İletişimsizlik en büyük cezadır insan olana…

İletişim Engeli

Yani; iletişimi bozan etmenler…

Nedir bu iletişim engeli dediğimiz şey? İletişiminizi bozan etmen nedir? Biriyle iletişim kurmanıza engel olan şey nedir?

İster kabul edin ister etmeyin sosyal bir varlığız ve iletişime ihtiyaç duyarız hepimiz… Hatta iletişimsizlik en büyük cezadır insan olana…

İnsan sosyal bir varlıktır. Bütün ihtiyaçlarımız giderilse bile hiçbirimiz tek başımıza iletişim kurmadan yaşayamayız. Yakınlaşma yaklaşma ve ilişki gereksinimi her insanın ihtiyaç duyduğu bir şeydir! Tabii buna engel bir durum yoksa… Sizce en büyük iletişim engeli nedir?

Şimdi yazının devamını okumadan bunun üzerinde fazla değil 10-15 saniye bir düşünün…

Eminim bir çoğunuzun aklına gelen; yanlış sözcük seçimi, ön yargılı olma, konuşanı dikkatli dinlemek gibi unsurlardı…

Ben aralarından en önemlisini söyleyeyim mi? Ter kokusu…

Ter kokusu dost kaybettirir

Evet, en önemli iletişim engeli, ter kokusudur arkadaşlar… Ter kokusu kişiler arası iletişimde engel oluşturan, iletişimi bozan en önemli etkendir.

Evet şimdi tekrar okumayı durdurun ve düşünün lütfen… Kaç kişiden kaçtınız bu sebeple? Veya farkında mısınız kaç kişi sizden bu sebeple kaçtı?  Kaç iş fırsatı kaçtı? Kaç kısmet kaçırdınız?

Peki ter kokmak, kötü kokmak, bir kader mi? Doğuştan bize verilmiş bir özellik mi? Tabii ki hayır!! Belli unsurlara dikkat etmeyen herkes ter kokar!

 Bu unsurlara değinmeden önce müsaadenizle biraz kokuyu anlatmak istiyorum…

Ter kokusuna karşı neden bu kadar tepki veriyoruz?

Beş duyu organımız var. Bütün uyaranlar beynimizin limbik sisteminde işleniyor. Bu 5 uyaranın arasından sadece koku duyusu herhangi bir filtreden geçmeden direkt olarak işleniyor. Dolayısıyla koku üzerinde bir irade kontrolümüz yok yani bilişsel süzgeçten geçmediği için; bilinçdışımızda kalıyor dolayısıyla kokuyu duyduğumuzda verdiğimiz tepkiler de duygu yoğun tepkiler oluyor. Buna olumlu bir örnek olarak; bazen yanınızdan geçen hiç tanımadığınız birinin parfümü o kadar çekicidir ki; peşine takılıp gitmek istersiniz. Hatta farkında olmadan onun peşine takılıp yürüme ihtimaliniz vardır.

Tabii kimi zaman da çay söylersiniz, çayınızı getiren kişi o kadar ter kokuyordu ki çay içmekten vazgeçersiniz… Daha doğrusu o çayı içmeyi mideniz kaldırmaz. Burnumuz bizim en hayati organımız yani kötü bir koku duyduğumuzda; burnumu kapatayım da kötü kokuyu duymayayım deme şansımız yok!! Burnumuzu kapatırsak nefes alamayız illaki solumak zorunda kalıyoruz… Ve sonucunda da tabii ki tepkimiz olumsuz oluyor.

Koku bizim hayatımızda bir tahrik unsuru!! Olumlu ya da olumsuzluğu tamamen size bağlı…

Koku aslında bir nevi sosyal pasaportunuzdur ya da görünmez bir kimliğimiz, nüfus kağıdımızdır.

Değerli sanatçımız Selami Şahin “özledim teninin kokusunu özledim” diye bir şarkı yapmış. Bunu ter kokan, kötü kokan biri için yapmadı herhalde…

Çorabınız yırtıksa, ayakkabılarınızın içinde kalır, birinin görme ihtimali zordur. Aynı şekilde giysilerinizdeki lekeyi, söküğü gizleme ihtimaliniz ve şansınız vardır; ama kötü kokuyu gizleyemezsiniz, temizliğinize dikkat etmiyorsanız ter kokuyorsanız bunu herkes bilir ve en önemlisi size ona göre muamele yapar, ona göre davranır…

Her şeyde bir mahremiyet alanı olduğu gibi koku da mahrem alan vardır. Yani başka birinin koku alanına girmemiz gerekiyor; bunu illa ter kokusu için söylemiyorum. Çok ağır parfümler, hacı yağı gibi kokular içinde söylüyorum. Koridor kokusu diye tabir ettiğimiz ve çok yoğun sıkılan hatta boca edilen bütün kokular için söylüyorum…

Peki nasıl ter kokmayacağız? Ter kokmamak mümkün mü?

Terlemeyi engellemek mümkün değil belki ama ter kokmamak mümkün.

Öncelikle duş alıyor musunuz? Ama öyle 2 dakika suyun altında girip önünüzün ıslanıp arkanızın kuru kaldığı duştan bahsetmiyorum. Lifle, sabunla koltuk altınızdaki bakterileri yok edene kadar ovmaktan bahsediyorum… Belli periyotlarda kese yapıp ölü derilerden kurtulmanızdan bahsediyorum. Peki duş aldınız, iş bitti mi?  Tabii ki hayır…

Sizi gün boyu idare edebilmesi için, koltuk altımıza; roll on, koltuk altı stiği gibi ürünleri uygulamanız gerekmektedir. Peki şimdi iş bitti mi? Yine hayır… Temiz teninize temiz giysiler giymeniz gerekiyor ki gün içerisinde terlesiniz de bir başkasına kokmayın… Yani bir gün önce giydiğiniz teri kurumuş, kokmaz sandığınız giysilerinizi temiz teninize giydiğinizde daha evden çıkmadan kokmaya başlarsınız. Aynı şekilde temiz giysileri duş almadan giydiğinizde de yine evden çıkmadan kokmaya başlarsınız…

Ve biz insanları hep kokularıyla hatırlarız…

Neslihan YAHŞİ / Algı Yönetimi ve İletişim Uzmanı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Neslihan YAHŞİ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.