AKP PARTİ HIZLA YENİLENMELİ

AK Parti 15 yıldan beri başarılı hizmetlere imza atmış iktidar partisi olarak düşüşe geçtiğinin söylenmesi son derece üzücüdür. Bu düşüşün sebepleri arasında il teşkilatlarıyla, yerel yönetimler olduğu gösteriliyor. Yapılan eleştirilere bakılacak olursa bazı belediyelerde asfalt çalışmalarından başka bir hizmetin olmadığı ifade ediliyor. Nitekim Türkiye genelinde yerel yönetimlerle ilgili yapılan kamuoyu araştırmalarında AK Parti oylarında ki düşüşün bundan kaynaklandığı gösteriliyor. Nitekim bu duraksamadan rahatsız olan Cumhurbaşkanı Erdoğan bile partide bir metal yorgunluğunun olduğunu ifade ederek bütün teşkilatlarda bir değişikliğe gidilmesini şart koşmuştur. Özellikle İstanbul ve Ankara gibi oy deposu olan illerde AK Parti’nin yüzde 50’nin altına düşmüş olması oy kaybında tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor. AK Parti böyle de ana muhalefet partisi sanki umut veren bir partimi. CHP’de kaset skandalı yüzünden tartışıla gelen genel başkanlık sorunu parti içinde huzursuzluğa neden oluyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan kaset iddianamesinde eski genel başkan Deniz Baykal’ın FETÖ örgü tarafından hazırlanan kasetle nasıl görevden uzaklaştırıldığı; yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasıl getirildiği delillerle anlatılmakta. Bu konuda konuşmaktan çekinmeyen partinin tecrübeli üyeleri ve emektarları birer birer partiden dışlanarak partinin temel felsefesi ve kuruluş ilkeleri acımasızca zedelenmiş bulunuyor. Geçmişte parti içi demokrasi diyerek Baykal’ın gitmesini özgürce dile getiren kesimler Kılıçdaroğlu’nun “Sesini çıkaranı kapının önüne korum” tehdidi karşısında seslerini çıkaramaz olmuşlardır. CHP hakkında bunları ifade etmemde ki amaç AK Parti’nin son günlerde kan kaybetmesi karşısında ana muhalefet partisi olarak acaba bir umut olurmu inancıyla alternatif düşünce yapımdan kaynaklanmaktadır.

AK Parti’nin kuruluşundan itibaren taraftar kazanmak için takip ettiği bir stratejik yolu vardı. Fakat şu bir gerçek ki takip edilen bu yol son zamanlarda terk edilmiş olarak karşımıza çıkıyor. Partinin il ve ilçe teşkilatlarında bırakın partili olmayan vatandaşları, partinin kayıtlı üyelerine bile gereken ilgi gösterilmiyor. Bugüne kadar partiyi parti yapan taraftar kitlesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilgisi ve etkisi yüzünden büyüyerek gelmiştir. Parti teşkilatları Cumhurbaşkanın elde ettiği bu önemli krediyi ne yazık ki hovardaca kullanarak bugünkü endişe verici konuma getirmişlerdir. AK Parti gelecek seçimler de şayet oy kaybına uğramış olursa bunun sebebi teşkilatlarda görevli olan bazı kimselerin ne oldum ne buldum kompleksinden kaynaklandığını unutmamak gerekir.

AK Parti’yi parti yapan şüphesiz ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyük hizmet eserlerini halkımızın hizmetine sunmuş olmasıdır. Milletimiz onun bu büyük başarılarından dolayı haklı olarak ona inanmakta ve her seçimde ondan yana tercihini kullanmakta. Hani bizde bir söz vardır bir çiçekle yaz gelmez diye. Bu partinin çeşitli kademelerine seçilerek gelmiş olan herkes en az Cumhurbaşkanı Erdoğan kadar çalışmak ve halka ilgi göstermek zorundadır. Özellikle illerde şikayetlere neden olan halka tepeden bakma hastalığı bir an önce terk edilmeli, partinin kayıtlı üyeleri her türlü etkinlikte hatırlanmalıdır.

AK Parti inanıyorum ki yazımın başlığında da ifade ettiğim gibi bir an önce kompleks hastalığını üzerinden atmalı ve kuruluş yıllarında olduğu gibi tekrar başarılı grafiğine kavuşmalıdır. Bu olumlu tabloyu yakalamak için ana kademeler, gençlik kolları ve kadın kolları “Durmak yok yola devam” sloganında olduğu gibi canla başla çalışmaları gerekmektedir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.