İKTİDAR GÜCÜNÜ SADECE LAİKLİĞİ KORUMAK İSTEYENLERE KARŞI MI KULLANIYOR?

Yılbaşı gecesi Reina’da 39 kişinin hayatını kaybetmesi, 69 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan katliamın ardından İçişleri Bakanlığı’nın resmi twitter adresinden laikliği savunan gençlerin hedef gösterilmesini Başbakan Binali Yıldırım’a sorduk. Hedef gösterilen Halkevi üyelerinden Ayşegül Başar ve Hamit Dışkaya’nın tutuklandığını anımsattık, “Yılbaşı öncesinde bildiri dağıtıp, eylem yaparak halk arasında gerginlik ve provakasyon yaratan kişilere karşı herhangi bir işlem yapmayan iktidar, gücünü yalnızca Cumhuriyet’i ve laikliği korumak isteyenlere karşı mı kullanmaktadır?” diye sordu. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yılbaşı kutlamalarını “gayrimeşru” ilan etmesinin nedeninin de açıklanmasını isteyen Yılmaz, “Diyanet İşleri Başkanlığı sadece bir inanca, bir mezhebe ve hatta bir cemaate ait bir kurum mudur? Değilse laik devlet anlayışı içerisinde tüm inançlara yasa çerçevesinde hizmet sunmakla ödevli değil midir?”

“SALDIRIYLA FARKLI YAŞAM ŞEKİLLERİ HEDEF ALINDI”

Konuyla ilgili verdiği soru önergesinde, Reina katilamıyla toplumun farklı yaşam şekillerinin hedef alındığının değerlendirildiğini vurguladık, “Katliamın öncesindeki birkaç gün Türkiye’nin farklı illerinde ‘Noel bir Hristiyanlık adetidir. Ey Müslüman özüne dön!’ yazılı afişler dağıtılmıştır. Aynı şekilde basının bir kesiminde aynı içerikle yayınlar yapılmış, belli bir inanca ve yaşam tarzına ilişkin ayrıştırıcı, ötekileştirici ve suçlayıcı bir dil kullanılmıştır. Daha da öte giderek Aydın’da yılbaşı kutlamalarını protesto eden bir grup, temsili Noel Baba’nın başına silah dayayarak, bu ayrıştırmayı şiddet unsuru taşıyan bir eyleme dönüştürmüştür”

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı ve 30 Aralık 2016 Cuma günü Türkiye’deki tüm camilerde okunan cuma hutbesinde de yılbaşı kutlamasının “gayrimeşru” olduğunun vurgulandığını anımsattık, “Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, yılbaşı gecesi yaşanan katliamın ardından yaptığı açıklamada ise ‘Yeni yılın ilk saatlerinde savunmasız insanlar üzerine hunharca yapılan silahlı saldırı bütün milletimizi derinden yaralamıştır. Bu bir vahşettir, dehşettir, cinayettir ve katliamdır’ görüşlerini dile getirmiştir”

BİLDİRİ DAĞITANLAR HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILDI MI?

Türkiye’nin farklı illerinde yeni yıl öncesinde vatandaşlar arasında toplumsal kutuplaşma ve provakatif sonuçlar yaratabilecek söz konusu bildiri ve afişleri kim veya kimlerin dağıttığını sorduk, bu bildirileri kaleme alan kişi ve kurumlarla ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının açıklanmasını istedi. Eğer bir işlem yapılmadıysa yılbaşı akşamı yaşanan katliamın ardından söz konusu kişi ve kurumlar hakkında bir soruşturma yapılmasının düşünülüp düşünülmediğini sorduk:

“-Aydın’da temsili Noel Baba’nın başına silah dayayarak, yeni yılı protesto eden gruplar kimlerdir? Bu kişiler hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmadıysa bunun gerekçesi nedir? Farklı illerden de bu konuya benzer nitelikte ilgili emniyet birimlerine iletilen şikayetler var mıdır? Varsa hangi işlemler yapılmıştır?

-31 Aralık 2016 tarihinde Milli Gazete ve diğer bazı basın organlarında yeni yıl değerlendirmeleri eleştiri sınırını aşmış ve ‘halkı kin ve nefrete sevk edecek’ nitelikte ‘Bugün son gün, bu uyarı son uyarı, kutlama!’, ‘Müslüman Allah’a isyan etmez’ başlıkları yer almıştır. Yeni yıl kutlamaları “Allah’a isyan” olarak gösterilmiştir. Söz konusu medya organları hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapıldıysa hangi işlemler gerçekleştirilmiştir? Yapılmadıysa gerekçesi nedir?”

“DİYANET SADECE BİR İNANCA AİT BİR KURUM MUDUR?”

Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tüm camilerde okunan 30 Aralık 2016 tarihli hutbesinde, söz konusu bildiri ve yayınlarla benzer etkiler yaratan, toplumun bir kesimini ayrıştıran ve dışlayan bir dilin egemen olduğunu vurgulayarak, “Diyanet İşleri Başkanlığı sadece bir inanca, bir mezhebe ve hatta bir cemaate ait bir kurum mudur? Değilse laik devlet anlayışı içerisinde tüm inançlara yasa çerçevesinde hizmet sunmakla ödevli değil midir? Farklı inançlardan ve ateistlerden alınan vergiler de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) bütçesinde ödenek olarak kullanılmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yılbaşı kutlamalarını gayrimeşru ilan etmesinin sebebi nedir?” diye sordu.

“İKTİDAR GÜCÜNÜ SADECE LAİKLİĞİ KORUYANLARA MI KULLANIYOR?”

Türkiye’de yaşanan her terör saldırısı sonrasında özellikle sosyal medya kullanıcıları arasında gözaltına alınan kişiler olduğunu anımsatan Yılmaz, önergesinde şu sorulara yer verdi:

“-1 Ocak 2017 tarihinde İçişleri Bakanlığı’nın sosyal medya organı twitter adresinden ‘IŞİD’e ve cihatçılara karşı laikliği savunalım’ diyen bazı gençlerin videosu paylaşılarak, ‘Terörle Mücadele Ekiplerine iletildi. Lütfen gördüğünüz yerde bize ihbar edin’ mesajı paylaşılmıştır. Gelen tepkiler üzerine söz konusu tweet silinmiştir. Bakanlığın resmi sitesinden ‘IŞİD ve cihatçılara karşı laikliği savunalım’ diyen gencin videosunu paylaşıp, suç gören bu anlayış, yılbaşı ve Noel kutlamaları üzerinden toplumsal kutuplaşma ve karşıtlıklar yaratan paylaşımlarla ilgili olarak da herhangi bir duyarlılığa sahip midir?

-Söz konusu sözlerin suç görülüp ihbar edilmesinin istenmesi İçişleri Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde midir? İhbarda bulunan ve sonra bu tweeti kaldıran görevli kimdir? FETÖ, IŞİD ya da başka bir illegal veya cihadist örgütle bağı var mıdır? Bu kişi hakkında soruşturma başlatılmış mıdır?

-Bakanlığın resmi twitter adresinden önce kişileri hedef gösterip, ardından tweet silinmesiyle konunun kapatıldığı mı düşünülmektedir?

-İçişleri Bakanlığı’nın twitter adresi üzerinden hedef gösterilen Halkevleri üyelerinden Ayşegül Başar ile Hamit Dışkaya gözaltına alınmış, ardından halkı kin ve düşmanlığa sevk ettikleri iddiasıyla tutuklanmışlardır. Yılbaşı öncesinde bildiri dağıtıp, eylem yaparak halk arasında gerginlik ve provakasyon yaratan kişilere karşı herhangi bir işlem yapmayan iktidar, gücünü yalnızca Cumhuriyet’i ve laikliği korumak isteyenlere karşı mı kullanmaktadır?”

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Binali YILDIRIM tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Necati YILMAZ

Ankara Milletvekili

İstanbul’un Ortaköy semtindeki Reina adlı gece kulübüne 31 Aralık 2016’yı 1 Ocak 2017’ye bağlayan gece saat 01:15’te giren bir kişi, uzun namlulu silahıyla yılbaşı için eğlenen kalabalığa ateş açmış, olayda 39 kişi hayatını kaybederken, 69 kişi de yaralanmıştır.

Bu saldırı ile toplumun farklı yaşam şekillerinin hedef alındığı değerlendirilmektedir. Katliamın öncesindeki birkaç gün Türkiye’nin farklı illerinde “Noel bir Hristiyanlık adetidir. Ey Müslüman özüne dön!” yazılı afişler dağıtılmıştır. Aynı şekilde basının bir kesiminde aynı içerikle yayınlar yapılmış, belli bir inanca ve yaşam tarzına ilişkin ayrıştırıcı, ötekileştirici ve suçlayıcı bir dil kullanılmıştır. Daha da öte giderek Aydın’da yılbaşı kutlamalarını protesto eden bir grup, temsili Noel Baba’nın başına silah dayayarak, bu ayrıştırmayı şiddet unsuru taşıyan bir eyleme dönüştürmüştür.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı ve 30 Aralık 2016 Cuma günü Türkiye’deki tüm camilerde okunan cuma hutbesinde de yılbaşı kutlamasının “gayrimeşru” olduğu vurgulanmıştır. Hutbede, “Kendini ve yaratılış gayesini unutarak, değerlerimizle örtüşmeyen, insan hayatına katkısı olmayan gayrimeşru tutum ve davranışlar sergilemek bir mümine asla yakışmaz. Yeni bir yılın ilk saatlerinin başka kültürlere, başka dünyalara ait yılbaşı eğlenceleriyle israfa dönüştürülmesi ne kadar da düşündürücüdür. Sevap-günah, hayır-şer konularında muhasebe yapılması gereken saatlerin, emek harcamadan zengin olmak arzusuyla kumar, piyango gibi şans oyunlarıyla heba edilmesi ne kadar da üzücüdür” ifadeleri yer almıştır.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet GÖRMEZ, yılbaşı gecesi yaşanan katliamın ardından yaptığı açıklamada ise “Yeni yılın ilk saatlerinde savunmasız insanlar üzerine hunharca yapılan silahlı saldırı bütün milletimizi derinden yaralamıştır. Bu bir vahşettir, dehşettir, cinayettir ve katliamdır” görüşlerini dile getirmiştir. Bu çerçevede;

Türkiye’nin farklı illerinde yeni yıl öncesinde vatandaşlar arasında toplumsal kutuplaşma ve provakatif sonuçlar yaratabilecek bu bildiri ve afişleri kim veya kimler dağıtmıştır? Bu bildirileri kaleme alan kişi ve kurumlarla ilgili herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Bir soruşturma başlatılmış mıdır? Eğer bir işlem yapılmadıysa yılbaşı akşamı yaşanan katliamın ardından söz konusu kişi ve kurumlar hakkında bir soruşturma yapılması düşünülmekte midir?

Aydın’da temsili Noel Baba’nın başına silah dayayarak, yeni yılı protesto eden gruplar kimlerdir? Bu kişiler hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmadıysa bunun gerekçesi nedir? Farklı illerden de bu konuya benzer nitelikte ilgili emniyet birimlerine iletilen şikayetler var mıdır? Varsa hangi işlemler yapılmıştır?

31 Aralık 2016 tarihinde Milli Gazete ve diğer bazı basın organlarında yeni yıl değerlendirmeleri eleştiri sınırını aşmış ve “halkı kin ve nefrete sevk edecek” nitelikte “Bugün son gün, bu uyarı son uyarı, kutlama!”, “Müslüman Allah’a isyan etmez” başlıkları yer almıştır. Yeni yıl kutlamaları “Allah’a isyan” olarak gösterilmiştir. Söz konusu medya organları hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapıldıysa hangi işlemler gerçekleştirilmiştir? Yapılmadıysa gerekçesi nedir?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tüm camilerde okunan ve içeriği yukarıda belirtilen 30 Aralık 2016 tarihli hutbesinde, söz konusu bildiri ve yayınlarla benzer etkiler yaratan, toplumun bir kesimini ayrıştıran ve dışlayan bir dil egemendir. Diyanet İşleri Başkanlığı sadece bir inanca, bir mezhebe ve hatta bir cemaate ait bir kurum mudur? Değilse laik devlet anlayışı içerisinde tüm inançlara yasa çerçevesinde hizmet sunmakla ödevli değil midir?

Farklı inançlardan ve ateistlerden alınan vergiler de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) bütçesinde ödenek olarak kullanılmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yılbaşı kutlamalarını gayrimeşru ilan etmesinin sebebi nedir?

Ülkemizde yaşanan her terör saldırısı sonrasında özellikle sosyal medya kullanıcıları arasında gözaltına alınan kişiler olmuştur. Son saldırı sonrasında “nefret suçu” işlediği gerekçesiyle hakkında yasal işlem başlatılan kişiler var mıdır? Varsa bu kişilerin sayısı kaçtır?

1 Ocak 2017 tarihinde İçişleri Bakanlığı’nın sosyal medya organı twitter adresinden “IŞİD’e ve cihatçılara karşı laikliği savunalım” diyen bazı gençlerin videosu paylaşılarak, “Terörle Mücadele Ekiplerine iletildi. Lütfen gördüğünüz yerde bize ihbar edin” mesajı paylaşılmıştır. Gelen tepkiler üzerine söz konusu tweet silinmiştir. Bakanlığın resmi sitesinden “IŞİD ve cihatçılara karşı laikliği savunalım” diyen gencin videosunu paylaşıp, suç gören bu anlayış, yılbaşı ve Noel kutlamaları üzerinden toplumsal kutuplaşma ve karşıtlıklar yaratan paylaşımlarla ilgili olarak da herhangi bir duyarlılığa sahip midir?

Söz konusu sözlerin suç görülüp ihbar edilmesinin istenmesi İçişleri Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde midir? İhbarda bulunan ve sonra bu tweeti kaldıran görevli kimdir? FETÖ, IŞİD ya da başka bir illegal veya cihadist örgütle bağı var mıdır? Bu kişi hakkında soruşturma başlatılmış mıdır?

Bakanlığın resmi twitter adresinden önce kişileri hedef gösterip, ardından tweet silinmesiyle konunun kapatıldığı mı düşünülmektedir?

İçişleri Bakanlığı’nın twitter adresi üzerinden hedef gösterilen Halkevleri üyelerinden Ayşegül Başar ile Hamit Dışkaya gözaltına alınmış, ardından halkı kin ve düşmanlığa sevk ettikleri iddiasıyla tutuklanmışlardır. Yılbaşı öncesinde bildiri dağıtıp, eylem yaparak halk arasında gerginlik ve provakasyon yaratan kişilere karşı herhangi bir işlem yapmayaBağlantın iktidar, gücünü yalnızca Cumhuriyet’i ve laikliği korumak isteyenlere karşı mı kullanmaktadır?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.