakaret ediyorsun o halde BİR HAFTA BOYUNCA ALTINDA BİR TEK DON KALACAK ŞEKİLDE YATACAK İÇTİMAYA ÇIKACAK SPORA KATILACAK YEMEĞE GIDECEKSİN şeklinde ceza verildi. Biz bu hergeleleri, bu vatansızları, bu hainleri, bu şerefsizleri, bu kahpeleri artık bu tişörtlerle, takım elbise, ütülü ve kolalı elbiseler ile değil üzerinde BEN BİR VATAN HAİNİYİM yazılı tişörtle görmek istiyoruz. Ayakları prangalı elleri boynundan zincirli üzerinde tek tip renk elbise ile görmek istiyoruz. Acaba çok mu şey istiyoruz. Yoksa diğer fantaziyi mi yapsak?. Tercih sizin? İcraat ise yetkili makam ve kurumların. Selam ve dua ile..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Ertekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.