Zeigarnik Etkisi

Hiç büyük bir işe giriştiğiniz oldu mu? Hani şöyle gözünüzü korkutan türden. Kimisi için bu tüm evi temizlemek, boyamak, taşınmak, kimisi için bir tez yazmak, topluluğa görüşme hazırlamak, yetişmesi gereken bir tasarının bulunması, kimisi için de son sınavlara çalışmak, yap bozu tamamlamak, beste yapmak, resim yapmak, betik bitirmek bg. daha birçoğunu sıralayabiliriz. Eminim, içinizden bazıları büyük ve önemli olan işlere başlamadan önce ilgisiz başka işlerle oyalamaya başlamıştır kendini. Temizlik öncesi dizi izlemek, ödev yapmak yerine odayı toplamaya başlamak, aylık alışverişe çıkmanız gerekirken bir kahve yapıp dergi okumak bg. asıl işin geciktirecek bambaşka eylemlere yönelmek. Sonuç; asıl görevinizi ötelediniz. Neden; çünkü gözünüzde asıl eylemin hep en korkunç yanlarına odaklandınız. O işe nasıl ya da neresinden başlasak bir türlü karar veremediğimizden kalakalıyoruz.

Peki kişi neden hemen olumsuzluklara yönelir? Burada da beyin işin içine giriyor ve sizi en çok etkileyecek olan parçaları size sunuyor, gözünüzün önüne seriyor. Bu durumda yapacağınız işin herhangi bir yerinden başlamak sizi o işi bitirmeye meyilli hale getirecektir. Hele bir başlayın ucundan kıyısından, bakın nasıl da devamı geliyor. İşi küçük parçalara bölüp, küçük başlangıçlar yaparsanız, işin sonunu görmeniz daha kolay olacaktır. Diyelim ki başladınız ancak yarım bıraktınız. Yine beyniniz iş başında burada çünkü yarım kalmış bir işi bitirmediği için rahatsızlık duymaya başlıyor ve sizi er ya da geç o işin başına yeniden götürmenin yollarını size sunmaya başlıyor. Dolayısıyla siz de o işi tamamına erdiriyorsunuz. İşte bu durum "Zeigarnik Etkisi; kişilerin tamamlanmamış veya bölünmüş-kesilmiş şeyleri, tamamlananlara göre daha kolaylıkla hatırladığını ifade eden psikolojik bir kavram (Kaynak:Vikipedi)". Yani bir işi parçalayıp yapmaya başlamak ve sonunda o işi unutmak. Buradaki unutmak, kafanızda artık o işin sorun oluşturmamasıdır. Madem başladım, o halde bitireyim diye söylenmeye başladığınız birçok iş olmuştur bu ana kadar ve de bitirmişsinizdir. Eğer bitmediyse mutlaka ilk fırsatta başına yeniden geçeceksinizdir.

Bu etkiyi dizi izleyenlerde de gözlemleyebiliriz. Haftalık bölümler halinde yayınlanan dizilerin son sahnelerinde genellikle bir gizem oluşturulur ve sonraki haftayı iple çekmenizi sağlarlar. Bu durumda dizinin son sahnesi sizin için yarım kalmış, sonuca bağlanmamış oluyor ve diğer bölümünü beklemeye başlıyorsunuz.

Bu etkinin çıkış noktası ise etkiye adını veren Rus psikolog Bluma Zeigarnik'inViyana'daki bir lokantada garsonların nasıl sipariş aldıklarını incelemesidir. Garsonların aldıkları siparişi masaya getirdiklerinde, o siparişi unutup, yeni aldıkları ve henüz getirmedikleri siparişlere odaklanması, yani yarım kalmış işleri halletmeye koyulması Zeigarnik'in dikkatinden kaçmamış. Buna benzer olarak yıllar sonra Kenneth McGraw ve meslekdaşlarının aynı etkiyi deneyimlemek için birçok katılımcının olduğu bir deneyde herkese zor bir yap bozun parçaları verilmiş ve kısıtlı bir süre sonunda yap bozlar daha bitmeden deney sonlandırılmıştır. Ancak kişilerin çoğu (%90'ı) yap bozu bitirmek için devam etmişler. Çünkü başladıkları işi bitirmeye eğilimli hale gelmişlerdir. Tıpkı bizler gibi, tıpkı yeryüzündeki birçokları gibi.

Gerçekten etkileyici. Yaşamın her alanında gözlemlenebilen ve uygulanabilen bir etki. Ama bir istisnası bulunmakta. O da şu ki, eğer bir işi yapmaya gönüllü ve istekli değilseniz, Zeigarnik Etkisi işe yaramıyor. Bir işi sıkıcı ya da olanaksız görüyorsak kendimizi zorlamıyoruz. Parçalarına dahi ayırmıyoruz. Bu etkiyi iyi kavrayıp uygularsanız eminim birçok işinizi eskisinden daha kolay yapabildiğinizi göreceksiniz. Aile, iş, özel uğraşlarınız bg. her alanda geçerli. İşlerinizin hep güzel sonuçlanması dileğiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Ziyagil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.