ŞEHİTLER İÇİN CEMEVLERİNDE NEDEN DEVLET TÖRENİ DÜZENLENMİYOR?

Alevi inancına sahip şehit asker ve polislerin cenaze törenlerinin neden cemevlerinde yapılmadığını Başbakan Binali Yıldırım’a sorduk. Alevi ve diğer inançlardan şehit ailelerinden çocuklarının cenaze törenlerinin cami dışında bir ibadethanede yapılmasıiçin bugüne kadar kaç talep geldiğini, bu taleplerin neden karşılanmadığını sorduk, “Vatani görevlerini yerine getirirken hiçbir ayrıma tabi tutulmayan güvenlik görevlilerimize, şehit olduklarında ayrıma tabi tutularak, kendi inançlarına göre defnedilmeyi ya da inanç mekanında devlet töreni yapılmasını çok görmek, hangi hukuki, ahlaki ve vicdani kural ve değerlerle izah edilmektedir?”

“VİCDAN SAHİBİ TÜM YURTTAŞLARI İNCİTİYOR”

Son dönemde artan terör olaylarında şehit olan yurttaşların cenaze törenlerinde sıklıkla tekrarlandığı gibi bazı şehitlerin inançsal aidiyetlerinin göz ardı edildiğini vurguladık, “Bu anlamda şehit ailelerinin evlatlarının cenaze törenlerinin kendi inançlarının gereği olarak cemevlerinde yapılması yönündeki istemleri karşılık bulmamaktadır. Bu taleplerin karşılanmamasının nedeni olarak devlet erkanınıncemevlerinde yapılan törenlere katılmak istemediklerine ilişkin haberler basına yansımıştır. Bu haberlerin başta şehit aileleri olmak üzere vicdan sahibi tüm yurttaşlarımızı fazlasıyla incittiği kamuoyunun malumudur”

ŞEHİTLERE AYRIM YAPILIYOR

Başbakan Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle verdiğimiz soru önergesinde, 9 Ağustos 2012’de Foça’da bombalı saldırıda şehit düşen iki askerden biri olan Özkan Ateşli ile 10 Ağustos 2015 gecesi Şırnak’ta PKK tarafından karakola yapılan saldırıda hayatını kaybeden Barış Aybek’in cenaze törenlerinin cemevinde yapılmak istendiği, ancak “devlet erkanı töreni” gerekçe gösterilerek, camide yapılan törenle defnedildiklerinin basına yansıdığını anımsattı. 24 Ağustos 2015’te Hakkari’deki bombalı saldırıda şehit olan Astsubay Kenan Ceylan’ın ise iki ayrı cenaze töreniyle uğurlandığını vurgulayıp, şöyle devam ettik:

“Ceylan için ilk tören aile ve akrabalarının katılımı ile Zile Cemevi’nde yapılmış, bu törene askeri ve mülki erkan katılmamıştır. Ardından cenaze, askeri ve mülki erkanın katılması için Zile Kaymakamlık binası önüne getirilmiş, burada yapılan törenin ardından defnedilmiştir. Son olarak Diyarbakır’da 16 Ocak 2017’deki hain saldırıda yaşamını yitiren dört polisimizden biri olan Şenali Ocak’ın cenazesini Çiğli Harmandalı’nda oturan ailesi, Küçük Çiğli Cemevi’nden kaldırmak istemiştir. Ancak basına yansıyan iddialara göre, ailenin evine gelen Vali, Kaymakam ve Garnizon Komutanı cenaze için askeri tören düzenleneceğini ve bu nedenle cenazenin Bostanlı Beşikçioğlu Camii’nden kaldırılacağını belirterek, bu isteğe engel olmuştur. Ocak’ın cenazesi burada yapılan törenin ardından defnedilmiştir.”

CAMİ DIŞINDA CENAZE TÖRENİ İÇİN KAÇ BAŞVURU GELDİ?

Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı’nın açtığı davayla ilgili başvurusunu değerlendiren Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin, 28 Mayıs 2015 tarihinde oybirliğiyle cemevlerinin ibadethane kapsamında değerlendirilmesine karar verdiğini vurguladık, “Alevi inançlı yurttaşlarımız ve sünniislam inanç grubu dışındaki başka inanç gruplarına mensup şehitlerimizin cami dışında bir ibadethanede cenaze töreni yapılması konusunda başvuruları olmuş mudur? Olmuşsa bu başvurulara ne yanıt verilmiştir? Eğer bu başvurular reddedilmişse buna gerekçe gösterilen kanuni dayanak nedir?” sorusunu yönelttik.

“DEVLET ERKANI ALEVİ İNANÇ ERKANIYLA NE ZAMAN BARIŞACAK?”

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9’uncu ve 14’üncü maddesindeki düzenlemeler ile bununla uyumlu Yargıtay’ın söz konusu kararının ortada olduğunu ve cemevlerinin “ibadethane” olarak değerlendirildiğinin hukuken karara bağlandığını vurgulayan Yılmaz, önergesinde şu sorulara yer verdi:

“-Alevi inançlı şehit ailelerinin çocuklarının cenaze törenlerini “ibadethanemiz” dedikleri cemevlerinde kendi inanç erkanına göre yapma istekleri bugüne değin neden karşılanmamıştır?

-Bu konuda taleplerin reddini gerektiren yasal bir dayanak yok ise ailelerin taleplerini karşılamayan veya reddeden kamu görevlileri hakkında bugüne değin yasal bir işlem yapılmış mıdır? Aynı şekilde bundan sonra aynı uygulamayı yapacak kamu görevlileri hakkında yasal bir işlem yapılacak mıdır?

-Cenaze töreninin camide yapılması şehitlik mertebesine erişmenin veya şehitlik sıfatını kazanmanın zorunlu bir unsuru mudur?

-Vatani görevlerine çağırıp, bu görevi onuruyla yerine getirirken hiçbir ayrıma tabi tutulmayan güvenlik görevlilerimize, vatan için gözlerini kırpmadan şehit olduklarında ayrıma tabi tutularak, kendi inançlarına göre defnedilmeyi ya da inanç mekanında devlet töreni yapılmasını çok görmek, hangi hukuki, ahlaki ve vicdani kural ve değerlerle izah edilmektedir?

-Devlet erkanı alevi inanç erkanıyla ne zaman tanışacak, ne zaman barışacaktır?”

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Aşağıda yer alan sorularımın Başbakan Sayın Binali YILDIRIM tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Necati YILMAZ

Ankara Milletvekili

Son dönemde artan terör olaylarında şehit olan yurttaşlarımızın cenaze törenlerinde sıklıkla tekrarlandığı gibi, bazı şehitlerimizin inançsalaidiyetleri göz ardı edilmektedir. Bu anlamda şehit ailelerinin evlatlarının cenaze törenlerinin kendi inançlarının gereği olarak cemevlerinde yapılması yönündeki istemleri karşılık bulmamaktadır. Bu taleplerin karşılanmamasının nedeni olarak devlet erkanının cemevlerinde yapılan törenlere katılmak istemediklerine ilişkin haberler basına yansımıştır. Bu haberlerin başta şehit aileleri olmak üzere vicdan sahibi tüm yurttaşlarımızı fazlasıyla incittiği kamuoyunun malumudur.

9 Ağustos 2012’de Foça’da bombalı saldırıda şehit düşen iki askerden biri olan Özkan ATEŞLİ ile 10 Ağustos 2015 gecesi Şırnak’ta PKK tarafından karakola yapılan saldırıda hayatını kaybeden Barış AYBEK’in cenaze törenlerinin cemevinde yapılmak istendiği, ancak “devlet erkanı töreni” gerekçe gösterilerek, camide yapılan törenle defnedildikleri basına yansımıştır.

24 Ağustos 2015’te Hakkari’deki bombalı saldırıda şehit olan Astsubay Kenan CEYLAN ise iki ayrı cenaze töreniyle uğurlanmıştır. CEYLAN için ilk tören aile ve akrabalarının katılımı ile Zile Cemevi’nde yapılmış, bu törene askeri ve mülki erkan katılmamıştır. Ardındancenaze, askeri ve mülki erkanın katılması için Zile Kaymakamlık binası önüne getirilmiş, burada yapılan törenin ardından defnedilmiştir.

Son olarak Diyarbakır’da 16 Ocak 2017’deki hain saldırıda yaşamını yitiren dört polisimizden biri olan ŞenaliOCAK’ın cenazesini Çiğli Harmandalı’nda oturan ailesi, Küçük Çiğli Cemevi’nden kaldırmak istemiştir. Ancak basına yansıyan iddialara göre, ailenin evine gelen Vali, Kaymakam ve Garnizon Komutanı cenaze için askeri tören düzenleneceğini ve bu nedenle cenazenin Bostanlı BeşikçioğluCamii’nden kaldırılacağını belirterek, bu isteğe engel olmuştur.OCAK’ın cenazesi burada yapılan törenin ardından defnedilmiştir.

Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı’nın açtığı davayla ilgili başvurusunu değerlendiren Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 28 Mayıs 2015 tarihinde oybirliğiyle cemevlerinin ibadethane kapsamında değerlendirilmesine karar vermiştir. Tüm bunlar göz önüne alındığında;

1. Alevi inançlı yurttaşlarımız ve sünniislam inanç grubu dışındaki başka inanç gruplarına mensup şehitlerimizin cami dışında bir ibadethanede cenaze töreni yapılması konusunda başvuruları olmuş mudur? Olmuşsa bu başvuruya ne yanıt verilmiştir? Eğer bu başvurular reddedilmişse buna gerekçe gösterilen kanuni dayanak nedir?

2. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9’uncu ve 14’üncü maddesindeki düzenlemeler ile bununla uyumlu Yargıtay’ın söz konusu kararı ortada iken ve cemevlerinin “ibadethane” olarak değerlendirildiği hukuken karara bağlanmışken,alevi inançlı şehit ailelerinin çocuklarının cenaze törenlerini “ibadethanemiz” dedikleri cemevlerinde kendi inanç erkanına göre yapma istekleri bugüne değin neden karşılanmamıştır?

3. Bu konuda taleplerin reddini gerektiren yasal bir dayanak yok ise ailelerin taleplerini karşılamayan veya reddeden kamu görevlileri hakkında bugüne değin yasal bir işlem yapılmış mıdır? Aynı şekilde bundan sonra aynı uygulamayı yapacak kamu görevlileri hakkında yasal bir işlem yapılacak mıdır?

4. Cenaze töreninin camide yapılması şehitlik mertebesine erişmenin veya şehitlik sıfatını kazanmanın zorunlu bir unsuru mudur?

5. Vatani görevlerine çağırıp, bu görevi onuruyla yerine getirirken hiçbir ayrıma tabi tutulmayan güvenlik görevlilerimize, vatan için gözlerini kırpmadan şehit olduklarında ayrıma tabi tutularak, kendi inançlarına göre defnedilmeyi ya da inanç mekanında devlet töreni yapılmasını çok görmek, hangi hukuki, ahlaki ve vicdani kural ve değerlerle izah edilmektedir?

6. Devlet erkanı alevi inanç erkanıyla ne zaman tanışacak, ne zaman barışacaktır?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.