TSK SURİYE’YE GİRDİ

Suriye’nin kuzeyindeki İdlib şehir bölgesini çatışmasızlık bölgesi haline getirmek için Astana’da Türkiye, Rusya ve İran üçlüsünün anlaşma gereğince görevlendirilen TSK bu bölgeye resmen girmiş bulunuyor. Büyüklük imajını ve gururunu ayaklar altına alarak PKK, PYD/YPG terör örgütleriyle ittifak yaparak Suriye’de bulunan ABD Türkiye karşısında müttefikliğinden ve stratejik ortaklığından utansın.

Irak ve Suriye’de barışı egemen kılmak ve bu ülkelerin bölünmesine engel olmak için elinden gelen her çabayı gösteren Türkiye tarihten gelen yükümlülüğünü ve büyüklüğünü yerine getirmektedir. Siz bakmayın CHP’nin ve yoldaşı HDP’nin Suriye konusunda muhalefet ediyor gibisine ileri geri konuşmasına. Irak ve Suriye konusunda Türkiye tarihine ve şanına yakışır bir şekilde doğru olanı yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedir. Bugünlerde Suriye konusunda televizyon kanallarına çıkarak konuşan sözüm ona aydın geçinenlerle, bazı medya mensuplarının kimlerin değirmenine su taşıdıklarını milletimiz az çok bilmektedir.

TSK’nin İdlib’e girişine muhalefet eden ulusalcılar, HDP’liler ve marjinal gruplar sırf iktidarı yıpratmak uğruna sağda solda konuşmalarına devam etmekteler. Böyle bir karşı çıkışa bulunduğum ortamlarda sık sık tanık oluyorum.

Sınır ötesine asker gönderme konusu Meclis de görüşülürken evet diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu şimdi kalkmış “Şehitlerin sorumlusu Erdoğandır” diyerek ileri geri konuşuyor. Onun anlamak istemediği AK Parti iktidarının 911 km’lik sınırımızın terör örgütlerine karşı korunmasıyla ilgili çabasıdır. Bundan kimlerin rahatsız olduğu açıkça görülüyor. Başta CHP’nin ulusalcıları, HDP’liler, PKK ve PYD terör örgütleridir.

ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde yapmak istediği projeye göre sınırlarımızın boyunca bir terör koridoru oluşturarak, Afrin ile Ayn el Arap kantonlarını da birleştirerek PYD terör örgütünün Akdeniz’le irtibatını sağlamaktır. Türkiye’nin buna karşı yürüttüğü kararlı tutumunu dikkate aldığımızda İdlib ve Afrin’i terör örgütlerinden temizleyerek buraları çatışmasızlık bölgesi haline getirmek, hem de ABD’nin PYD terör örgütünü Akdeniz’le irtibatını keserek deniz ulaşım projesini engellemektir.

Kısır siyaset anlayışına konu eden çeşitli odaklara bir kere daha hatırlatmak gerekir: Türkiye Azez-Cerablus hattıyla DEAŞ ve PYD terör örgütlerini temizleyerek nasıl ki sınırlarımızdan uzak tutmayı başardı ise, şuan ki yapmak istediği de İdlib’i çatışmasızlık bölgesi haline getirmektir. Bunun akabinde Afrin’i de ele geçirmek suretiyle terör örgütlerini sınırlarımızın yakınından uzak tutma hareketidir. Ülkemiz için çok önemli olan bu harekata karşı çıkan çevrelere Cumhurbaşkanımız Erdoğan “Cahillerle konuşacak bir şey yok” derken hak ettikleri bir ifadeyi kullanmıştır.

TSK özel birliklerinin İdlib harekatında Daret İzze ilçesine girişinde halk Cuma namazı çıkışında ellerinde “Fatih’in torunları hoş geldiniz”,”Suriye halkını koruduğunuz için teşekkürler” gibi pankartlarla karşılayarak Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan lehine coşku ve sevgi gösterisinde bulunmuşlardır.

Mikrofonlara konuşan bu bölgenin ileri gelenleri “Sadece Türkler bizim halkımızın yanında durdu. Biz Türkiye’de misafirdik, şimdi biz Türk ordusunu misafir edeceğiz” diyerek Türkiye’ye karşı inandıklarını ve sevgilerini göstermişlerdir. İşte Suriye’de bulunan birçok ülke askerlerinin varlığına rağmen TSK’ne bu derece ilgi ve sevgi gösterisinde bulunarak bağırlarına basmalarının nedeni Esad’ın katliamından kaçarak Türkiye’ye sığınan 3 milyon Suriyeliyi Türk milletinin misafir etmiş olmasıdır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.