Çöken Sadece Siyaset Kurumu Değil, Toplumun Zihin ve Düşünce Dünyası

15 Temmuz gibi kutsalları kullanıp büyümüş isyankâr bir örgütün yaptığı darbe girişiminin atlatıldığından beri, devletin bir beka sorununun var olduğu dillenmeye başladı. Bu durum ise iktidar tarafından başta bunu dillendirenyapıcı muhalefet çizgisindekilere dahi bedel ödetir oldu.Bir bedel ödüyor olmanın yani bilinçli düşünenin zarar görmesinin meşru görülmeye başlaması her daim söylemeye çalıştığım üzere bireyde başlıyor, topluma yayılıyor. Çünkü bilinç ve düşüncebir arada olması gerekirkenbu ikisi aynı anda birarada olmayınca bireyin zihni, boyun büktüğü kutsalın etkisiyle ve sorgulamadan onu yönlendiriyor.

Kendi kutsallarının kullanımı/kendinden olmayan kutsalların ötekileştirilmesi vesilesiyleepeyce yol almış iktidarımız, kısır bir döngüişletircesine (yani öncekilerin yaptığını yaparak) kutsallarını dışlamış ve ötekileştirmişolduğuiktidarlarımızın yaptıklarındanbeslendi ve bugün elindekigüce kolayca ulaştı.

Kutsallar;sorgulamaya kapalı ve itaat odaklı bireyler oluşturduğundan bilinçli düşünceyi pasifize edip beynin en temel fonksiyonunu devre dışı bırakıyor. Böylece siyaset kurumunun tepe başlarında bulunan belki birkaç bin kişi koca bir toplumun tamamınıesir alıyor, yönlendiriyor ve rüzgarıyla istediği yere hareket ettiriyor.

Ve sonuçta çöken sadece siyaset kurumumuz değil, siyaset kurumumuzun öncülüğünde ve liderliğinde toplumun diğer tüm kurumları oluyor. Yine de işin hakikat yönüne bakmak ve o yöne doğru toplumun harekete geçmesi için çaba göstermek lazım.

Bugün ülke “laiklik elden gidiyeh, 155’i ararın, vatan haini...” diye karşısındakine yaşam şansı tanımayan,kendi gibi düşünenlerin iktirdarda olması durumunu özgürlük sanan hacı amcaların geçmişte neler çekip de bilinçli düşünce yetilerini “kutsal” ile kapadıklarını, pasif hale getirdiklerini anlamaya çalışmalı.

Ve yarın içinse ülke, kutsalların böylesine pervasız kullanımı ileyok oluşunun, bugünün kendi kutsallarını savunucularının eliyle olacağınıda görebilmeli. Geleceği öngörmek zor değil çünkügeçmişin tecrübeleri bizlere matematik denklemlerinin çözümü gibi analizler yapma imkanı veriyor. Toplumlar zıtlıklarda sallanır.

Geçmişin kutsallarının pervasızca kullanımı, bugünün kutsallarını nasıl var ettiyse, bugünün kutsallarının pervasızca kullanılıyor olması dada yarının yeni kutsallarını var edecek ve yarın olduğunda geçmişin kutsallarınınyok olmalarına sebep olacaktır. Zamanladeğişen kutsallar, kısır döngüde çarpışıyor...

Toplum zıtlıklarda sarkaç gibi sallanır, bir uçtan diğeruca. Ancak dengeninetrafında, belli ölçü ve kısıtlarda sallanmak yerine sürekli tek bir uca doğru yol alınırsa, sınırı aşıp yol aldığı en uç noktadakopup fırlamaihtimali var. İp kopmamalı.

Hülasa,

Eyyy dindar ve milliyetçilerimiz!

Son dönem siyasetinin söylem dili olan dindarlık ve milliyetçilik kutsalları, sayenizdeyok olma sürecine girer misizlere sormak istiyorum?

Bu ülkenin, kutsalların kullanılmasıyla yüzleşmeye ve akılcı kollektif şuura acilen ihtiyacı var… Yarınları güzel inşa etmek için hapsolduğumuzkısır döngüyü bir yerde kırmalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Furkan Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.