Kim İnanıyordu Kim?

Son iki yılda şehrimizde oluşan güven ve huzurun yanı sıra birçok hayırlı gelişmeler oldu, ancak bunlardan bir kısmı yazıya konu etmeye değer ki tarihteki yerini alsın.

Malum belediye beşikten mezara kadar vatandaşa hizmet etmekle mükellef bir kurumdur. Aslında mevcut düzende dahi belediye vazifesini yaparsa toplumsal sorunlarımızın kahır ekseriyeti kendiliğinden çözülür. Ama başka başka işlerle uğraşırsa, mesela HDP gibi sabah Kürt sorunu, öğleden sora Kürt sorunu, Akşam Kürt soru üzerinde siyaset yapan bir zihniyet hayatı çekilmez hale getirir. Kürtlere dil hürriyetinin yanı sıra Din ve Vicdan hürriyeti de Kültürel çalışmalar da elzemdir.

Birkaç yıl önce adamın biri belediyeye şikayette bulunmuş, “Pazar yerinde öyle bir sıkıntı oluşuyor ki, binamızın kapısı adeta kapanıyor, evimiz girip çıkmakta zorlanıyoruz.” Diyor, Belediyenin yetkilisi şu cevabı veriyor; “Kürt sorunu var kardeşim, ben bununla ilgilenemem.” Diyor.

Vay yavrum vay, sen bir belediye çalışanı olarak Kürt sorunu için mi maaşını alıyorsun, yoksa vatandaşın derdine derman olmak için mi?

İki yıldır Kayyum Cumali Atilla Beyin önderliğinde;

*Belediye konuk evi Bilgi evine ve Millet kütüphanesine dönüştü; O kocaman bina şimdiye kadar neye hizmet ediyordu acaba? Demokratik Toplum Kongresi(DTK) bu binadan idare ediliyordu, kim bilir o bina ne kadarlara ev sahipliği yaptı? Ama alınan kararların hiç birinde halkın lehine bir nitelik taşımıyordu, acaba bu konuk evi kimleri konuk etti? onu da bilemiyoruz. Yani karanlık işler orada dönüyordu. Kim inanırdı bir gün bilgi evi haline gelip şehrimizin eğitim öğretimine katkı verecek?

7/24 gençliğin çalışmasına açık olan Milletin kütüphanesi, yüzlerce öğrenciye kurs katkısı veren öğretim kurumu olmuş, tam da adına yakışır bir bilgi evi.

*MİT binası Hz.Fatıma yatılı kuran kursu oldu. Yaşı müsait olanlar biliyor MİT denince insana korku ile karışık bir heyecan geliyordu. Çünkü birçok kişi MİT’in dedikodu kurbanı olarak yakalandı, ya ölüsü bulundu, ya da yediği sopaların haddi hesabı yok, işkence mağduru oluyordu.

Ofis semtinde bulunan MİT binasının sağında solunda insan geçince kişinin kimyası bozuyordu. Bu gün elhemdulillah o bina iki türlü hizmet veriyor. Ana binası İlim Yayma Cemiyetinin yönettiği üniversite kız yurdu, diğer bina da Hz.Fatima kız yatılı Kur’an Kursu oldu, yakında açılışı yapılacak. Kim inanırdı ki o karanlık bine bir gün eğitim öğretim yuvası haline gelip şehrimize ışık verecek?

*Büyükşehir belediyesi Kültür kongre binasında salat ve selamlar yükseliyor, telbiyeler yankılanıyor.

Bu bina yapılırken birileri bir fısıltı gazetesi ile şu algıyı yönetiyordu. “Kürdistan parlamentosu yapılıyor” diye, bunu söylerken de çoğu kere sesini alçaltıyorlardı. Herhalde Diyarbakır kantonunu buradan yönetmeye heveslenmişlerdi. Elhemdulillah bu gün ezan, sala ve tekbirlere ev sahipliği yağılıyor, Kur’anı kerimin sesi bu binada yankı buluyor. Kim inanıyordu ki bu binada bu manevi hava esecek?

Kaderlerin üstünde bir kader var ifadesine en açık örnek bu olsa gerek.

Devletin bu hassas yönetim tarzı bana çok manidar ve faydalı geldi. Birilerinin talimatıyla aday gösterilip, sözüm ona seçilen eski belediye başkanları, inanç ve kültürümüzle uğraşmaktan, Kürt çocuklarını dağa bağa gönderme konusunda teşvik etmekten başka ne yaptılar? Şimdi o eski günleri hayal edince Allah göstermesin o tarz bir yönetim belediyenin başına gelirse vay bu şehrin haline diyorum.

Ey Diyarbakırlılar eğer siz bu hizmetlerin daha iyisini istiyorsanız? Büyükşehir adayları arasında Cumali Atilla’dan şaşmayın derim. Keşke siz de onu yakından dinler bu şehre olan sevgisini, ilgisini görseydiniz. Üstelik tanıtım yapmasını da pek beceremiyor, yoksa şimdi dağ taş Cumali Atilla derdi.

Yine de bu günlere bin şükür, iman, edep ve marifet ile yukarıda belirttiğim kurumlarda talim terbiye veriliyor, geleceğin temeli sağlam esas üzerinde inşa ediliyor.Haydi bakalım söz sırası sizde, eğer bu anlattıklarımda bir yanlışlık varsa hatta bir abartı bile kokuyorsa lütfen beni de uyarmayı unutmayın olur mu?

Biri dese ki HDP’nin adayı da bu ve benzeri çalışmaları yapabilir Cumali beyin seçilmesi şart mı? Valla inanmıyorum. Çünkü kendisi istese de yapamaz tam tersine HDP bu tür çalışmalara karşıdır, hizmet derdi de yok. Keşke olsa da ben de “fark etmez” diyebilseydim. Çünkü rahatlık ve huzur ucuz politika yapan partileri öldürür.

Benden söylemesi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.