Kanser hastası devlet memurlarıyla ilgili hukuki düzenlemeler

Kamuda çalışan personelin rahatsızlanması durumunda işçi veya memur diye ayrı ayrı işleme tabi tutulmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre; kamu hizmetleri, memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.

Bunlardan657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine göre çalıştırılan sözleşmeli personele ilişkin düzenleme ise aşağıdadır:

Resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2010 tarih YD. İtiraz No:2009/921 sayılı kararı ile yürütmesi durduruldu.) ücretli hastalık izni verilebilir. Hastalık sebebiyle, Sosyal Sigortalar Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik tazminatı ilgilinin ücretinden düşülür.

İşçiler ise 4857 sayılı İş Kanunu’nunve 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uygulanır.

Devlet memurları için düzenlemeye, 657 sayılı Kanunda yer verilmiştir.

657 sayılı Kanuna tabi devlet memurları için hastalık bir ayrıma tabi tutulmuştur. 657 Sayılı Kanun’un 105.maddesinde; “Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir.” Hükmü ile bu yönde bir ayrıma gidilmiştir.Eğer memur yatarak tedavi görüyorsa, memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır.

Kanunda yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre verilecek raporu) ibraz etmesi zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır.

Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmî sağlık kurullarınca tespit edilen ve emeklilik hakkını elde etmemiş olanlar, yeniden memuriyete dönmek istemeleri hâlinde, niteliklerine uygun kadrolara öncelikle atanırlar.

Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.

Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.

Bazen de refakat değil de daha kısa süreli yanında da kalması gerekebilir, bununla ilgili bir düzenleme var mı?

Memurlara; en az yüzde 70 oranında engelli ya da süreğen hastalığı olan çocuğunun (çocuğun evli olması durumunda eşinin de en az yüzde 70 oranında engelli olması kaydıyla) hastalanması hâlinde hastalık raporuna dayalı olarak ana veya babadan sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar mazeret izni verilir.

Aşağıda, makale konusuyla ilgili tereddüt edilen konularda oluşan sorulara yönelik cevaplar yer almaktadır:

Bu hastalık izin sürelerinde memurun mali bir kaybı olur mu?

Olmaz. Şöyle ki memur maaşlarının önemli bir bölümü zam ve tazminatlardır. Bu zam ve tazminatlara hak kazanmada ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanmaktadır. Ancak, 657 sayılı Kanun’un 152. Maddesinde;

“a) Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri,

b) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığıhastalık izinleri,

c) Hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gördükleri tedavi süreleri,

hariç olmak üzere bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşansürelere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenir” hükmü bulunmaktadır.

Devlet memurlarına verilen 18 aylık hastalık izni süresinin başlangıç tarihi ile 18 aylık sürenin bitiminde ilgilinin göreve başlayabilmesi için iyileştiğine dair raporu veya hastalığının devam ettiğine dair resmi sağlık kurulu raporunu kendisinin kuruma ibraz etmesi gerekir mi?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Bu itibarla, ilgilinin hastalığının kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalık kapsamında değerlendirilmesi sebebiyle söz konusu personele memuriyet süresi boyunca aynı hastalığın devamı sebebiyle kesintili veya kesintisiz şekilde verilen hastalık raporlarında gösterilecek lüzum üzerine on sekiz aya kadar hastalık izni verileceği; kullanmış olduğu hastalık izin süresinin sonunda hastalığının devam ettiğinin resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi halinde bu rapor tarihinden başlatılmak üzere hastalık izin süresinin bir katına kadar uzatılacağı, bu sürenin sonunda da iyileşmeyen memur hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması gerektiği, on sekiz aylık sürenin başlangıç tarihinin aynı hastalığa bağlı olarak ilk kez hastalık izni verilen tarih olacağı, on sekiz aylık sürenin bitiminde ilgilinin göreve başlayabilmesi için iyileştiğine dair raporu veya hastalığının devam ettiğine dair raporu kendisinin kuruma ibraz etmesi gerektiği ayrıca bir sevk işlemine gerek olmadığı, hastalık sebebiyle yatarak görülen tedavi sürelerinin hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınması gerektiği mütalaa edilmektedir.”

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesine göre verilen refakat izninin haftada bir gün, ayda dört gün gibi parça parça kullanılır mı?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Bu itibarla, Devlet memurlarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinin son fıkrasına göre refakat izninin üç aya kadar verileceği, gerekli görülmesi hâlinde üç aylık sürenin aynı koşullarda bir katına kadar uzatılacağı mütalaa edilmekte olup, söz konusu iznin haftada bir gün veya ayda dört gün gibi parça parça kullanılması mümkün bulunmamaktadır.”

Devlet Memurları Kanunun 105 inci maddesinin son fıkrasında düzenlenen refakat izni müessesesi hakkında genel bir bilgi verebilir misiniz?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Bu itibarla, 5510 sayılı Kanunun hükümleri ve bu hükümler uyarınca yürürlüğe konulan ikincil mevzuat çerçevesinde sigortalıların tedavileri ve bu tedavileri esnasında kendilerine refakat edenlerin gündelik ve yol giderleri Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenmekte olup, 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanmasına yönelik açıklamalara ise aşağıda yer verilmiştir.

- Refakat iznin ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerin tedavi amacıyla hastaneye götürülmesi için izin verilmesi hususunu içermediği,

- Refakat izni verilen personele harcırah ve yolluk verilmesinin mümkün olmadığı,

- Refakat izninin kişinin tedavisinin evde veya hastanede olması hususlarına bağlı olmadığı,

- Refakat izninin verilmesine sebep kişinin memuriyet mahalli içinde veya dışında olmasının öneminin bulunmadığı,

- Refakat izni verilen Devlet memurunun izin süresinin sonunda görevine başlaması gerektiği, kendisine ayrıca bir yol süresinin verilmesinin mümkün olmadığı,

- Refakat izninin sağlık kurulu raporuna dayalı olması ve raporda, Kanunda öngörülen hususların yer alması gerektiği, bu nitelikte olmayan sağlık kurulu raporlarına dayalı olarak refakat izni verilemeyeceği,

- Refakat izni verilen memurun izin sebebinin son bulması halinde derhal görevine dönmesi gerektiği,

- Refakat izninin memurun talebine bağlı olması sebebiyle azami sürelerden daha az verilebileceği,

- Azami süre kadar refakat izni kullanan memura aynı hastalığa bağlı olarak yeniden refakat izni verilemeyeceği,

- Azami süre kadar refakat izni kullanan memura farklı hastalığa bağlı olarak mevzuatta yer alan diğer şartların yerine getirilmesi halinde yeniden refakat izni verilebileceği,

- Anılan 105 inci maddede dayalı olarak bir kişi için azami süre kadar refakat izni kullanan Devlet memuruna diğer bir kişi içinde maddede aranılan şartların taşıması halinde refakat izni verilebileceği,

mütalaa edilmektedir.”

Devlet memurunun hastalanması sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarına müracaat etmesi sırasında izinli sayılması gerektiği ile Devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu eşi, çocukları, anne ve babasının hastalanması sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarına müracaat ederek söz konusu kurum ve kuruluşlarca bahsi geçen kişilerin muayene edilmesi sırasında bu kişilere refakat eden memura nasıl bir işlem yapılır?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde,

- Bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile bakmakla yükümlü olmadığı eşi, çocukları, anne ve babasının hastalanması sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarına müracaat ederek söz konusu kurum ve kuruluşlarca muayene edilmesi sırasında ya da muayene sonrası tetkik ve tahlillerde geçirdiği sürelerde bahsi geçen kişilere refakat eden Devlet memuruna izin verilmesi hususunda gerekli kolaylığın sağlanması gerektiği ve bu iznin suistimal edilmesinin önüne geçilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarca bahsi geçen duruma ilişkin belge istenebileceği,

- Bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile bakmakla yükümlü olmadığı eşi, çocukları, anne ve babasının hastalanması sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarına müracaat ederek söz konusu kurum ve kuruluşlarca muayene edilmesi sırasında ya da muayene sonrası tetkik ve tahlillerde geçirdiği sürelerde söz konusu kişilere refakat etmesi amacıyla Devlet memuruna verilen iznin bahsi geçen personelin yıllık izninden veya mazeret izninden düşülmemesi gerektiği,

mütalaa edilmektedir.”

Malulen emekli olma şartlarına sahip olmaması sebebiyle emekli olamayan memura 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesinde belirtilen 36 aydan daha fazla hastalık izni verilmesini mümkün müdür?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde, ilgi (b) yazıda da belirtildiği üzere,

- Devlet memuruna aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verileceği; azamî izin sürelerinin hesabında, aynı hastalığa bağlı olarak fasılalarla kullanılan hastalık izinleri de iki izin arasında geçen sürenin bir yıldan az olması kaydıyla dikkate alınması gerektiği; izin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izninin, bir katına kadar uzatılması gerektiği; bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması gerektiği,

- Bakanlığınız personeline verilen hastalık izinlerinin yukarıda yer verilen açıklama çerçevesinde hesaplanması neticesinde ilgilinin hastalığının uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalık olması halinde en fazla 36 ay, diğer hastalık hallerinde ise en fazla 24 ay hastalık izni verilmesi gerektiği, bu sürenin sonunda da iyileşememesi halinde ilgili hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması gerektiği,

- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine göre malulen emekli olma şartlarına sahip olmaması sebebiyle emeklilik hakkını elde edemeyecek olmasının söz konusu memur hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinin uygulanmasını engellemeyeceği; diğer bir ifade ile, “..emeklilik hükümleri uygulanır.” ifadesinin “emeklilik hakkını elde edeceği” veya “emekli aylığı bağlanacağı” şeklinde anlaşılmaması gerektiği; söz konusu husus mezkur Kanunun 105 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmî sağlık kurullarınca tespit edilen ve emeklilik hakkını elde etmemiş olanlar,…” ifadesinden de anlaşılmakta olup, emeklilik hakkını elde edememesi sebebiyle bahsi geçen personele 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesinde belirtilen azami sürelerden daha fazla(24 ay veya 36 ay) hastalık izni verilerek görevde bulunmasının mezkur Kanuna aykırı olacağı,

mütalaa edilmektedir.”

Yıllık iznini yurt dışında geçirmekte iken hastalanan, yurtdışından sürekli olarak hastalık raporu alan, almış olduğu raporlarda hastalığı belirtilmeyen ve almış olduğu hastalık raporlarının süresi içerisinde Kurumuna iletmeyen memurun hastalığının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinde belirtilen “uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren bir hastalık” kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile söz konusu personele nasıl bir işlem yapılır?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Yukarıda yer verilen hükümler ve açıklamalar çerçevesinde,

- Bakanlığınızda görev yapan personelin hastalığının “uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalık” olup olmadığı hususunda tereddüt bulunması halinde Bakanlığınızca ilgiliden hastalığının “uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren bir hastalık” olup olmadığı hususuna ilişkin olarak tabip tarafından verilen bir belge istenmesi gerektiği,

- Devlet memurunun hastalığının tabip tarafından verilen belgede “uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalık” olarak değerlendirilmesi halinde memura verilecek raporlarda gösterilecek lüzum üzerine kendisine onsekiz aya kadar hastalık izni verileceği; söz konusu izin süresinin sonunda hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun hastalık izninin bir katına kadar uzatılacağı, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması gerektiği,

- yıllık iznini yurtdışında geçiren memurların aldıkları hastalık raporlarının, dış temsilciliklerce onaylanmalarını müteakip en geç izin bitim tarihinde disiplin amirlerine intikal ettirilmesi gerekmekte olup; almış olduğu hastalık raporunu söz konusu süre içerisinde disiplin amirine iletmeyen ilgili hakkında 657 sayılı Kanunun 125 nci maddesi çerçevesinde işlem yapılabileceği,

mütalaa olunmaktadır.”

Devlet memurlarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinin son fıkrası gereğince 6 ay süreyle refakat izni kullanmasını müteakip aylıksız izin talep etmeleri halinde; refakat sebebiyle verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihinin nasıl belirlenmesi gerektiği, refakat izninin bitiş tarihi ile refakat sebebiyle kullanılacak aylıksız iznin başlangıç tarihi arasındaki sürenin nasıl değerlendirileceği, aylıksız izin dönemimde mazeretin ortadan kalkması halinde göreve başlaması zorunlu olan memurun göreve başladıktan sonra hastasının rahatsızlığının nüksetmesi durumunda tekrardan aylıksız izin alabilir mi?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde,

- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinin son fıkrası uyarınca verilen refakat iznini kullanmış olan Devlet memuruna mezkur Kanunun 108 inci maddesinin (A) bendi uyarınca verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihinin refakat izninin bitiş tarihi olarak belirlenmesi gerektiği,

Aylıksız izin:

Madde 108 – (Değişik: 13/2/2011-6111/108 md.)

A) Memura, 105 inci maddenin son fıkrası uyarınca verilen iznin bitiminden itibaren, sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine onsekiz aya kadar aylıksız izin verilebilir.

105. madde

Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.

-refakat sebebiyle verilecek aylıksız iznin bitiş tarihinin, refakat izninin bitiş tarihinden itibaren 18 aylık sürenin bitimini hiçbir surette geçemeyeceği,

- refakat izninin bitiminden itibaren belirli bir süre geçtikten sonra Devlet memurunun refakat sebebiyle aylıksız izin talebinde bulunması halinde refakat izninin bitiş tarihi ile refakat sebebiyle verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihi arasında geçen sürenin 18 aylık süreden düşülmesi gerektiği,

- refakat sebebiyle verilen 18 aylık aylıksız iznini kullanırken mazereti ortadan kalkan memurun mezkur Kanunun 108 inci maddesinin (F) bendi uyarınca görevine dönmesi gerektiği; fakat göreve başladıktan sonra hastasının rahatsızlığının nüksetmesi halinde Devlet memuruna bu durumu sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla refakat izninin bitiş tarihini takip eden 18 aylık sürenin bitimini aşmayacak şekilde kalan süre kadar tekrar aylıksız izin verilebileceği,

mütalaa edilmektedir.

18 aylık hastalık izni süresinin bitiminde çalıştığı kuruma iyileştiğine dair raporu ya da hastalığının devam ettiğine dair resmi sağlık kurulu raporunu ibraz etmeyen memurun çekilmiş sayılır mı?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; psikiyatrik rahatsızlıklara dayalı olarak 18 ay hastalık izni verilen ve bu sürenin sonunda iyileştiğine dair sağlık raporu veya hastalığının devam ettiğine dair resmi sağlık kurulu raporu ibraz etmeyen ilgilinin, 657 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca Kurumunuzca kabul edilebilir mazereti olmaksızın görevini terk etmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi kaydıyla, çekilmiş sayılması gerektiği mütalaa edilmektedir.”

Çocuğunun hastalığı sebebiyle kullanmış olduğu refakat izni süresi biten ve tedavi amacıyla çocuğu il dışına sevk edilen memurun 5510 sayılı Kanunun 65 inci maddesi uyarınca görevli sayılır mı?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde,

- Bakanlığınızda öğretmen olarak görev yapan personele aynı kişi ve aynı hastalığa dayalı olarak 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesinin son fıkrası uyarınca verilecek refakat izninin toplam süresinin memuriyet süresi boyunca altı ayı geçemeyeceği,

- mezkur Kanunun 105 inci maddenin son fıkrası uyarınca verilen refakat izninin bitiminden itibaren, sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine onsekiz aya kadar aylıksız izin verilebileceği,

mütalaa edilmektedir.”

Refakat izni verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda bulunması gereken hususlar ile refakat izninin başlangıç tarihi nedir?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde,

- Devlet memuruna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 105 inci maddesinin son fıkrası uyarınca verilen refakat izninin başlangıç tarihinin sağlık kurulu tarafından verilen raporun tarihinin esas alınarak belirlenmesi gerektiği,

- Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 10 uncu maddesine göre refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda; refakati gerektiren tıbbî sebepler, refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunup bulunmadığı, sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediği, üç ayı geçmeyecek şekilde refakat süresi ve varsa refakatçinin sahip olması gereken özel niteliklerin yer alması gerekmekte olup, bahsi geçen hususlardan birini içermeyen sağlık kurulu raporuna istinaden Devlet memuruna refakat izni verilmemesi gerektiği,

- Devlet memuruna aynı kişi ve aynı vakaya dayalı olarak verilecek refakat izninin toplam süresinin memuriyet süresi boyunca altı ayı geçmemesi gerektiği,

mütalaa edilmektedir.”

Refakat iznine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda bulunması gereken ifadeler ile raporda refakatçinin ad ve soyadının bulunması gerekir mi?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Bu itibarla,

- Devlet memuruna refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda; refakati gerektiren tıbbî sebepler, refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunup bulunmadığı, sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediği, üç ayı geçmeyecek şekilde refakat süresi ve varsa refakatçinin sahip olması gereken özel niteliklerin yer alması gerekmekte olup, refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunun bahsi geçen hususlardan herhangi birini içermemesi halinde Devlet memuruna refakat izni verilemeyeceği,

- Refakat iznine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda yer alan ifadelerin memurun hastaya bakmakla yükümlü olup olmadığına göre farklılık göstermediği; yukarıda da belirtildiği üzere refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda “refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunduğu” ve “sürekli ve yakın bakım gerektirdiği” ifadelerinin her ikisin de yer almasının zorunlu olduğu,

- Refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda refakatçinin adı ve soyadının yazılmasına gerek olmadığı,

mütalaa edilmektedir.”

2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu gereği bakıcı yardımından faydalanan yakını için memura 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesine istinaden refakat izni verilir mi?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde, Devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi durumunda aylık ve özlük hakları korunarak üç aya kadar izin verilmesi gerekmekte ayrıca bu süre bir katına kadar uzatılmaktadır. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu gereği bakım hizmeti ve bakım ücretinden yararlanan kişinin refakat ihtiyacı karşılanması sebebiyle bu durumdakilerin memur olan yakınlarının refakat izninden yararlanamayacağı değerlendirilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105’inci maddesine göre verilen refakat izni süresinin uzatılması için sağlık kurulu raporunun yenilenmesinin gerekir mi?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Bu itibarla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105’ inci maddesine göre 3 aya kadar verilen refakat izninin gerekli görülmesi halinde aynı koşullarda bir katına kadar uzatılması sebebiyle, refakat izni süresinin uzatılması için sağlık kurulu raporunun yenilenmesi gerektiği mütalaa edilmektedir.”

Refakat iznine esas teşkil eden sağlık kurulu raporunda yer alacak ifadelerin nasıl yazılması gerektiği ile memurun bakmakla yükümlü olduğu kişiler için aldığı sağlık kurulu raporlarında da “hayati tehlike bulunduğu” ifadesinin yer alınmasının zorunlu mudur?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Bu itibarla,

- Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre, Devlet memuruna refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda; refakati gerektiren tıbbî sebepler, refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunup bulunmadığı, sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediği, üç ayı geçmeyecek şekilde refakat süresi ve varsa refakatçinin sahip olması gereken özel niteliklerin yer alması gerekmekte olup, refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunun bahsi geçen hususlardan herhangi birini içermemesi halinde Devlet memuruna refakat izni verilemeyeceği,

- Söz konusu fıkrada yer alan “refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunup bulunmadığı” ifadesinin “refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunduğu” şeklinde; “sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediği” ifadesinin ise “sürekli ve yakın bakım gerektiği” şeklinde anlaşılması gerektiği,

- Mezkur fıkraya göre, “refakat edilmediği takdirde hayatî tehlikenin bulunduğu” ifadesinin Devlet memurunun hem “bakmakla yükümlü olduğu anne, baba, eş ve çocuğu” hem de “bakmakla yükümlü olmadığı ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşleri” için alınan sağlık kurulu raporunda yer almasının zorunlu olduğu,

mütalaa edilmektedir.”

Devlet memuruna üvey çocuk için refakat izni verilir mi?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Bu itibarla, ilgi yazıda yer verilen somut olayda Bakanlığınız personeli …’in refakat iznine konu çocuğun annesi olmaması sebebiyle bu izin hakkından yararlanamayacağı mütalaa edilmektedir.”

Aynı kişinin farklı bir hastalığına dayanılarak tekrar refakat izni verilir mi?

Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Bu itibarla, daha önce annesinin rahatsızlığı sebebiyle refakat izni kullanmış olan Bakanlığınız personeline söz konusu refakat iznine esas teşkil eden sağlık kurulu raporunda belirtilen hastalığa dayanılarak tekrar refakat izni verilemeyeceği, ancak ilgilinin annesinin daha önceki hastalığı dışında başka bir hastalığına dayanarak refakat izni verilmesini talep etmesi halinde refakat iznine esas teşkil eden sağlık kurulu raporunun Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 10 uncu maddesinde belirtilen hususları bulundurması kaydıyla ilgiliye refakat izni verilmesi gerektiği mütalaa edilmektedir.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taner Eraslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.