Şiddetsiz ( : )

Herşey şiddetin yerini var gücüyle sabra bırakmalı.

El değiştirmemeli, yer değiştirmeli, anlık bir his sahibimiz olmamalı.Bu sadece akıl oyunu olmalı.

Derin nefes çekişiyle, yüreğe değmeli ve son bulmalı.

Şiddet, satranç oyununun piyonudur aslında.Şah çekmek, boşa tehdittir.İçimizde bir sürü şeye hiddetlenebiliriz.Yanlış hamlelerden gelen ataklardan kaçınmalıyız. Ele geçirilmeye çalışılan, bizim kalemiz sevgi olmalı.Sevginin şiddetini piyonların vezire terfi etmesi gibi sevginin huzuruna bırakmalı.

Taki bu piyonları içimizde diğer güçlü yanlarımızla mat edene kadar.

Hepimizin yüreğinde güzel bahçeler varken, kim bu kinli, nefret duygusundaki yüreklerin sahibi, kim bu bahçıvanlar dallarımızı zamansız budamaya çalışanlar, neden çimleri, çiçeklerimizi ezip, ezdirelim.

Her nefes alışın bir nedeni yok mu?

Her gelen mevsimin öncesi ve sonrası bahar değil mi?

Her yavru can, bir gülün tomurcuk hali gibi dikenlerin arasına sığınmış gibi dururken, korurcasına kendini önce içine kapatıpbeklemez mi?Bir cana neşe katan tomurcuğun,günler içerisinde dikenler, kuru dallar,arasından sıyrılıp, bu zamana kadar yaşadıklarını tecrübe sayarsak eğer, bu mevsimde bu aralar kuyulardan atlayıp geldiği yerdeki mücadelesine bir ad verelim mi?

Buna şefkat diyelim.

Yeniden seferine devam etmesini sağlayıp, dikenlerin içinde kalan canın, ne kadar güzel olduğunu görebiliyorsak, gösterebiliriz demektir.

Semalara kaldırınca başını yüreğin dilleniyorsa, çarpıyorsa hafiften rüzgar suretine sakinliğin en güzel halinken, bu kulaklarını tırmalayan gürültü de ne? Bu boğaz yırtarcasına çıkan sesin yarattığı rüzgar soğuk fırtına şiddetinde bir su damlasını buza dönüştüren güç, ateşin karşısında eriyip gideceğini unutmuş mu?

Şiddet şimşek gibidir, hani bir an yanıp sönen gözü alan ışık. Korkar kimimiz, kimimiz ise izlemeyi sever. Bir an tüm karanlığı aydınlatır ya, işte o an sevginin unutulduğu kızgınlık, öfke dolu bir hapı içmiş gibi, etkisi geçene kadar deli bir güçle saldırılır.Çünkü içinden gelen bir güçle isteklerin yığılmıştır. Belki yapamadıkların belki fırsat bulamadıkların, belki sevgisiz kaldığını hissetmenin verdiği belki de kayıplarının peşinde kalan yalnızlığından. Gerekçe sunulmaz şiddete cümlesi bile kurulmamalı.

Şiddetle istemek diye bir cümle var telaffuz edilen. İstediğin yere varmak için “herşey mubahtır”anlaşıyla ilerlemek, sabrı, hoşgörüyü hafızanın en zayıf köşesine atıp, anlayış yolundan uzaklaşmak.Kalbi ve aklı herşeyin dışında tutmaktır.

Tüm bunlara akli delil gerekirse, insan en yakınındaki takvime bakmalı, şimdiye kadar neler yapmış ve karşılığında neler yaşamış. Ne sundu hayat sana, sen sana hediye edilene ne yaptın, nasıl gördün, neler yaşattın. Sen ne hissettin, başına neler geldi? Nedenlerini düşündün mü? Bulamadın değil mi? Bir insan kalbinin kırılmasının bedelini ne sen bilebilirsin ne ben. Ama herkesin sevdiği sevileni vardır. Her seven ve sevilen birbirini koruyup, kollasa şiddetin hiçbir şekline müsaade edilmediğini ve şiddetle hiçbirşeyi elde edemeyeceğini göreceklerdir.

Savaşmayı, savunmak gibi algılar bazıları.Savunmak sadece korunmaktır.Koruyup, kollamak, korunmak.Saldırmak değildir, haksızca, ölçüsüzce, ne dille, nede herhangi bir güçle.Ancak, en güzel savunma yolu, kalbinin aklına eş durduğu yerde olup, dilinle, gözlerinle, bedeninde sabırla kontrol altında tutunabilmektir, inandıklarına.

Şiddetsiz, bir dudak bükmektir, tebessümle sonunda.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dilek Ergen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.