CONCORDE YANILIMI (UMUT TEORİSİ)

Concorde tipi uçakların kullanılmaya başlamalarından önce, saha denemelerinden beklenilenin altında bir geri bildirim alınmasına rağmen, harcanan onca para ve süreye bağlı olarak yine de vazgeçilmemiş ve üretimine devam edilerek havaalanlarında yerini almıştır. Bu durum öyle bir hal almıştır ki, "concorde yanılımı" olarak duygudurum biliminde (psikoloji) "yeter artık" diyememe sorununun adı haline gelmiştir. Bu yanılım, herhangi bir şeye verdiğiniz paraya, süreye ya da emeğe bakıldığında, sonucun olumsuz olduğunu bildiğiniz halde ondan vazgeçememe durumudur. Daha açıklayıcı olması bakımından örneğin bir ilişkiye başladınız ve emek veren taraf sizsiniz. Karşı tarafın hal ve davranışları sizin emeğinizin karşılığı olarak aşağıda kalıyor. Ancak siz, hele ki kaybetmeyi ya da vazgeçmeyi bilmeyen biriyseniz, kendinize şunu söylersiniz: "Onca emeğim var, elbet ileride düzelir. O da bunu anlar." Ama siz çoktan bu işin yürümediğini ve bu şekilde devam ederek başka bir sonuç alamayacağınızı da çoktan gördünüz. Kaybeden olmaya bu kadar gönüllü olmamalısınız. Hem de birçok şeyi feda ederek.

Toplu bir tiyatro bileti alan birisini düşünelim. Diyelim ki 250 TL verdi ve tüm yıl boyunca tüm oyunlara gidebilir. Ancak bir başkası da aynı şekilde tiyatro bileti alıyor ve tüm yıl için yalnızca 75 TL ödüyor. Yüksek bedeli ödeyen kişi, kendisini tüm oyunlara olmasa bile, çoğuna istemeyerek de olsa gitmek zorunda hissedecektir. Sergilenen oyun, sevmediği bir tarzda oyun dahi olsa, "o kadar para verdim, gitmeliyim." diye düşünür. Orada harcayacağı süreyi, kendisini sokacağı sıkıntılı durumu hiçe sayacaktır. Ucuza bilet alan kişi ise yalnızca sevdiği oyunlara giderek, hem tiyatrodan aldığı hazzı arttırmış olacak hem de kendini gitmeye zorunlu hissetmeyecektir. Çünkü ödediği bedel, vazgeçilebilir bir seviyededir. Buna benzer olarak yıllık kayıt yaptırılan spor salonları, yüzme havuzları, alınan yıllık maç biletleri, yazlık kiralama bg. birçok seçenek gösterebiliriz. Etrafımızda onlarca insan görebiliriz bu konuda. Hepsi bir işe başlamıştır ancak ne tam uyum sağlayabiliyorlar ne de bırakıp devam edebiliyorlar. Vazgeçilen tek şey kendi hayatları oluyor sonuçta.

Burada şöyle bir durum söz konusudur ki, yapılan eylem ne olursa olsun gelecekteki getirisi değil, geçmişteki yatırımı göz önünde bulunduruluyor. Bu da, sonuç olumsuz olsa bile ona devam etme baskısı oluşturuyor. Aldığınız bir kararın doğruluğunu ispatlamak ya da üzerine uğraştığınız işin gerçekten iyi olduğunu göstermek için daha çok kaybetmeyi göze almış oluyorsunuz. Bu yanlıştır. Çünkü bu yanılım, sizden, sizin ona harcadığınızdan daha çoğunu götürme eğilimindedir. Aksinin olanağı yoktur. İlişkilerde, iş hayatında, kişisel alanlarınızda bg. hayatın her noktasında concorde yanılımı, diğer bir adıyla "umut teorisi"ni gözlemleyebilirsiniz.

Peki bunun için ne yapmalıyız? Öncelikle her keresinde aynı işi ya da davranışı yapıp, ayrı beklentiler beklememeliyiz. Ya beklentiyi düşürmeli ya da işin gidişatını değiştirmeli, olmuyorsa, olmayacaksa vazgeçmeyi bilmeliyiz. Tabi bunu, sonucunu çoktan gördüğünüz durumlar için söylüyorum. Yoksa her istediğinize kavuşamayınca vazgeçin demiyorum. O ayrı bir durum. Kazanmak için daha çok kaybetmeyi göze almak pek de mantıklı bir seçim olmayacaktır. Çünkü elinizdekinden de olursunuz bu durumda. Siz iyisi mi, sakin bir yere geçip, yaptıklarınızın sonucunu bir görmeye çalışın ve ona göre erkenden önleminizi alın. Baktınız ki güzel gidiyor, o halde devam. Ama yok, sonuç içler acısı görünüyorsa, durumu düzeltmek için sürenizi, emeğinizi, paranızı, sabrınızı ve dahasını sonucunu değiştiremeyeceğinizi gördüğünüz bir şey için harcamayın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Ziyagil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.