Davulun Sesi ve İzlenimler..

Günaydın, güzel düşünen ve bedenen yorulan, hırpalanan taşeron insanımız.

Heryer kibele gününden sonra yine ayaklarımızı yorganına göre uzat günlerine geri döndük.

Elimizde ne var, sayıca ne kadarız ,savunma araçlarımız neler, cephane var mı, bi bakmak lazım.?!

Uzatmıyalım, Anadolunun sessiz ve güçlü kadınları her derde deva öğretileri ile yine sırasını bekliyor ve görevin geldiğini hissettiği anda basacak kalayı.

Zira o kadar karıştık, o kadar eğitim aldı başını gitti ki.., vay be ,öldük öldük dirildik dememek için zor tutuyor tüm uzuvlarını.

Dışardan davulun sesi hoş, yası boş gelir. Ayrıca, biliyorsunuz çok naz aşık usandırır.

Kefaset ve bulut artınca saz çalan kim hiç önemi kalmaz ve yorulursunuz ayrıca gerçeği göremezsiniz.

Dahası olmayan işten , başarılmayan düşten zorlanır ve üzülürsünüz.

Eeee hayat bu demeninde pek bi faydası olmaz , kimseye.

Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla diyen tabirden bu güne dobra olmak adına ve anlaşılmak için devamlı kadınla uğraşmak çağdaş ve engin görgü kalıbından destek alan bir genç Cumhuriyete hiç yakışmadı bu son olanlarla.

********************

Trakya demiştik daha önce, Nerde kalmıştık..!

Hani basan sulardan sonra nehir yataklarının temizlenmesi ve derinleşmesi gündeme geldi mi.? hiç duymadık ama... suların tahlil ve analizlerinin yapıldığını da hiç işitmedik desek..!

Birde sürekli gübre atılmaktan rekoltenin yarıya indiği, hatta toprağın renginin değiştiği yöre insanı tarafından tespit edilmiş.

Ekim alanlarında , yada tarlalarında toprak analizleri mutlaka yapılıyordur..!, ama ya ne demeli uzunca bi süredir yıllar varki buğdayın fiyatının değişmemiş olmasımı gündemi ilgilendiren yoksa ergene havzasındaki bakır , ağır metal v.s. oranı yüksek nehrin suladığı pirinç tarlalarında ,olan mı?

Hani öbür dönemi garantilemek için koşuştururken hangi milletin vekilinin konuya vakıf olduğunu yada ses getiren demeç veren Ziraat Odası kaldı mı.!?.. diye de bir bakmak lazım olduğunu düşünüyorum.!

Düşünüyorum..! öyleyse varım diyen Rene Descardes’ ten sonra fazla düşünmeye mecal olmadan batan geminin malları gibi topraklarımızı almak için acele eden, duyduğumuz yabancılarında bu kadar tahrip edilen, bataklanan yerleri ne yapıp edeceklerini de anlayabilmek zor.?! Ayrıca...!

Mazotun çok pahalı olması, gençlerin rençberlikte ki zorlukları görüp, üstüne kapanan fabrika tarzı ufak işletmeler nedeniyle batıya göç etmesi ise bir üçüncü handikap.

Hani bu bölgede salça, un, kilim,halı, yağ, süpürge işçiliği, tekstil sanayi, traktör fabrikası artı sirke fabrikası bile kurulabilecekken elini ayağını toplayıp giden işletmelerden sonra , hiç bi istihdamın yapılamamış olması, birde daralan cepken de üstüne eklenince tad ve tuz kalmamış.

Ayçiçeklerinin güneşe hayranlığı bilinir, ya buğdayın başağında kalmasını tasvir edebilirmisiniz.?

Öyle önceden resmedilen tüm güzelliklerin arasında, tarlasını basan sular nedeniyle, kargaları kovalayan tarla farelerinden bile eser kalmamış desek..!

Yani hiç mi bi yatırım yapılmaz , beldenin köyün bekaası için bi iyileştirme.?!

Sadece bir kaç büyük şehre yığılma nedeniyle üst üste yaşamaktan , sağına soluna çarpa çurpa bunalanlar için köye dönüş projeleri , eko-sistem yerleşim alanları koskoca verimli arazilerde gerçekletirilemez mi acaba.?!

Hani fikir amcası el kızı, oğlu olunca değer veriliyor da gel sen bunu dışarda eğitimin daha ucuz olduğundan dem vuran tüm ahaliye anlat.

Üniversite dediğiniz yer Tübitak denen kurumların içini değil göbeğini dahi boşaltmak anlamında anlaşılıyosa, tabii eğitimin kalitesinden dem vurulabilir.

Üstelik, analiz yapacak laboratuvar kaldı mı.?, üstüne bu kadar mezun veren tüm derslikler ne zaman doldurulacak bilen var mı?!

Enstantene bu ya..! Zamanın son kertesinde sadece çözüm süreciyle ilerlemeye çalışırken, keklik gibi düz ovada giderken dağa çıkan , olmadı gölü kurutup içine yerleşen zihniyet ne zaman sizi özgürleştiricem ama...! demeyi keserse,

Belki, bilin diye söylüyorum...vademiz yaklaşmadan olur umalımda,

İşte o topraklar ve insanlar telef olmadan kurtulur diye yağmur duasına çıkmamıza gerek olmadan yeşertilir ve filizlenir diye samırdanmaktayım.

İlginize teşekkürler, kalın sağlıcakla....

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Günseli Rumelioglu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.