Kim bu Rumruzlar?

Hiç çevrenizde sürekli bir şeylerden şikayet eden ya da yalnızca bencilce isteklerde bulunanlara denk geldiniz mi? Devamlı şikayet ederler ancak hiçbir çözüm üretmezler, başkalarından yapmasını beklerler ve sizin ömrünüzü yerler. Diğer yandan da kendilerinin hak ettiğini düşündüğü şeyleri ister dururlar ve yine bunu başkalarının onlara temin etmesini, ayağına getirmesini isterler. Konuşmak dışında pek bir şey yaptıkları söylenemez. İş yerinde, sokakta, toplu taşımada, evde, parkta bahçede her yerde bulunurlar. Genel olarak şunları söylerler;

- Bu kadar kirli, tehlikeli, yozlaşmış çevrede yaşamak istemiyor/um/uz/lar.

- Evde, iş yerinde, deniz kenarında, kalbinde hatta cennette yer istiyor/um/uz/lar.

- Az çalışıp çok para kazanmak, az harcayıp çok elde etmek istiyor/um/uz/lar.

- Herkes bizimle ilgilensin, bizi alkışlasın, bizi desteklesin istiyor/um/uz/lar.

- Adalet, hak, hukuk, eşitlik, güvenlik istiyor/um/uz/lar.

- Hem karnım doysun hem pastam dursun istiyor/um/uz/lar.

- Sevgi, saygı, huzur, barış, başarı, aşk istiyor/um/uz/lar.

...

Seçenekleri daha da çoğaltabiliriz. Bu kişiler nedense sadece istemeye odaklanmışlar ve birilerinin kulaklarına su kaçırıp, işlerini gördürmeye çalışıyorlar. Ne yazık ki bir kısım kişiler de bunları sağlıyorlar. "Emek olmadan yemek olmaz." deyimini hayatlarında uygulamayan, uygulamaya yeltenmeyen bu kişiler, her şeyi umursayan, düzeltmeye çalışan, daha iyi bir çevre, yaşam, dünya için çabalayan kişilerin sırtından geçinmeye alışmışlar, alıştırılmışlar. Peki buna dur demenin yolu nasıl olacak?

Kolay yoldan ilerleyeyim, böyle bir durumda karşılaştığınızda hemen bir çözüm sunmasını ya da çözümün kendisi olmasını önerin. Eğer ki yanaşmıyorsa, o halde bunu istemeye hakkının olmadığını yüzüne vurmalısınız. O zincir kırılmalı içinde. Bir başka yöntem, onun istediği bir şeyi siz elde ettikten sonra bundan faydalanmasını engellemek. Sırtınızdan geçinmesine izin vermezseniz, onları hırslandırabilir ve çalışmaya yönlendirebilirsiniz. Evde, iş yerinde, yaşamın her alanında karşılaştığımız bu kişilerin ne yazık ki kökünü kazıyamıyor/um/uz/lar. Evet, biz de bu sınıftaki rumruzlar'a giriyoruz. Eğer onlardan şikayet edip, önlem almazsak, düzeltmeye çalışmazsak biz de rumruzlar'a dahil oluruz. Aman diyeyim! Sakın onlardan olmayın. Siz hem istekte bulunun hem de çaba gösterin. Yeri geldiğinde tepki, yeri geldiğinde de kapıyı gösterin. Ama asla çözümsüz bırakmayın. Etrafımızda o kadar olumsuz insan oldu ki, çoğumuzun yaşam gücü düşmeye başladı. İstekleri artan ancak elde ettikleri azalan bir topluma doğru hızla gidiyoruz. Sahip olduğundan tatmin olmayan, her şeyi maddiyatla ölçen, tüketimin dibine vuran, kendisi okumayan ama çocuklarını okutmak için hayatlarını feda eden, hak isteyen ama kuyrukta öne kaynak yapan, sevgi isteyen ama bir canlıyı dahi sevemeyen, kazanç arayan ama iş aramayan bg. bir toplum olma yolundayız. Bir de üstüne rumruzlar savaşı veriyoruz. Ancak inanıyorum ki, bilinçli olan azınlık, bilinçsiz davranan çoğunluğu yola getirecek bir çözüm bulacaktır. Er olsun, geç olmasın umuduyla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Ziyagil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.