ASTANA’DA DA AMERİKASIZ TOPLANTI

Türkiye, Rusya ve İran dışişleri bakanlarının imzaladıkları deklarasyon çerçevesinde 23 Ocak’ta Kırgızistan’ın başkenti Astana’da yapılan konferans iyi niyet havasında geçmiştir. Buna sebep de müzakerelere ABD’nin ve bazı AB ülkelerinin dahil edilmemiş olmasıdır. Amerika ve müttefikleri Astana’ya oyun kurucu olarak değil de bir gözlemci sıfatıyla katıldılar. Astana konferansı dışişleri bakanları seviyesinde değil de uzmanlar ve müsteşar vekilleri seviyesinde yapılmıştır.

Astana konferansında ana gündem maddesi olarak ele alınan konuların başında Moskova deklarasyonuyla ilan edilmiş olan ateş kesin ihlal edilmesi ve kuşatma altındaki bölgelere insani yardımların engelleme olmadan ulaştırılmasıydı.

Suriye’de 6 yıldan beri devam eden iç savaşın yarattığı acılar, yokluklar, yer değiştirmeler ve daha da önemlisi can kayıpları gibi acı günlerin kızgınlığı Astana ve Cenevre gibi toplantılar da nasıl giderilecek bu oldukça zor görünüyor. Taraflar arasında her ne kadar anlaşma sağlanacak olsa bile bu karara ne ölçüde uyulacağı da biraz şüpheli gibi.

Essad rejiminin acımasız gaddar kıyımı karşısında saf tutan çeşitli örgütler yaşanan bunca acı olayları sineye çekmeleri elbette ki mümkün olmayabilir. Fakat esas mesele vatan toprağının baykuşlar tarafından bölünme tehlikesinin ortaya çıkması karşısında bir takım fedakarlıklarda bulunmayı gerektirmektedir.

Suriye topraklarında DEAŞ’la mücadele edeceğini iddia ederek yerleşmiş bulunan bazı ülkeler Suriye halkından ziyade kendi çıkarlarını düşünüyor olmaları şu sıralar ortaya çıkmaya başladı. Rusya ülkenin güneyinde deniz ve kara bölgesinde yer tutarken, ABD’de de ülkenin kuzeyinde PYD, YPG ve PKK gibi terör örgütleriyle ortaklıklar kurarak yerleşmenin hesabı içinde bulunuyor. ABD Rımelan ve Kobani’den sonra Şeddadi-Haseke yolu üzerindeki Tibeyder köyünde de yeni bir askeri üs kurduğu söyleniyor. Irak sınırına yakın olan bu yerleşim yeri aynı zaman bir petrol bölgesidir. Üssün güvenliğini de YPG terör örgütü sağlıyor. Koalisyonda yer alan Fransa’da Kobani’de bir askeri üs kuracağını açıklamış olması Suriye’nin nasıl bir pay edilmeyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Sizin anlayacağınız Suriye’yi bir pasta halinde bölüşmeyi planlayan aç kurtlar her biri ayrı bir bölgeye yerleşerek yer tutma gayretindeler. Bunların DEAŞ’la bir sorunu yok ki, zaten bu örgüte silahı, parayı, her türlü askeri yardımı ve eğitimi veren bu ikiyüzlü utanmaz ülkelerdir.

Türkiye’den sık sık Suriye’ye geçen bir askeri istihbarat uzmanının raporuna göre “ABD Suriye’nin kuzeyini PKK için cephe gerisi yapıyor. Uzun vadeli bir plan olduğu açıkça görülüyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye’ye yönelik PKK saldırılarının geniş bir sınırımız olan PYD bölgesinden yapılması gündemde” tespitinde bulunuyor. Şu anda PKK ve PYD’yi ABD’nin savaş uçakları ve insansız hava araçları korumakta. ABD’nin bu ikiyüzlü siyaseti karşısında Türkiye hiç ihmal etmeden Rusya, İran ve Irak’la işbirliğini geniş kapsamlı olarak geliştirmelidir. ABD ve bazı AB ülkelerinin en çok çekindikleri konu da bu oluşum olsa gerektir.

Suriye konusunda Astana’da yapılan konferansa ABD’nin ve AB ülkelerinin katılmamış olmaları Suriye’nin geleceği açısından çok yerindedir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.