BARZANİ’NİN İNADI BAŞINA İŞ AÇACAK

Irak’ın Kürt Bölgesi lideri Barzani Irak merkezi hükümeti ile komşu ülkelerin ve birçok dünya ülkelerinin karşı çıkmasına rağmen Kürdistan’ın bağımsızlığı konusunda referandum ısrarını sürdürüyor. Barzani’nin yapmak istediği açıkça İsrail’inde desteklediği şeytani planla Türkiye’yi, İran’ı ve Suriye’yi parçalayıp Büyük bir Kürdistan devletini kurmaktır. Buda kısaca ifade etmek gerekirse Barzani’nin ateşle oynamasıdır. Barzani’nin referandum konusunda ısrarını sürdürmesi biraz da tavşana kaç tazıya tut politikası izleyen ABD ile İsrail’in verdiği desteğe dayanmaktadır.

Türkiye referanduma karşı olma tutumunu bütün ısrarıyla sürdürüyor. Bu konuda Türkiye’nin şiddetle karşı çıkmasının elbette ki haklı nedenleri vardır. Bunların başında terör örgütü olarak gördüğü Suriye Kürtlerini de etkilemesinden endişe ediyor. Kim ne derse desin bu yöndeki gelişmeler bölgede bulunan Kürtlere ister istemez bir ivme kazandıracaktır. Özellikle sınırlarımızın yanı başında ABD’nin ittifak kurduğu ve silah yardımında bulunduğu PYD terör örgütünün ayrı bir devlet olma çabası hız kazanacaktır.

Bütün bu gelişmeler karşısında ince eleyip, sık dokuyan Türkiye alacağı kararlarda dik durması ve soğukkanlı olması gerekmekte.

Fırat Kalkanı Harekatıyla Cerablus ve El-bab da giriştiği askeri operasyonlarda bölgede çok olumlu bir imaj elde etmiştir. Türkiye şayet bölgede güç dengesi oluşturmak ve riskleri azamiye indirmek istiyorsa Irak, İran ve Rusya ile birlikte hareket ederek bölgede oldubittileri önleyecektir.

22 Eylül’de yapılacak olan MGK toplantısında Türkiye nasıl bir karar alacağı aşağı yukarı bellidir. Irak Başbakanı Haydar El-İbadi “ Askeri müdahaleye hazır” olduklarını açıklayarak açıkça sopanın ucunu gösterdi. Türkiye gibi İran’da her türlü seçeneğin masada olduğunu ifade etti.

Şayet ola ki Türkiye Barzani’ye karşı bir askeri operasyonu gündeme getirirse bu hareketin hedefinde sadece Irak Kürdistan bölgesi olmayacak; PKK terör örgütünün yuvalandığı Kandil’in de hedefte olması gerekecek. Çünkü PKK terör örgütü 35-40 yıldan beri burayı sivrisinek gibi mesken tutmuş bulunuyor. Bugün her ne kadar SİHA’lar ve İHA’lar operasyonlarda PKK terör örgütünün belini kırmış olsa da Kandil’in köküne kibrit suyu dökmek vacip olmuuştur.

Barzani yapılan bütün uyarıları dikkate alıp, oturup çok iyi düşünmesi gerekir. Yol yakınken ısrarından vaz geçmesi hem bölgenin, hem de Peşmergenin hayrına olacaktır. Şayet Barzani bunu yapmadığı takdirde Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olacaktır.

Türkiye Habur sınır kapısını ve petrol boru hattının vanasını kapattığı takdirde Barzani’nin hayat damarları kesilmiş olacak. Benim anladığım kadarıyla Türkiye MGK’da alacağı kararlarda ekonomiyi birinci sıraya koyacaktır. Askeri tedbirler daha sonra gelecek. Stratejik olarak askeri tedbiri başa koymak elbette ki doğru olmaz. Çünkü askeri operasyona kalkışıldığı takdirde ABD’nin bam teline dokunulmuş olacak. Siz bakmayın bu kalleş ülkenin karşı çıkıyor gibi göründüğüne. Karşı çıkışı sadece zamanlama açısındandır. Yani bugün dur yarın yap gibi bir niyet içinde.

Şu sıralar Nev York’ta BM’in 72. Dönem Genel Kurul çalışmaları başladı. Bu toplantıda hiç kimse değinmese de Cumhurbaşkanımız Erdoğan Barzani’nin bu hinoğlu hinliğini gündeme getirerek orada da dünyanın dikkatini çekecektir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.