ZEHİR ZEMBEREK !!

‘’Ama esas olan, zor olanı başarmaktır. Dünya ve özellikle bölgemiz bir süre fetret dönemi yaşayacaktır. Bu dönemde vatanına ve milletine sahip çıkanlar, zehir zemberek beyinler yıkılmadan, ayakta kalacaktır. Sahnedeki oyunculara özenenler değil, ‘’özgün’’ olanlar kazanacaktır ‘’

Banu Avar ; yeni kitabı ZEMBEREK’te böyle diyor.

Yine heyecanla okuduğum, okudukça hem üzülüp hem umut dolduğum bir kitap.

ZEMBEREK’te Libya, Irak, Suriye, gibi bir çok ülkenin içinde bulunduğu Büyük Ortadoğu Projesini, Arap-Türk baharını, küresel güçleri, kuklacıyı ve içimizdeki kuklaları en ince ayrıntılarıyla tanıtmış.

Okudukça, bugün yaşadıklarımızın aslında tesadüf olmadığını,

Üzerimizde oynanan oyunları ve içimizdeki oyuncuları,

Medyanın millet üzerinde ki baskıcı etkisini,

Sanal dünyanın, görevlendirilmişler tarafından nasıl yönetildiğini,

Yeni Anayasa planı yapanların, asıl planlarının ne olduğu,

Dış güçlerin, ülkeleri yönetenleri nasıl besleyip güçlendirdiklerini, yaratılan kaos ortamında ise sözde toplumu kurtarma girişimlerini,

Asıl düşmanı göremeyen toplumun ruh hali,

Nasıl bölündüğümüz, nasıl parçalandığımız ve sonunda nasıl yutulacağımızı,

Dünyada barış meleği gibi görünen medyatik şeytanların görevlerini,

Kendilerini özgürlük savaşçısı diye adlandıran özel görevli gazetecilerin, ortadoğuda en zor şartlarda terör örgütleriyle içiçe yaşayıp, dünyaya kendilerine göre nasıl taraflı yayın yaptıklarını,

Dünyanın ikinci büyük petrol rezervini eline geçiren Amerikan şifketlerinin medya ve şirketler işbirliği ile Irak’ta yaptıklarını,

Bugün Suriye’de Yemen’de ve 40’a yakın ülkede ve ülkemizde ne yapmaya çalıştıklarını,

Suriye haberlerinin medya aracılığıyla nasıl kamuoyunu yanılttığını,

Hedef alınan ülkelerde, küresel işadamlarının çıkarları doğrultusunda nasıl darbe tetiklediklerini ve bunu iç savaşa nasıl çevirdiklerini,

Emperyalizmin işine gelmeyen rejimleri değiştirmek için toplumlarda nasıl kışkırtıcı yayın yaptıklarını,

Kendi öz vatanlarına, batı ülkeler müdahale etsin, bombalasın, bölüp parçalasın diye onlara uşaklık eden maaşa bağlanmış hainleri,

ABD’nin ortadoğuda nasıl kanlı oyunlar oynadığını, ve buna devam ettiğini,

ABA ve AB nin yıllardır nasıl paralı asker yarattığını,

AB-D’nin Ulus devletleri yıkmak için sözde ‘’demokrasi’’ adı altında nasıl ülke topraklarına sızdığını,

İnsan hakları derneklerinin ‘’insani müdahale’’ ile aslında nelere müdahale ettiklerini,

Kısaca ülkemizde iç politikanın, ekonominin, eğitimin, üretimin, güvenliğin, sağlığın kısacası aldığımız her nefesin nasıl şekillendiğini, akşamdan sabaha bizim hakkımızda hangi kararların alındığını ve uygulandığını hayretle okuyorsunuz.

Tek kurtuluş çaresi ulus bilinci, Atatürk ilke ve devrimleri ışığında Tam Bağımsız Türkiye için mücadele etmektir.

Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.

Gazi Mustafa Kemâl Atatürk

Kaynak: Banu Avar / ZEMBEREK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.