BİR KALP KAÇ DEFA ATAR?

1900'lü yılların başında Alman bilim adamı Max Rubner çok ilginç bir sav ileri sürer. Bu sav, memeli canlılardan büyük olanların küçük olanlara göre daha uzun süre yaşamalarıdır. Bunun nedenini ise kendisi kalp atım hızının olduğunu söylemektedir. Neden derseniz eğer, küçük hayvanların kalp atışları büyük olanlarınkine kıyasla daha hızlıydı. Bir örnek verecek olursak kaplanın ortalama kalp hızı dakikada 65 ve yaşam süresi ortalama 20 yıl iken, atlarda kalp hızı dakikada 45 ve yaşam süreleri 30 yıldır. Değerler ortalama olarak alınmıştır elbette. Diğer bir örnek de farelerin kalpleri dakikada 550 kez atarken ve 2,5 yıl yaşarken, kedilerde kalp 150 kez/15 yıl, fillerde 30 kez/50 yıl olduğu yine ortalama olarak gözlemlenmiştir. Hani bir deyim vardır: "Hızlı yaşa, genç öl, cesedin yakışıklı olsun." diye. Aslında durum tam da budur bu noktada. Ancak işin oldukça ilginç bir yanı bulunmaktadır. Kalp atım hızlarıyla yaşam sürelerini çarptığımızda, ortaya yaklaşık olarak tüm memeli canlılarda 750 milyon ile 1 milyar arasında bir kalp atış sayısı bulunmaktadır.

Peki gelelim insanların tarafına. Sağlıklı bireylerde kalp atım hızı dakikada 60 ile 100 arasında değişkenlik göstermektedir. Şimdi, hayvanlardan ayrı olarak insanların toplam kalp atım sayısına baktığımızda, bu sayının günümüzde 2,5 ila 3 milyar olduğu gözlemlenmektedir. Peki sizce buna neden ne olmuş olabilir?

İlk olarak, insanlık geçmişine baktığımızda ilk insanların yaşam sürelerinin yaklaşık 30 yıl dolaylarında olduğu gözlemlenmiştir. Çağdan çağa değişkenlik gösterdiği bilinmektedir. Durum böyle olunca da hayvanlarınkiyle orantılı bir durum söz konusu. Ancak günümüzde ise son yüzyıldaki tıp alanındaki gelişmelerden ötürü hastalıkların çareleri bulunmuş, insanlık kendine daha özen gösterir ve dikkat eder olmuştur. Bu da, hastalıklardan ölüm sayısını büyük ölçüde azaltmıştır. Durum böyle olunca da yaşam süresi uzamıştır.

İnsanlar üzerinde yapılan diğer çalışmalar göstermiştir ki hızlı kalp atışına bağlı olarak gerçekleşecek ölüm oranı, yavaş olanlara göre daha fazla çıkmıştır. Ama şu var ki, gün içerisinde dahi kişinin kalbi hızlanıp yavaşlamaktadır. Dinlenirken veya koşarken kalbin hızları başkadır. Şimdi diyebilirsiniz ki,

- E o sürev yüzmeyelim, koşmayalım, spor yapmayalım. Ne gerek var durduk yere kalbin atım sayısını azaltıp, yaşamı kısaltmaya? Oturabildiğimiz kadar oturalım." Yalnız bu, yaşamın tüm güzelliklerini kaçıracağınız anlamına da gelecektir. Böyle bir şeyi kimse istemez diye düşünüyorum. Tabi ki bu aşamada, yani spor ya da kalp hızını artıracak başka bir etkinlik yaptığınızda işin içine onun faydaları girmektedir. Evet, herhangi bir etkinlik yaptığınızda, bu vücut geliştirme, yüzme, tırmanma, tenis, yürüyüş bg. birçokları olabilir, kalbiniz hızlansa bile, eğer bu etkinlikleri yaşamınızda düzenli olarak uyguluyor iseniz, gün içerisinde dakikadaki kalp atım hızınız belirgin bir şekilde düşecektir. Diğer artıları da cabası. Kendine güven, başarı hissi, fiziksel olarak güçlenme, etkili bir düşünme yeteneği, sağlıklı bir beden bg.

Buraya kadar yazılanlar genel bir ortalama üzerinden yapılan çalışmalar ışığında ortaya çıkan sonuçlar ve bilgilerdir. Kuşkusuz ki burada söylenenlere uymayan canlılar da bulunmaktadır. Araştırmalar ve çalışmalar devam etmek olduğu için, keskin bir hat çizmek olası değil şuan için ancak sonuçlar da oldukça şaşırtıcı gözükmektedir. Siz siz olun, kalbinize iyi bakın ve yaşamınızın her gününe yaşam katmaya bakın. Ara ara kalbinizin hızlanmasından da korkmayın. :)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Ziyagil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.