İKİZ KADER

Yürekler efsunu ve ferasetiyle açarsa perdesini tarihin, cennet konuşarak çocuk yağmurlar yağdırır gülümsemelerin kuraklığına. Ve mutluluk o zaman gülmekten iki gözü iki çeşme akar, dizlere, yırtarak sayfalardan kefenini ‘yeryüzünü aşkın yüzü’ne dönüştürür. Tarih rakamlarına sırt çevirip, ışık huzmeleriyle çığlık çığlığa çağlayanlaşıp sesinde yankıya verir hayatı. Kavgasız günlerin depreminde yerle bir olur talihsizliğe mahkûm bırakılan gidişat.

Yaşa başa aldırmadan sözcükleri kan revanda bırakan ey benim yüzyıllık ikiz kaderim, linç İklimim, yaban yüzlerin zulasındaki pusat ve yaban el. Hani her yaz gelince öterdi turnalar ve enginliklerden nehirlerini koyununa alıp susuzluğa ineceklerdi deriz. Oya teni kanayan türkülerin hüznüyle bir başka bahara ertelenir gözlenen yolar ve gelişler. Turnalar kendi göğünde ve mevsiminde öter, nehirler kendi yurdunda kalır, yurdumda.

Linç ikliminde sözcükler kan revan

Yolunu şaşırırsa barut kokusu, yaşam kucağına sığmayan ölümlerle taşar. Benden, senden yarından, ertelenen her şeyden geriye acılar kalır. Ertelenen her şeyden geriye bir türlü barışamayan ve rivayete dönen ikiz kaderimiz…

Uğultulu kaygılarla çaresizliğe bürünüyor bekleyişler ve kentler.

Dili lal, sis kirpikli yarınlar sulanıyor körlüğün toprağında. Ana dili Kürtçe serzenişler boynu bükük kardeşlikle görmezlikten geliniyor.

Linç ikliminde sözcükler kan revan

Artık durmadan rivayete dönüşen ikiz kaderimiz.

Ey ikiz Kader

Ey duymayan dinleyiş..sancısında kavgaları emziren hiçbir savaşçı teslimiyete tetiklenmez, yenilgileri hazmetmez. Cesetlerine basarak zafer türkülerini söyleyip umuda gömülenler, aşk ayetlerinin yıldız yıldız birer harfleridir. Hep aydınlık gelişlerle kapılara dikilip, mutluluğu karşılıksız bırakıp minnet etmeden sunanlardır.

Yolunu şaşırırsa barut kokusu, yaşam kucağına sığmayan ölümlerle taşar.

Şimdi rivayet telvesinin karasından enginliklerden yola çıkarak akan nehirlerle yıkanma zamanıdır. Kan revan sözcüklerin bağırlara basıp sarmalanarak buruşturarak linç iklimlerini, unutarak dinlemeyişi… Rivayete dönmesin diye ikiz kaderimiz.

Bahtına boyun eğerse ateş, hiçbir yürek ısınmaz

Buzula çalarsa acının kızılı, durmadan benim, senin yarınların ömrünü kirletir. Bütün hikâyeler kül olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm Aslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.